KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2025/5477 E., 2025/9489 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Haziran 2025
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2025/377 Değişik İş-2025/394 Karar
Karar Metni
1.147 kelime·6 dk okuma·10 bölüm
İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda davalı vekilinin temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; 03.05.2020 tarihinde davacının sürücüsü olduğu araç ile davalıya Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) poliçesi ile sigortalı aracın karıştığı trafik kazası sonucu müvekkilinin yaralandığını belirterek artan maluliyeti bulunduğundan sürekli iş göremezlik tazminatı için fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 16.000,00 TL tazminatın temerrüt tarihinden işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; 25.08.2020 tarihli arabuluculuk tutanağı ile başvurucunun tüm haklarından feragat ettiğini, başvuru ekinde sunulan iki heyet raporu arasında herhangi bir maluliyet artışı olmadığını, raporların farklı değerlendirmeden kaynaklandığını, maluliyette gelişen bir durum olmadığını ileri sürerek davanın reddini talep etmiştir.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kazaya karışan davalıya sigortalı araç sürücüsünün kazada %100 kusurlu olduğunun trafik kazası tespit tutanağı ile ceza dosyasında Adli Tıp Kurumu tarafından belirlendiği davacının sunduğu raporda, davacının maluliyet oranının %24 olarak tespit edildiği, davalı tarafından yapılan ödemeye dayanak maluliyet ile aradaki farkın %12 olduğu, fark maluliyet oranının karara esas alındığı TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemiyle tazminatın hesaplandığı aktüer raporunun benimsendiği gerekçesiyle davacının kabulü ile 16.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 30.06.2021 tarihinden itibaren yasal faizi ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ
Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararına karşı süresi içinde davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince; 19.04.2021 tarihli maluliyet raporunda artan maluliyete dair bir tespitin olmadığı, taraflar arasında imzalanan ihtiyari arabuluculuk tutanağı olduğu Arabuluculuk Kanunu'nun 18/5. maddesi gereği dava açılamayacağı gerekçesiyle davalının itirazının kabulü ile davanın reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararının süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairenin 30.04.2024 tarihli ve 2022 /8828 Esas, 2024/3974 Karar sayılı ilamıyla; ihtiyari arabuluculuk görüşmelerinden sonraki tüm tedavi evrakları temin edilerek ... Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nin 08.07.2020 tarihli raporu ile yine ...
Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nin 19.04.2021 maluliyet raporları da irdelenmek suretiyle davacının kaza nedeniyle artan maluliyetinin bulunup bulunmadığının, kaza ile illiyet bağının bulunup bulunmadığının tespiti için en yakın Üniversite Hastanesinin Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlıklarından bizzat muayene edilmek suretiyle olay tarihinde yürürlükte olan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun, yeni bir rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.
B. İtiraz Hakem Heyetince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma ilamından sonra alınan rapor ile daha önceki maluliyet raporlarında değerlendirmeye alınmayan kısımlar belirlendiği, %16 omurlara ait kısmi toplam maluliyet %26'dan düşünce %10 olduğu ancak temyize konu karara dayanak hesap raporunda %12 alındığından önceki Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının esas alındığı gerekçesiyle davanın kabulü ile 16.000,00 TL tazminatın 30.06.2021 tarihinden itibaren yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; maluliyet raporunun hatalı olduğunu, kusur tespiti yapılmadığını ve kaza sırasında emniyet kemeri takılmadığından müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı sürücünün uğradığı sürekli iş göremezlik tazminat talebine ilişkindir.
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması hâlinde, zararın kapsamının tespiti açısından geçici iş göremezlik süresi ile sürekli iş göremezlik oranının doğru bir şekilde belirlenmesi zorunludur. Söz konusu belirlemenin, bağlı oldukları mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu vermeye yetkili hastaneler veya sağlık kuruluşları tarafından çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden kaza tarihinde yürürlükte bulunan mevzuata göre yapılması gerekir.
Davacıya %12 sürekli iş göremezlik oranı üzerinden tazminat ödemesi yapan davalının hukuki durumunun, kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümleri uyarınca alınacak yeni bir raporda, artan maluliyet ile gelişen durum olup olmadığı sorunu çözüldükten sonra değerlendirilmesi gerekir. Gelişen durumun varlığı hâlinde gelişen durum yönünden yeniden dava açılabilmesi mümkündür.
Gelişen durum; olay sonucu meydana geldiği hâlde, başlangıçta bilinen yaralanmalar dışında, sonradan ortaya çıkan veya gelişen, olaya bağlı vücut bütünlüğünü bozan sonuçlar olarak tanımlanabilir.
Trafik kazası sonucu yaralanmalar nedeni ile ortaya çıkan zarar, kendi özel yapısı içerisinde, sonradan değişme eğilimi gösteriyor, zararı doğuran eylem veya işlemin doğurduğu sonuçlarda (zararın nitelik veya kapsamında) bir değişiklik ortaya çıkıyor ise artık “gelişen durum” ve dolayısıyla gelişen bu durumun zararın nitelik ve kapsamı üzerinde ortaya çıkardığı değişiklikler söz konusu olmaktadır. Böyle hâllerde zararın kapsamını belirleyecek husus, gelişmekte olan bu durumdur ve bu gelişme sona ermedikçe zarar henüz tamamen gerçekleşmiş sayılamaz. Gelişen durumun söz konusu olup olmadığı her olaya özgü olarak dosyaya sunulan delillere göre belirlenir.
Bu itibarla; davacıdaki yaralanmanın hangi tarihli tedaviyle tamamen iyileştiği, iyileşme sonrası aynı yaralanma nedeniyle gelişen bir durumun bulunup bulunmadığı, varsa gelişen durumun hangi tarihte sona erdiği kesin olarak belirlenmelidir. Çünkü tedavinin ne zaman sona erdiği ve sürekli iş göremezlik oranının hangi tarihte kesin olarak belirlenebilir hâle geldiği, gerçek zararın tespiti açısından önemlidir.
İtiraz Hakem Heyetince; davacının maluliyete ilişkin artan maluliyet iddiası olduğu gözetilerek arabuluculuk anlaşmasından sonra gelişen durum olup olmadığının incelenmesi gerekirken hakem heyetince son sunulan rapor yeterli olmadığı halde hükme esas alınması doğru olmayıp, arabuluculuk anlaşmasından sonra kaza sonrası tüm tedavi belgeleri getirtilerek davacının %12 oranında sürekli iş göremezliğini belirleyen rapor,
davacının dosyaya sunduğu 13.01.2025 tarihli sağlık kurulu raporu ile İtiraz Hakem Heyetince aldırılıp hükme esas teşkil eden 17.02.2025 tarihli rapor karşılaştırılarak ilk rapor ile sonraki raporlar arasında maluliyet oranının belirlenmesine etki eden fiziksel ve fonksiyonel arazlarda zaman içinde gelişim olup olmadığını belirlemeye elverişli, başka bir üniversite hastanesinden yeni bir sağlık kurulu raporu alınmalıdır.
Söz konusu rapor, oluşturulacak farklı bir uzman doktor heyetince, kaza tarihinde yürürlükte bulunan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre, bağlı oldukları mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu vermeye yetkili hastaneler veya sağlık kuruluşları tarafından çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak ve bizzat muayene edilerek düzenlenmelidir.
Açıklanan nedenlerle; davacıdaki yaralanmanın gelişen durum olup olmadığı ve davaya konu kaza nedeniyle davacının artan maluliyetinin bulunup bulunmadığı hususlarında gerekçeli, denetime elverişli ve kaza ile illiyet bağının kurulduğu yeni bir rapor alınarak davalının usuli kazanılmış hakları gözetilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve araştırma sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
VIl. KARAR
1. Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,
2. Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine,
Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2025/5477, K. 2025/9489, 17 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama