KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2025/3983 E., 2025/6456 K.·Sigorta Tahkim Komisyonu İtiraz Hakem Heyeti Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyeti
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Nisan 2025
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/654 E., 2022/683 K.
- Sayısı
- 2022/İHK-35466
- Sayısı
- K-2022/6803
Karar Metni
1.079 kelime·5 dk okuma·8 bölüm
İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; zorunlu trafik sigortası olmayan aracın, yaya durumdaki davacı ile park halindeki araçlara çarpmasıyla oluşan 15.02.2020 tarihli trafik kazası sonucunda davacının malul kaldığını iddia ederek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 5.000,00 TL tazminatın avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; ıslah dilekçesiyle taleplerini 410.000,00 TL'ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; maluliyete ilişkin raporun doğru yönetmeliğe göre düzenlenmediğini, alacağın temlik edilmesi nedeni ile davanın husumet yokluğu nedeni ile reddi gerektiğini, sorumluluklarının sürücünün kusuru ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvurucunun geçirmiş olduğu trafik kazası nedeni ile malul kaldığı, davalının kazaya karışan aracın ZMSS poliçesi olmaması nedeni ile işletene düşen hukuki sorumluluğu üstlendiği, sorumluluğunun bulunduğu gerekçesi ile başvuru sahibinin talebinin kabulü ile 410.000,00 TL tazminatın 07.09.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile itirazın kısmen kabulü ile vekalet ücretine ilişkin hüküm fıkrasının düzeltilmesine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; başvuru şartının gerçekleşmediğini, davacının alacağını temlik ettiğini, husumet yokluğu nedeni ile başvurunun reddi gerektiğini, maluliyet raporunun usulüne uygun olmadığını, raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi gerektiğini, kusur raporu alınmamasının hatalı olduğunu, temerrüt oluşmadığını, icra yolu ile bir kısım ödeme yapılmış olması nedeni ile poliçe teminat limitinin aşıldığını, vekalet ücretinin hatalı belirlendiğini, TRH 2010 Yaşam Tablosu ile 1,65 teknik faiz yönteminin kullanılması gerektiğini ileri sürerek İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık; Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınmayan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı yayanın uğradığı sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir. 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kuralları ile temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının usulüne uygun şekilde belirlenmesi gerekmektedir.
Söz konusu belirlemenin ise kaza tarihi 11.10.2008 tarihinden önce ise Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013-01.06.2015 tarihleri arası Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015-20.02.2019 tarihleri arası Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik, 20.02.2019 tarihinden sonra Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.
Somut olayda dosya kapsamında, davacıda oluşan maluliyet oranının tespitine yönelik olarak usulüne uygun şekilde alınmış rapor bulunmamaktadır. Dosyaya sunulan ... Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı'nın 02.08.2021 tarihli raporu ile davacının maluliyet oranı % 20 olarak belirlenmiş ve Uyuşmazlık Hakem Heyetince % 20 oranı hükme esas alınarak karar verilmiştir. ... Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı'nın 02.08.2021 tarihli raporu kaza tarihinde yürürlükte bulunan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre düzenlenmişse de davacının skar izi olmasına rağmen heyette plastik cerrahi uzmanı olmadan düzenlenmiş olduğundan bu rapor karar vermeye elverişli değildir.
Buna göre, İtiraz Hakem Heyetince kaza tarihi itibari ile yürürlükteki Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri uyarınca, içerisinde plastik cerrahi uzmanının da bulunduğu heyetten usulüne uygun, denetime ve karar vermeye elverişli olacak şekilde, davacının muayenesi yapılarak, tüm tedavi belgeleri ve süreci incelenmek sureti ile davacının sürekli maluliyeti bulunup bulunmadığının ve sürekli maluliyeti bulunuyorsa maluliyet oranının belirlenmesi amacıyla dosya içerisinde yer alan maluliyet raporunun düzenlendiği üniversite hastanesinden farklı en yakın üniversite hastanesinden yeni bir rapor alınarak (ve temyiz edenin sıfatına göre usuli kazanılmış haklar dikkate alınarak) sonuca göre bir karar verilmek üzere kararın bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
3.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 266 ve devamı maddeleri gereğince, çözümü özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verilir.
Somut olayda, kazaya ilişkin kaza tespit tutanağında sigortası olmayan aracın kaldırımda yürüyen yayaya ve park halindeki araçlara çarpması nedeni ile kusurunun olduğu belirlenmiş, tutanağa istinaden davacı yayanın kusursuz, sigortası olmayan araç sürücüsünün ise tam kusurlu olduğu kabul edilerek yapılan hesaplamaya itibar edildiği anlaşılmaktadır.
Şu durumda, İtiraz Hakem Heyetince dava konusu trafik kazasına ilişkin varsa ceza soruşturma dosyası da dosya arasına alınarak tüm deliller değerlendirilmek suretiyle tarafların olaydaki kusur oranlarının tespiti için uzman bilirkişi heyetinden denetime elverişli, ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
4. Hukuki bir işlem (tasarrufi işlem) olan alacağın temliki sonrasında alacak üçüncü kişiye intikal etmektedir. Bu andan itibaren üçüncü kişi, borçlu karşısında alacaklı sıfatını kazanmaktadır. Niteliği itibariyle alacağın temliki, alacaklının tasarruf işlemidir. Temlik, alacağın tamamı için yapılabileceği gibi bir kısmı için de yapılabilir. Tam temlikte alacağın aslı ve fer’ileri temlik alana geçmekte olup alacaklı borç ilişkisinde taraf olmaktan çıkar.
Temlik alan, temliki ve alacağın varlığını ispat ederek borçludan talepte bulunur. Temlik ile birlikte temlik alan, alacağın aslı ve fer’ileriyle birlikte, alacağa bağlı rüçhan haklarını da iktisap eder. Dolayısıyla temlik konusu alacak itibariyle dava ve takip hakkı da temlik alana geçer. Alacağın temlikinde esasen borç değişmez, sadece onu talep edecek taraf değişmiş olur.
Dosya kapsamından, 25.02.2020 tarihli alacağın temliki sözleşmesiyle dava konusu alacağın %18'inin davacı tarafından dava dışı kişiye devredildiği anlaşılmaktadır. İtiraz Hakem Heyetince davalı vekilinin bu yöndeki itirazının ise reddedildiği görülmüştür.
Bu durumda, alacağın temliki ile kısmi temlikte temlik edilen miktarın alacaklısının yerine yeni bir alacaklının geçeceği kuşkusuz olup, sigorta alacağını temlik yasağını getiren yasal düzenlemenin yapıldığı (28.07.2020) tarihinden önce yapılmış olması da gözetilerek, davacıda oluşan maluliyet haricinde, araçta oluşan hasar için davalı şirkete başvuru yapılıp yapılmadığı ve şirket tarafından ödeme yapılıp yapılmadığı konusu açıklığa kavuşturulmaksızın, eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını gerektirmiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2025/3983, K. 2025/6456, 22 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama