İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /4. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 4. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2025/13981 K.2026/1596

İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan…

Esas2025/13981Karar2026/1596Tarih16 Şubat 2026Okuma6 dk · 1.194 kelime

KÜNYE

4. Hukuk Dairesi 2025/13981 E., 2026/1596 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
16 Şubat 2026
Mahkemesi
Ticaret Mahkemesi
Sayısı
2022/484 E., 2023/540 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.194 kelime·6 dk okuma·12 bölüm

İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili sigortalıya aort anevrizması teşhisi konulduğunu, müvekkilinin bu teşhis sonucu Bypass ameliyatı geçirdiğini, sigorta şirketinin risk gerçekleştiği hâlde, sigorta bedelini tehlikeli hastalıklar statüsünde olmadığı gerekçesi ile ödemediğini ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 20.000,00 TL’nin davalı sigorta şirketine başvuru tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının hastalığının sigorta özel şartları gereği teminat altına alınan tehlikeli bir hastalık olarak nitelendirilmediğini, rizikonun teminat kapsamında olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin 14.03.2016 tarihli ve 2014/462 E., 2016/263 K. sayılı kararı ile benimsenen bilirkişi raporuna göre, hastalığın tehlikeli hastalık olsa dahi poliçede sayılan hastalıklardan biri olmadığı, sadece bunlara sebep olacak türden bir hastalık olduğu, sigortalının kalp krizi geçirmediği, inme (felç) olmadığı, ... Devlet Hastanesinden alınan 01.10.2013 tarihli sağlık kurulu raporuna göre daimi maluliyetinin de %58 oranında olduğu anlaşıldığından hastalığın poliçe teminatı kapsamında olmadığı ve davalının sorumluluğunun bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Bozma Kararı

1-İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararının süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 22.05.2017 tarihli ve 2016/12382 Esas, 2017/5769 Karar sayılı ilamıyla; “…Somut olayda; taraflar arasındaki uyuşmazlığın temelinin davaya konu rahatsızlığın ve sonucunda yapılan operasyonun teminat kapsamında bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır.

Yargılama sırasında biri ek rapor olmak üzere dört adet heyet raporu alındığı, ilk raporda; disekan Aort Anevrizması + İleri IY saptanan hastanın, hastaneye yattıktan 4 gün sonra ameliyat olduğu, rahatsızlığın, poliçede tehlikeli hastalık olarak belirlenmiş Miyokard Enfarktüsü (Kalp Krizi) ile bir ilgisinin olmadığı, davacının geçirdiği rahatsızlığın miyokard enfarktüsü olarak değerlendirilebilmesi mümkün görülmediği belirtilmiş, ikinci raporda.

“Akut Myokartd İnfarktüsü " ve “hastalık sonucu oluşan inme” rahatsızlıkları hakkında açıklama yapılmak suretiyle davacının hastalığının poliçe özel şartına göre Akut Myokard İnfarktüsü ve İnme teminat grubuna dahil olduğundan dava konusu taleplerin sigorta güvencesi altında olduğu, aynı heyetten alınan ek raporun da kök rapor ile aynı mahiyette olduğu, birinci ve ikinci heyet raporları arasındaki çelişki nedeniyle üçüncü bir heyetten rapor alındığı, bu raporda ise;

davacı rahatsızlığı olan Aort Anevrizmasının "tehlikeye haiz hastalıklar" statüsünde değerlendirilmesi gerektiği, hastalığın tehlikeli hastalık olduğu anlaşılmakla birlikte, taraflar arasında imzalanan Garantili Yarınlar Hayat Sigortası Sertifikasında belirtilen tehlikeli hastalıklar statüsünde olmadığı belirtilmiş ve bu rapor hükme esas alınmıştır.

Az yukarıda belirtildiği üzere, son rapor hükme esas alınmış ise de, anılan raporda ilk iki rapora değinilmediği, karşılaştırılma yapılmadığı, çelişkilerin giderilmesine yönelik açıklamalarda bulunulmadığı, özellikle ikinci raporda hastalığın teminat kapsamında olduğuna yönelik açıklamalara ilişkin görüş beyan edilmediği gözetildiğinde, dosya ve tüm eklerinin Adli Tıp Kurumuna gönderilerek poliçe ile davacı iddia ve davalı tarafın savunması doğrultusunda dava konusu rahatsızlığın teminat kapsamında bulunup bulunmadığının hiçbir duraksamaya yer vermeyecek ve çelişkileri giderecek şekilde tespiti yönünden rapor alınması,

ondan sonra varılacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir…”gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi hükmünün bozulmasına karar verilmiştir.

2-Davalı vekili kararın düzeltilmesini talep etmiş, karar düzeltme talebi Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesince reddedilmiştir.

B. Direnme Kararı

İlk Derece Mahkemesinin 18.01.2018 tarihli ve 2017/73 E., 2018/18 K. sayılı kararı ile uyuşmazlığın hastalığın tehlikeli hastalık olup olmadığı değil, poliçe teminatında yer alan hastalıklardan biri olup olmadığı noktasında toplandığı, bozma kararında raporlardaki tıbbî değerlendirmeler göz ardı edilerek Adli Tıp Kurumundan yeni bir rapor alınmasının gerekliliğine işaret edilmiş ise de; alınan raporların hüküm kurmaya elverişli olduğu, birinci ve sonuncu raporun birbirini desteklediği, ikinci raporun da aslında aynı mahiyette olup tehlikeli hastalıklar tanımının genişletildiği,

hukukî yorum, tedavi edilmediğinde inme ya da kalp krizine sebep olabileceği gerekçe gösterilerek dolaylı hastalık yorumu yoluyla hastalığın poliçe teminatına dahil edilmesinin sadece yorum farkından dolayı hatalı olduğu, her bir raporun içerik ve gerekçeleri incelendiğinde eksik inceleme bulunmadığı, netice olarak davacının aort anevrizması operasyonunun tehlikeli hastalık olduğu ancak davanın konusu olan poliçede yer alan dört hastalıktan biri olmadığı,

tedavi edilemeyen bir aort anevrizmasının inmeye ya da kalp krizine sebep olabileceği gerekçesi ile inme olmadan inme teminatından, kalp krizi geçirmeden miyokart enfarktüsü teminatından faydalanmasına imkan sağlayamayacağı, bilgilendirme formunda davacının imzasının olmamasının her tehlikeli hastalığın poliçe teminatına dahil hastalık sayılmasına sebep olmayacağı, poliçe teminatı kapsamında olmayan hastalık nedeni ile davalı sigorta şirketinin teminat ödemekle yükümlü olmadığı gerekçesiyle direnme kararı verilmiştir.

C. Hukuk Genel Kurulu Kararı

Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 15.06.2022 tarih ve 2020/(17)4-2 45... /950 Karar sayılı ilamıyla; "... Mahkemece, raporlar arasındaki çelişkiyi gidermeyen ve teknik inceleme bakımından kendi içinde de çelişkili açıklamalara yer verilen son bilirkişi raporu hükme esas alınmıştır.

Oysa anılan raporda ilk iki rapora değinilmediği gibi, karşılaştırılma da yapılmadığı, özel bilgiyi ve uzmanlığı gerektiren bu konuda çelişkilerin giderilmesine yönelik teknik açıklamalarda bulunulmamış olup, mahkemece raporlar arasındaki çelişki giderilmeden karar verilmiştir.

Bu durumda eksik inceleme ve araştırma ile karar verilemeyeceğinden mahkemece; dosya ve eklerinin Adli Tıp Kurumuna gönderilerek poliçe ile davacı iddia ve davalı tarafın savunması doğrultusunda dava konusu rahatsızlığın teminat kapsamında bulunup bulunmadığının hiçbir duraksamaya yer vermeyecek ve çelişkileri giderecek şekilde tespiti yönünden bilirkişi raporu alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekmektedir." gerekçesiyle direnme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

D. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar

İlk Derece Mahkemesi 12.10.2023 tarihli ve 2022/484 Esas, 2023/540 K. sayılı kararı ile Yargıtay bozma İlamı doğrultusunda Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulundan alınan 07.08.2023 tarih ve 12917 sayılı kurul raporunda ''Kişide gelişen aort anevrizma hastalığı her ne kadar tehlikeli hastalık olsa da düzenlenen poliçe kapsamında belirtilmemesi ve netice itibariyle miyokard enfarktüsü, inme ve kanser gibi hastalıklara sebebiyet verdiğine dair yeterli tıbbi delil bulunmaması nedeniyle söz konusu hastalığın poliçe kapsamında değerlendirilemediği hususu oy birliği ile mütalaa olunur.

Kişide gelişen aort anevrizma hastalığı her ne kadar tehlikeli hastalık olsa da düzenlenen poliçe kapsamında belirtilmemesi ve netice itibariyle miyokard enfarktüsü, inme ve kanser gibi hastalıklara sebebiyet verdiğine dair yeterli tıbbi delil bulunmaması nedeniyle söz konusu hastalığın poliçe kapsamında değerlendirilemediği'' hususunun mütala edildiği, bilirkişi raporunun Yargıtay bozma gereklerine uygun, önceki raporlar arasındaki çelişkiyi giderecek mahiyette ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, dava konusu rahatsızlığın poliçe teminatı kapsamı dışında kaldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde; bozma ilamı sonrasında Adli Tıp Kurumu tarafından alınan raporun Yargıtay bozma ilamına uygun olarak hazırlanmadığını, değerlendirmenin hatalı olduğunu, sigortanın kapsamına bakıldığında; poliçede belirtilen hastalıklardan birine yakalanması ya da belirtilen operasyonlardan birini geçirmesi halinde sertifikada belirlenen tehlikeli hastalıklar teminat bedelinin sigortalıya ödeneceğinin belirtildiğini, müvekkilinin yaşadığı sağlık problemlerinin hem inmeye hem de kalp krizine girdiğinin rapor altına alındığını, davalı tarafından bu rapora itiraz edilmediğini belirtmiştir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Uyuşmazlık sağlık sigorta poliçesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir. Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

SONUÇ / HÜKÜM

Açıklanan sebeple; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 16.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2025/13981, K. 2026/1596, 16 Şubat 2026 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. Bozma Ve Bozmadan Sonraki Yargılama Süreci
  7. A. Bozma Kararı
  8. B. Direnme Kararı
  9. C. Hukuk Genel Kurulu Kararı
  10. D. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
  11. V. Temyiz
  12. A. Temyiz Sebepleri
  13. B. Değerlendirme ve Gerekçe
  14. VI. Karar
  15. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/13981
Karar No
2026/1596
Tarih
16 Şubat 2026

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2025/13983 K.2026/1152
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2025/13997 K.2026/1727
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2025/14007 K.2026/1166
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2025/14017 K.2026/968
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2025/14019 K.2026/1380
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2025/14020 K.2026/1674

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.