KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2025/4606 E., 2025/10038 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Haziran 2025
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/794 D.İş, 2022/796 K.
Karar Metni
1.144 kelime·6 dk okuma·8 bölüm
İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı ... şirketine trafik sigorta poliçesi ile sigortalı aracın 03.07.2018 tarihinde karıştığı çift taraflı trafik kazasında sigortalı araçta yolcu olan davacının yaralandığını belirterek belirsiz alacak olarak 5.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı ... şirketinden tahsiline karar verilmesini talep etmiş; 16.06.2022 tarihli bedel artırım dilekçesi ile talebini 95.377,35 TL'ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde;maluliyet ve kusur oranını kabul etmediklerini, müterafik kusur ve hatır indirimi yapılması gerektiğini, geçici iş göremezlik tazminatı ve bakıcı giderinden sorumlu olmadıklarını, hesaplamanın TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faiz esas alınarak yapılması gerektiğini, davacının SGK'dan gelir elde edip etmediğinin araştırılması gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulü ile hatır ve müterafik kusur indirimli 57.226,41 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 01.03.2022 temerrüt tarihinden işleyecek yasal faizi ile sigorta şirketi tarafından başvurana ödenmesine karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile itirazların reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; hükme esas alınan kusur oranının hatalı olduğunu, çelişki giderilmeden hüküm kurulmasının yasaya aykırı olduğunu, dava şartının yerine getirilmediğini, maluliyet raporunun uygun olmadığını, hesaplamanın TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faiz esas alınarak yapılması gerektiğini, davacı lehine 1/5 oranında vekâlet ücreti takdir edilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı yolcunun uğradığı zarar nedeniyle sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir.
1- Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2- Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetince, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.
Maluliyete ilişkin alınacak raporlar 11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 tarihi ile 01.06.2015 tarihleri arasında Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015 tarihi ile 20.02.2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine, 20.02.2019 tarihinden sonra da Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir.
Somut olayda; Uyuşmazlık Hakem Heyetince hükme esas alınan davacı tarafça dosyaya sunulan ... Eğitim ve Araştırma Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen 01.02.2022 tarihli raporda, davacının kazadan kaynaklanan maluliyetinin sol ayak 2. 3. metatars kırığına bağlı olarak %4, kulak burun boğaz, edinsel nedenlerle fiziksel görünümünü bozan burun eğriliğine bağlı olarak %2 olup Balthazard hesabına göre %5,9 oranında olduğu tespit edilmiştir.
Söz konusu maluliyet raporunu düzenleyen kurulun içerisinde kulak burun boğaz uzmanının olmadığı görülmüş olup bu haliyle raporun hüküm kurmaya elverişli olmadığı anlaşılmıştır.
İtiraz Hakem Heyetince; davacının maluliyet oranının tespiti için davacının tüm tedavi evraklarının getirtilip değerlendirmek ve davacının muayene edilmesi suretiyle en yakın Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümlerinden içerisinde kulak burun boğaz uzmanının da bulunduğu heyetten olay tarihinde yürürlükte olan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun biçimde, davacının kaza nedeniyle uğradığı çalışma gücü kaybı bulunup bulunmadığı ve varsa oranı konusunda ayrıntılı, gerekçeli ve denetime elverişli,
kaza ile illiyet bağı kuran rapor alınarak (usuli kazanılmış haklar gözetilmek suretiyle) sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesis edilmiş olması doğru olmamış kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
3- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 266 ve devamı maddeleri gereğince, çözümü özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verilir.
Somut olayda; kaza tespit tutanağında, dava dışı karşı araç sürücüsü kavşaklarda geçiş önceliğine uymama kuralını ihlal ettiği için, davacının yolcu olduğu davalı ... şirketine trafik sigortalı motosiklet sürücüsü ise kavşaklara yaklaşırken hızını azaltmama kuralını ihlal ettiği için kusurlu bulundukları, eldeki, dosyanın aynı tarafları arasındaki geçici iş göremezlik tazminatı ve bakıcı gideri talepli bağlantılı 2022.E.99199 dosyadaki kusur raporunun temyize konu eldeki dosyada da esas alındığı ve anılan bu rapordaki davalıya trafik sigortalı araç sürücüsünün %75 kusuru üzerinden hesap yapıldığı,
kaza tespit tutanağı ile işbu dosyada da benimsenen kusur raporunun çelişkili olduğu, karşı araç trafik sigortacısına karşı eldeki dava davacısı tarafından açılan 2022.E.88162 sayılı tahkim dosyasında benimsenen kusur raporunun ise kaza tespit tutanağı ile uyumlu olduğu, davalı tarafın temyizi üzerine Dairenin 23.12.2024 tarihli ve 2022/17142 Esas, 2024/13577 Karar sayılı ilamı ile kusur ve maluliyet raporlarına hasren bozulduğu anlaşılmaktadır.
Yolcu ve kusursuz olan davacının eldeki dosyasında kusur oranında hesap yapıldığı, davacı tarafın temyizi olmamasına göre kaza tespit tutanağı ile tahkim yargılaması sırasında benimsenen kusur raporu arasında meydana gelen çelişkinin giderilmesi gerektiği açıktır.
Şu durumda, İtiraz Hakem Heyetince, dava konusu trafik kazasına ilişkin varsa ceza yargılama dosyası da dosya arasına alınarak tüm deliller, kazaya ilişkin yukarıda bahsi geçen tüm kusur raporları değerlendirilmek ve kaza tespit tutanağı ile karara esas alınan rapor arasında oluşan çelişki de giderilmek suretiyle tarafların olaydaki kusur oranlarının tespiti için üniversite öğretim üyelerinden veya Karayolları Genel Müdürlüğünde görevli fen heyetinden seçilecek uzman bilirkişilerden denetime elverişli, ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
4- 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30/17 nci, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’in 16/13 üncü Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesi (AAÜT)’nin 17/2 nci maddeleri bir bütün olarak yorumlandığında tarafların avukat ile temsil edildiği hâllerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücretinin, her iki taraf için de AAÜT’de yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biri olarak hükmolunması gerektiği anlaşılmaktadır.
Bu itibarla; İtiraz Hakem Heyetince davacı lehine hükmedilecek vekâlet ücretine ilişkin olarak anılan mevzuat uyarınca maktu vekâlet ücretinin altında kalmamak kaydıyla asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin 1/5’i oranında vekâlet ücreti yerine nispi ve tam vekâlet ücretine hükmedilmesi doğru olmamıştır.
VI. KARAR
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2025/4606, K. 2025/10038, 26 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama