KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2025/6082 E., 2025/9768 K.·Sigorta Tahkim Komisyonu İtiraz Hakem Heyeti Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyeti
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Haziran 2025
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2023/141 D.İş 2023/145 K
- Sayısı
- 2023/İHK-5130
- Sayısı
- K-2022/334881
Karar Metni
1.235 kelime·6 dk okuma·9 bölüm
İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili ve katılma yoluyla davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalıya Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile sigortalı aracın 17.02.2014 tarihinde yaptığı trafik kazası sonucu davacının kızı olan desteğin vefat ettiğini, davacının destekten yoksun kaldığını belirterek fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 5.000,00 TL maddi tazminatın davalının temerrüde düştüğü tarihten itibaren işlemiş avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; 02.02.2023 tarihli bedel arttırım dilekçesiyle talebini 66.978,00 TL’ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili şirketin poliçe sebebiyle sorumluluğunun sigortalı araç sürücüsünün kusur oranı ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, ZMSS için yaralanma ve ölümlerde poliçe kişi başına azami teminatın 268.000,00 TL olduğunu, 26.07.2016 tarihinde adli yargıda açılan dava sonucu verilen karar sebebiyle müteveffanın oğlu Aybars Kaan Tetik için yapılan 13.577,30 TL ödemenin tenzili gerektiğini, desteğin kendi kusuruyla sebebiyet verdiği zararın ödettirilmesinin istenmesinin Türk Medeni Kanunu'nun 2. Maddesinde düzenlenen dürüstlük kuralına aykırı olduğunu,
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 18.05.2022 tarihli 2020/10-1 24... /672 Karar sayılı İçtihadı ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 01.11.2017 tarihli 2017/17-1315 E-2017/1239 K sayılı içtihadı doğrultusunda müvekkili şirket aleyhine hüküm kurulmasının yasaya aykırı olduğunu, destekten yoksunluk zararı hesaplanırken vefat eden desteğin eş ve çocuklarının sağ ise babasının paylarının da dikkate alınması gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile zorunlu mali sorumluluk sigortacısının araç işleteninin sigortacısı olduğu, %100 kusurlu olarak ölen araç işleteninin desteğinden yoksun kalanların araç işleteninden KTK 85/1 maddesine göre destekten yoksun kalma tazminatı talep edemeyeceğinden işletenin zorunlu mali sorumluluk sigortacısına da böyle bir talepte bulunamayacakları, hiç kimsenin kendi kusurundan yararlanamayacağı yönündeki genel hukuk ilkesinden dolayı %100 kusurlu olan araç işleteni ve sürücüsünün (desteğin) başka bir kişi ya da kurumdan tazminat istemesinin mümkün olmadığı, dolayısıyla, yansıma yoluyla zarar görenlerin de işletenin kusuru nedeniyle tazminat haklarının olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekilince itiraz edilmesi üzerine.
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının ölenin salt mirasçısı sıfatıyla değil, destekten yoksun kalan üçüncü kişi sıfatıyla dava açtığı, ölüm nedeniyle doğrudan davacı üzerinde doğan destekten yoksunluk zararının oluşumundaki kusurun davacıya yansıtılamayacağı, dolayısıyla araç sürücüsünün veya işletenin tam kusurlu olmaları halinde, desteğinden yoksun kalan davacıyı etkilemeyeceği, TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemine göre yapılan hesaplama sonucunda davacı için hesaplanan yoksun kalınan destek tutarının 66.978,00 TL olduğunun tespit edildiği,
18.04.2022 tarihinden itibaren yasal faiz uygulanması gerektiği gerekçesiyle davacı vekilinin itirazlarının kabul edilerek Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyetinin kararının kaldırılarak, davacının talebinin kabulüne, 66.978,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının 18.04.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı tarafından davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; 18.05.2022 tarihli Yargıtay Hukuk Genel Kurulu kararı ile ve yine 01.11.2017 tarihli Yargıtay Hukuk Genel Kurulu kararı ile sürücü vefatından kaynaklanan destek taleplerinin işleten dolayısıyla işletenin sorumluluğunu üstlenen trafik sigortacısından karşılanamayacağını, kabul anlamına gelmemek kaydıyla, destekten yoksunluk zararı hesaplanırken vefat eden desteğin eş ve çocukalarının ve babasının paylarının dikkate alınmadığını, karara dayanak bilirkişi hesap raporunda müteveffanın oğlu Aybars Kaan Tetik'e yapılan ödemeden bahsedilmediğini ve ödemenin tenzil edilmediğini, bilirkişi raporu ile hesaplanan tazminat miktarının yanlış metodla hesaplandığını belirtmiştir.
Davacı vekili katılma yoluyla temyiz dilekçesinde; davacı lehine hükmedilen vekalet ücretinin yanlış hesaplandığını, kabul edilen miktarın %16'sına denk gelen vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini belirtmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın yaptığı trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle ölen sürücünün desteğinden yoksun kalanın açtığı destekten yoksun kalma tazminatı talebine ilişkindir.
1- Davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
İtiraz Hakem Heyetince davacının ölenin salt mirasçısı sıfatıyla değil, destekten yoksun kalan üçüncü kişi sıfatıyla dava açtığı, ölüm nedeniyle doğrudan davacı üzerinde doğan destekten yoksunluk zararının oluşumundaki kusurun davacıya yansıtılamayacağı gerekçesiyle davacı vekilinin itirazlarının kabul edilerek Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyetinin kararının kaldırılarak, davacının talebinin kabulüne karar verilmiştir.
2918 sayılı Kanun'un 85. maddesinin 1. fıkrasına göre bir motorlu aracın işletilmesi sırasında üçüncü kişilere verilen zarardan işleten sorumludur. Sigortacı ise bu sorumluluğu üstlenmektedir. Bu nedenle Genel Şartların A.2 maddesinin (d) bendi, A.3 maddesinin 1. fıkrası ve A.5 maddesinin (ç) bendinde yer alan “üçüncü kişi” işletene göre belirlenecektir. Bir başka deyişle sigortacı işletene göre üçüncü kişi olan kişilerin ölmesi veya yaralanması veya malına zarar gelmesi durumunda işletenin bu sorumluluğunu üstlenmektedir.
2918 sayılı Kanun'un 91. maddesi yollaması ile 85/1, 86... . maddeleri incelendiğinde trafik kazası ile yüzde yüz kendi kusuru ile ölümüne neden olan sürücü ve işletenin mirasçılarının zorunlu malî sorumluluk sigortacısından destekten yoksun kalma tazminat talep edebileceklerine ilişkin bir düzenleme bulunmamaktadır. Gerek sürücünün gerekse işletenin yüzde yüz kendi kusuru ile ölümü durumunda mirasçıları işletenden nasıl tazminat talep edemeyeceklerse sigortacıdan da talep edemeyeceklerdir.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; trafik kazasının 17.02.2014 tarihinde yeni genel şartların yürürlük tarihi olan 01/06/2015 tarihinden önceki tarihte meydana geldiği, kazanın oluşumunda araç işleteni ve sürücüsünün (desteğin) %100 kusurlu olduğunun belirtildiği,
sigortacının destekten yoksun kalma zararlarından sorumluluğunun motorlu araçların işletilmesi sonucu üçüncü kişinin ölümü ile sınırlandırılmış olması karşısında işleten adına hareket eden sürücünün işletene göre üçüncü kişi olmadığı göz önüne alındığında somut olayda meydana gelen tek taraflı trafik kazası ile %100 kendi kusuru ile kendi ölümüne neden olan sürücünün desteğinden yoksun kalan davacının sigortacıdan destekten yoksun kalma zararını talep etmesi mümkün olmadığından İtiraz Hakem Heyetince davanın tümden reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir.
2. Bozma nedenine göre davacı vekili ve davalı vekilinin diğer temyiz itirazları şimdilik incelenmemiştir.
VI. KARAR
1.Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, 2.Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekili ve davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalı ve davacıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 23.06.2025 tarihinde Başkan ...'ın karşı oyu ve oy çokluğuyla karar verildi.
(Karşı Oy)
KARŞI OY
Somut olayda; desteğin sürücüsü olduğu araç ile seyri sırasında 17.02.2014 tarihinde meydana gelen kaza sonucu vefat ettiği ve davalı ... şirketinin aracı zorunlu trafik sigortası ile teminat altına aldığı, poliçe ve ruhsata göre murisin sevk ve idaresindeki aracın işleteninin de dava dışı Veysel Tetik olduğu görülmektedir. Davalı ... şirketinin sorumluluğunun kapsamı 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigortası (ZMSS) Genel Şartları'na göre değil, 12.08.2003 tarihli ve 25197 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları'na göre belirlenecektir.
01.06.2015 tarihli yeni ZMSS Genel Şartları'nın yürürlüğünden önce meydana gelen trafik kazalarındaki ölümler bakımından, HGK'nın 15.06.2011 gün ve 2011/17-142 Esas-411 Karar, HGK'nın 22.02.20 12... /17-787 Esas- 2012/92 Karar, HGK'nın 16.01.2013 gün ve 2012/17-1491 Esas- 2013/74 Karar sayılı ilamlarında vurgulandığı üzere, davacının talebinin ve iddia ettiği zararın ölenin mirasçısı sıfatına değil, destekten yoksun kalan üçüncü kişi sıfatına dayandığı; davacının ölenin mirasçısı sıfatına dayanmayan ve doğrudan kendisi üzerinde doğan destekten yoksunluk zararının oluşumundaki desteğin kusurunun davacıya yansıtılamayacağı ilkeleri gözetilmelidir.
Bu sebeplerle; desteğin davaya konu trafik kazasındaki kusurunun işleten olmayan davacının talep ettiği destekten yoksun kalma tazminatına etki etmeyeceği de dikkate alınarak davalının tazminattan sorumluluğuna karar verilmesinin doğru olduğu kanaatinde olduğumdan, sayın çoğunluğun bozma kararına katılmıyorum.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2025/6082, K. 2025/9768, 23 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama