KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2025/3487 E., 2025/5254 K.·Sigorta Tahkim Komisyonu İtiraz Hakem Heyeti Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyeti
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Nisan 2025
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2025/158 E., 2025/157 K.
- Sayısı
- KIT/2025-97
- Sayısı
- K-2021/61591
Karar Metni
747 kelime·4 dk okuma·11 bölüm
İtiraz Hakem Heyeti kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; 21.02.2018 tarihinde davacının idaresindeki bisiklet ile sürücüsü ve plakası tespit edilemeyen aracın karıştığı çift taraflı trafik kazasında davacının yaralanarak malul kaldığını belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla belirsiz alacak olarak şimdilik 5.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının davalı sigorta şirketine başvuru tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; talep artırım dilekçesiyle talebini 81.659,94 TL'ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; başvuruya eklenen maluliyet raporunu kabul etmediklerini, tarafların kusur oranlarının uzman bilirkişi tarafından belirlenmesi, hükmedilecek tazminattan müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; başvurunun kabulü ile 81.659,94 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 28.01.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ
Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararına karşı süresi içinde davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetinin 22.09.2021 tarihli 2021/İHK-31094 sayılı kararı ile; davalı vekilinin itirazının reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
İtiraz Hakem Heyetinin 22.09.2021 tarihli 2021/İHK-31094 sayılı kararının süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairenin 25.12.2023 tarihli 2023/11639 E., 2023/14044 K. sayılı ilamıyla; davaya konu kaza nedeniyle İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2018/240578 soruşturma numaralı dosyasında yürütülen araştırmada, kazaya ilişkin görgü tanığı ve kamera kaydı olmadığı, olay tarihi itibariyle kaza tespit tutanağının bulunmadığı, plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen aracın sürücüsünün tespit edilemediği, bu nedenle anılan sürücü hakkında 04.01.2019 tarihli daimi arama kararı verildiği,
davacının olay tarihinde hastaneye darp ve cebir iddiasıyla başvurduğu, tedavisi sırasında davaya konu trafik kazasından bahsetmediği, davacının annesinin kolluk ifadesinde davacının yaralanmasının plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen aracın davacıya çarpması sonucu oluştuğunu beyan ettiği, eldeki tahkim başvurusunda da trafik kazasından kaynaklanan tazminat isteminde bulunulduğu birlikte değerlendirildiğinde, davacı tarafından ispatlanamayan davanın reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.
B. İtiraz Hakem Heyetince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bozma ilamı uyarınca davacı tarafından davanın ispatlanamadığı gerekçesiyle davalı vekilinin itirazının kabulüne, Uyuşmazlık Hakem Heyetinin 28.05.2021 tarihli K-2021/61591 sayılı kararı ile İtiraz Hakem Heyetinin 22.09.2021 tarihli ve 2021/İHK-31094 sayılı kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmak suretiyle başvurunun reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; bozma ilamından sonra hakem heyetince taraflara süre verilerek bozma kararı hakkında beyanlarının istenmesi gerekirken tarafların beyanı alınmaksızın başvurunun reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu, davacının her ne kadar hastaneye darp ve cebir iddiasıyla girişi yapılmışsa da bu hususun hastane personelinin hatasından kaynaklandığını, bu hususun tespiti için davacıya ait hastane kayıtlarının hakem heyetince hastaneden celbi gerektiğini, davacının annesinin olaydan bir gün sonra hastaneden bilgi ve belge alarak polis merkezine giderek şikayetçi olduğunu,
hakem heyetince bozma kararı sonrasında yargılama yapılmadan doğrudan davanın reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu, bozma kararı sonrası araştırma yapılması, taraflardan bilgi ve belge istemesi ve daha sonra karar verilmesi gerekirken eksik inceleme karar verilmesinin kabulünün mümkün olmadığını, davacıya çarpıp kaçan şahsın tespit edilmesinin yükümlülüğünün davacı ve ailesinde olmayıp kolluk görevlilerinde olduğunu, davacının delil toplama gibi bir yükümlülüğünün olmadığını, kaza yerinin yoğun olarak kullanılan bir yol olduğunu, bu nedenle birçok kamera kaydının veya olaya tanık olan kişilerin bulunma ihtimalinin olduğunu,
kolluk görevlilerince eksik inceleme yapılarak daimi arama kararı çıkartıldığını, davaya konu olayla benzer başka dosyalarda tahkim komisyonunun mahkeme gibi hareket edemeyeceği veya keşif vb. işlemler yapamayacağından dosyadan el çekerek davanın yerel mahkemede açılmasına karar verildiğini, eldeki davada bu şekilde el çekme kararı yerine red kararı verilmesinin doğru olmadığını beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık; plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı sürücünün sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir. Temyizen incelenen kararın bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2025/3487, K. 2025/5254, 7 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama