KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2025/3944 E., 2025/5580 K.·Sigorta Tahkim Komisyonu İtiraz Hakem Heyeti Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyeti
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Nisan 2025
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/284- 2022/230
- Sayısı
- 2022/İHK-12209
- Sayısı
- 2022/33338
Karar Metni
539 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının sürücüsü olduğu araca plakası tespit edilemyen aracın çarpıp kaçtığını, kaza sonucu davacının bedensel zarara uğradığını belirterek ıslah dilekçesiyle birlikte 118.025,17 TL sürekli iş göremezlik 2.759,75 TL geçici iş göremezlik tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; kazaya plakası tespit edilemeyen aracın neden olduğunu ispatı gerektiğini, maluliyet raporunun usule uygun düzenlenmediğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davanın kabulüne, 118.025,17 TL sürekli iş göremezlik 2.759,75 TL geçici iş göremezlik tazminatının 17.03.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; itirazın vekalet ücreti yönünden kabulüne, davacı lehine takdir edilen vekalet ücretinin 5.100,00 TL olarak düzeltilmesine, diğer itirazların reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; kazanın şaibeli olduğunu, plakası tespit edilemeyen aracın kazaya neden olduğunun ispatı gerektiğini, maluliyet raporunun hatalı olduğunu, kusuru kabul etmediklerini, hesap raporunun ve hesaplama tekniğinin hatalı olduğunu, müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, geçici iş göremezlik tazminatından sorumlu olmadıklarını, ceza dosyasında uzlaşma yapılmış ise davanın reddi gerektiğini beyanla kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Gerekçe
Uyuşmazlık, davalının sorumluluğunda bulunan aracın karıştığı trafik kazası sonucu davacıda oluşan bedensel zarara dayalı tazminat talebine ilişkindir.
1-6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 266 ve devamı maddeleri gereğince, çözümü özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verilir.
Somut olayda davacının sevk ve idaresindeki araç ile davalının sorumluluğunda bulunan araç sürücüsünün karıştığı kazada davacı yaralanmıştır. Kazaya ilişkin düzenlenen kaza tespit tutanağında kusur dağılımının yapılmadığı, kolluk tarafında yapılan CD incelemesine göre ise plakası tespit edilemeyen aracın, davacının sürücüsü olduğu motosiklet ile kazaya karıştığı tespit edilmiştir. Hakem heyetince, CD incelemesinden yola çıkarak davalının kazada %100 oranında kusurlu olduğu kabul edilmiş ve kusur raporu alınmadan bu orana göre yapılan hesaplama hükme esas alınmıştır.
Davalı ... Hesabının meydana gelen zarardan sorumluluğunda bulunan araç sürücüsünün kusuru oranında sorumlu olup tazminatın belirlenmesinde kusur durumunun tespiti önemli yer tutmaktadır. Eksik inceleme ile karar verilemez.
Bu durumda, İtiraz Hakem Heyetince dava konusu trafik kazasına ilişkin soruşturma dosyası da dosya arasına alınarak ve tüm deliller değerlendirilerek tarafların olaydaki kusur oranlarının tespiti için uzman bilirkişiden denetime elverişli, ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınıp sonucuna göre karar verilmek üzere kararın bozulmasına karar verilmiştir.
2- Bozma neden ve şekline göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2025/3944, K. 2025/5580, 10 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama