KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2025/4261 E., 2025/14566 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Ekim 2025
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/3063 E., 2025/528 K.
- İlk derece mahkemesi
- İstanbul Anadolu 23. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2020/590 E., 2022/380 K.
Karar Metni
789 kelime·4 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin TC Cumhurbaşkanlığı ... Başkanı olarak görev yaptığını, ...
Milletvekili olan davalı tarafından 14.12.2020 tarihinde Facebook'tan yapılan paylaşımda yer alan söz ve ifadeler nedeniyle müvekkilinin kişilik haklarının saldırıya uğradığını, müvekkili hakkında paylaşıma konu bu iddia yönünden 2960 sayılı Boğaziçi Kanunu'na Aykırılık suçundan verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kesinleştiğini, dava konusu arsa vasıflı taşınmazın ...
Müdürlüğü ile yapılan sözleşme uyarınca kiralandığını, kurum tarafından yerinde yapılan tespitte kiralama sözleşmesine aykırı bir durumun olmadığının tespit edildiğini, ifade özgürlüğü sınırlarının aşıldığını belirterek 50.000,00 TL manevi tazminatın haksız eylem tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile kararın yayınlanması talep edilmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu parselin yeşil alan statüsünde olduğunu, 2960 sayılı Boğaziçi Kanunu'na göre bu alanda yapılacak her türlü yapı yönünden izin alınması gerektiğini, davacının ... İmar Müdürlüğünden dava konusu yerde pergole ve şömine yapmak için izin almadığını, bu konuda ... Belediyesi ... İmar Müdürlüğü tarafından yerinde işlemler yapılarak yıkım işlemi yapıldığını, davacı tarafından daha sonra kira sözleşmesi yapıldığını, bu nedenle dava konusu beyanların gerçeğe uygun olduğunu, ifade özgürlüğü sınırlarının aşılmadığını, kişilik haklarına saldırı olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu paylaşımın söyleniş biçimi itibari ile muhatabı aşağılayıcı ve küçük düşürücü anlam içerdiği, toplum tarafından tanınan kişiler yönünden kamuoyunda rencide edici bir hal aldığı, davacının kişilik haklarına saldırı oluştuğu ve eleştiri hakkının sınırlarının aşıldığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 10.000,00 TL manevi tazminatın 14.12.2020 tarihinden işleyecek yasal faizi ile beraber davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı hakkında 2960 sayılı Boğaziçi Kanunu'na Aykırılık suçundan verilen kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair verilen karara rağmen işbu karardan yaklaşık 4 ay sonrasında 14.12.2020 tarihinde davalı tarafından ileri sürülen "davacının kaçak inşaat yaparken suç üstü yakalandığı" isnadının gerçek dışı olduğu, bu haliyle davacının kişilik haklarının hedef alındığı ve ifade özgürlüğü sınırlarının aşıldığı; kişilik hakları saldırıya uğrayan davacı lehine manevi tazminat şartlarının oluştuğu;
olayın meydana geliş biçimi, davalının eyleminin davacı üzerindeki etkisi, olay tarihi ve yukarıdaki ilkeler nazara alındığında davacı yararına hükmedilen manevi tazminat miktarının yerinde olduğu gerekçesi ile tarafların istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; hükmedilen tazminat miktarının az olduğunu, caydırıcı olarak değerlendirilemeyeceğini, kamuoyu nezdinde müvekkilinin güvenilirliğinin ve itibarının zedelendiğini, ... İmar Müdürlüğü tarafından tutulan tutanağın hukuka aykırı olduğunu, ifade özgürlüğü sınırlarının aşıldığını, tam kabul kararı verilmesi gerekirken kısmen kabule ilişkin verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirtmiştir.
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu yerin Boğaziçi Öngörünüm Bölgesinde yer aldığını, ... Belediye Başkanlığı ... İmar Müdürlüğü tarafından tutulan 13.04.2020 tarihli tutanak değerlendirildiğinde davacının dava konusu yere izin almadan, kira sözleşmesi düzenlenmeden önce pergole ve şömine yerleştirdiğini, tutanaktan sonra izin talep ettiğini, TMMOB'nin hukuki mütalaasına göre bunların yapı niteliğinde olduğunu, bu anlamda görünür gerçeklik söz konusu olduğunu, ifade özgürlüğü sınırlarının aşılmadığını, davanın reddedilmesi gerektiğini belirtmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık; ... Milletvekili olan davalı tarafından 14.12.2020 tarihinde Facebbok'ta yapılan paylaşımda yer alan söz ve ifadeler nedeniyle davacının kişilik haklarının saldırıya uğradığı iddiası ile manevi tazminat ve kararın yayınlanması talebine ilişkindir.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, davacı hakkında 2960 sayılı Boğaziçi Kanunu'na Aykırılık suçundan yürütülen ceza soruşturması neticesinde atılı suçun unsurlarının oluşmadığı gerekçesi ile 03.09.2020 tarihinde verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kesinleştiğinin,
bu kararın kesinleşmesinden sonra 14.12.2020 tarihinde davalı tarafından yapılan dava konusu paylaşım ile hukuka aykırı şekilde davacıya suç isnat edildiğinin, bu yönü ile dava konusu paylaşımda sarf edilen ifadelerin davacının kişilik haklarına saldırı niteliğinde olduğu kabul edilerek manevi tazminata hükmedilmesinin ve olay tarihi, tarafların konumu, zararın ağırlığı dikkate alındığında hükmedilen manevi tazminat miktarının yerinde olduğunun anlaşılmasına göre, usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2025/4261, K. 2025/14566, 23 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama