KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2025/5758 E., 2025/17419 K.·Sigorta Tahkim Komisyonu İtiraz Hakem Heyeti Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyeti
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Aralık 2025
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/727 Değişik İş - 2022/732 Karar
- Sayısı
- İHK-2022/38051
- Sayısı
- K-2022/145593
Karar Metni
989 kelime·5 dk okuma·7 bölüm
İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı ... nezdinde Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile sigortalı olan aracın yaya konumunda olan davacının kızı ... .... .... çarparak ölümüne neden olduğunu ve davacı annenin ölen kızının desteğinden yoksun kaldığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 100,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiş; yargılama sırasında ıslah dilekçesi ile talebini 273.031,00 TL'ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu kazanın karayolu kapsamında olmayan bir alanda meydana gelmesi nedeniyle talebin poliçe teminatı kapsamında olmadığını, davalı şirketin ancak sigortalı araç sürücüsünün kusur oranı ve poliçe limiti ile sınırlı sorumlu olduğunu, tazminat hesabının TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faiz yöntemi esas alınarak yapılması gerektiğini ve davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretinin Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nde belirlenen vekalet ücretinin 1/5'i kadar olması gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulü ile 273.031,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 272.931,00 TL tazminata ıslah tarihi olan 31.05.2022 tarihinden faiz işletilmesine karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu kazanın karayolunda meydana gelmediği ve teminat kapsamı dışında kaldığına ilişkin itirazın kaza tespit tutanağı ve dosya kapsamında mevcut diğer deliller itibariyle yerinde olmadığı, hükme esas alınan aktüer raporundaki hesaplamaların Yargıtay içtihatları ve mevzuata uygun olduğu ve davacı yararına takdir edilen vekalet ücretinin usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin itirazlarının reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A.Temyiz sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu kazanın karayolu kapsamında olmayan bir alanda meydana gelmesi nedeniyle talebin poliçe teminatı kapsamında olmadığını, davalı şirkete usulüne uygun başvuru yapılmamış olması nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, dava dilekçesinde talep kısmında talebin açıkça belirtilmediğini, tazminat tutarının TRH 2010 Yaşam Tablosu ve % 1,8 teknik faiz oranı esas alınarak belirlenmesi gerektiğini, pay dağılımın hatalı yapıldığını, anne ve babanın bakiye ömrü ile yetiştirme giderinin hatalı hesaplandığını,
destek kaza tarihinde 2 yaşında olup dava konusu olayın gerçekleşmesinde ebeveyn kusuru mevcut olduğundan tazminata hükmedilmesi durumunda mevcut tutardan indirim yapılması gerektiğini, ceza dosyası dosya arasına alınarak karar verilmesi gerektiğini, ıslah edilen tutar için ıslah tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerektiğini, davalı şirket nezdinde muaccel bir alacak söz konusu olmayıp 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 99. maddesi gereği sigorta şirketine başvuru evraklarının iletilmesinden itibaren 8 iş gününün sonunda faiz işletilebileceğini,
yasal faize hükmedilmesi gerektiğini ve davacı yararına takdir edilen vekalet ücretinin usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle ölenin desteğinden yoksun kalanın destekten yoksun kalma tazminatı talebine ilişkindir.
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle, dava konusu kazanın karayolu ile bağlantısı olan mahalde meydana geldiğinin anlaşılmış olmasına, davacı tarafından davalı şirkete usulüne uygun başvuru yapılmış olmasına, tazminatı Dairemizin yerleşik uygulamalarına uygun biçimde ve usulünce hesap eden aktüer raporunun karara esas alınmış olmasına,
dava dilekçesinde faiz talebinde bulunulmaması nedeniyle dava dilekçesinde istenilen tutar yönünden faize hükmedilmediği ve ıslah edilen tutar yönünden talep gibi ıslah tarihinden itibaren yasal faize hükmedildiğinin anlaşılmasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Davalı vekilinin diğer temyiz itirazları yönünden yapılan incelemede; a- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 266 ve devamı maddeleri gereğince, çözümü özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verilir.
Somut olayda, kazaya ilişkin kaza tespit tutanağında, sigortalı araç sürücüsünün aracı ile sera önünde geriye doğru giderken arka tarafta 2 yaşındaki çocuğu desteği görmemesi nedeniyle aracın sağ arka tekerinin altına alması sonucu dava konusu kazanın meydana geldiği ve sürücünün 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 67/b maddesinde yer alan ''Yönetmelikte belirtilen şartlar dışında geriye dönmek veya geriye gitmek yasaktır.
İzin verilen hallerde bu manevraları yapacak sürücüler, karayolunu kullananlar için tehlike veya engel yaratmamak zorundadır.'' kuralını ihlal ettiği gerekçesiyle kusurlu olduğunun tespit edildiği, hakem heyetince trafik kazasında tarafların kusur oranları uzman bilirkişi raporu ile belirlenmeden sigortalı araç sürücüsünün tam kusurlu olduğu kabul edilerek yapılan hesaplamaya itibar edildiği anlaşılmaktadır.
Şu durumda, İtiraz Hakem Heyetince dava konusu trafik kazasına ilişkin ceza dosyası da dosya arasına alınarak tüm deliller değerlendirilmek suretiyle tarafların olaydaki kusur oranlarının tespiti için uzman bilirkişi heyetinden denetime elverişli, ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
b- Sigorta tahkim yargılamasında hükmedilecek vekalet ücreti ile ilgili olarak;
5684 sayılı Kanun'un 30. maddesinin (17) numaralı fıkrası, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’in 16/13. ve AAÜT’nin 17/2. maddeleri bir bütün olarak yorumlandığında tarafların avukat ile temsil edildiği hâllerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücretinin, her iki taraf için de AAÜT’de yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biri olarak hükmolunması gerektiği anlaşılmaktadır.
Bu itibarla; İtiraz Hakem Heyetince davacı lehine hükmedilecek vekâlet ücretine ilişkin olarak anılan mevzuat uyarınca maktu vekâlet ücretinin altında kalmamak kaydıyla asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin 1/5’i oranında vekâlet ücreti yerine nispi ve tam vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmamıştır.
VI. KARAR
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2025/5758, K. 2025/17419, 25 Aralık 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama