KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2025/3190 E., 2025/8254 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Mayıs 2025
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2020/255 Esas, 2024/286 Karar
Karar Metni
599 kelime·3 dk okuma·10 bölüm
İlk Derece Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre,temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; ... plakalı araç ile ... plakalı aracın 25.08.2011 tarihinde kazaya karıştıklarını, kaza nedeniyle ...'ın malul kaldığını, ... plakalı aracın Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (trafik sigortası) poliçesinin bulunmadığını, poliçesi bulunmadığı için davacının yaralanan ...'a 03.02.2012 tarihinde 14.602,00 TL ödeme yaptığını, ... Yönetmeliği uyarınca davacının sigorta yaptırmayana (zarara sebebiyet verene) rücu edebileceğini, ...
İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasıyla davalı aleyhine icra takibi başlatıldığını, davalının borca itiraz ettiğini, takibin durduğunu, bu sebeplerle ... İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı dosyasında yapılan itirazın iptali ile takibin 14.602,00 TL asıl alacak, 332,20 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 14.934,20 TL üzerinde devamına, asıl alacağın % 20 'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili; davanın reddini savunmuştur.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 17.12.2013 tarih 2012/1732 Esas 2013/918 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne, ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyasında davalı ... tarafından yapılan itirazın iptali ile takibin kaldığı yerden devamına, davacı lehine asıl alacak miktarının % 20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
Mahkemece verilen 17.12.2013 tarih 2012/1732 Esas 2013/918 Karar sayılı kararı davalı vekilince temyiz edilmiştir. Yargıtay (kapatılan) 17. Hukuk Dairesi’nin 14.11.2019 tarih ve 2017/3226 Esas, 2019/10691 Karar sayılı ilamı ile kaza tarihinde geçerli olan yönetmelik hükümlerine göre maluliyet raporu alınması gerektiği ve alacak likit olmadığı ve yargılamayı gerektirdiğinden icra inkar tazminatı verilmesinin doğru olmadığı belirtilerek karar bozulmuştur.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemece bozma sonrası yapılan yargılama neticesinde yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, ... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı takip dosyasında davalı ... tarafından yapılan itirazın iptali ile (14.602,00 TL asıl alacak ve 332,20 TL işlemiş faiz olmak üzere) takibin kaldığı yerden devamına, davacı tarafın icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; meydana gelen kaza sebebiyle oluşan zararda müvekkilinin herhangi bir kusuru bulunmadığını, nitekim ...
Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2012/44 esas sayılı dava dosyasında olay yerinde keşif yapılmış olup, keşif sonucunda hazırlanan bilirkişi raporunda müvekkilinin herhangi bir kusuru olmadığının tespit edildiğini, 12.01.2012 tarihli raporda tespit edilen kusur oranını kabul etmediklerini, bu sebeple dosyanın kusur yönünde yeniden bilirkişiye gönderilerek rapor alınması gerektiğini, 23.06.2013 tarihli hesap bilirkişi raporundan anlaşılacağı üzere kazazede ...’a ilişkin Adli Tıp Kurumundan rapor alınmadığını, olayın meydana geldiği tarih olan 25.08.2011 tarih ve öncesinde kazazede ...’ın ...
Devlet Hastanesinde herhangi bir girişi olup olmadığının araştırılması gerektiğini, yine ... Devlet Hastanesine sevki olup olmadığı hususundan müzekkere yazılmasına karar verilmesini, müvekkilinin kusurlu olduğunun kabul edilmesi halinde bile rücu davasında, sorumlular arasında teselsül hükümleri uygulanamayacağını, davalıların iç ilişki bakımından ancak kusurları oranında sorumlu olduğunu belirtmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık; davacı ... tarafından çift taraflı trafik kazasında yaralanarak malul kalan dava dışı kişiye yapılan tazminat ödemesinin rücuen tahsili talebine ilişkindir.
Temyizen incelenen kararının bozmaya uygun olmasına, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmamasına, bozma ilamı ile kesinleşen yönlere ilişkin yeniden temyiz incelemesinin yapılamayacak olmasına, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2025/3190, K. 2025/8254, 21 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama