KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2025/659 E., 2025/15654 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Kasım 2025
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2014/324 E., 2019/390 K.
Karar Metni
560 kelime·3 dk okuma·10 bölüm
İlk Derece Mahkemesi kararı davalı ...Ş. vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü,
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; davacı ...’ın davalıların zorunlu mali sorumluluk ve zorunlu koltuk ferdi kaza sigortacısı oldukları araçta yolcu olarak bulunduğu sırada meydana gelen çift taraflı trafik kazası sonucu sürekli malul olacak şekilde yaralandığını, diğer davacının ise tazminat alacağının %20’lik kısmını temlik aldığını ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 62.000,00 TL maddi tazminatın temerrüt faizi ile birlikte davalılardan tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekilleri cevap dilekçelerinde; davanın reddini savunmuşlardır.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemece verilen ilk kararda davacının davaya konu kaza nedeni ile geçici iş göremezlik zararının oluştuğu ancak maluliyetinin oluşmadığı ve araçta yolcu olduğunun biletle ispat edilemediği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 4.043,69 TL geçici iş göremezlik tazminatının (3.234,95 TL ... için, 808,74 TL temlik alan lehine) 04.08.2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...Ş (... Sigorta A.Ş.) den tahsiline, diğer davalı hakkındaki davanın ispat edilemediğinden reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararının süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine 11. Hukuk Dairesi'nin 11.03.2014 tarihli 2012/14993 - 2014/4714 sayılı kararı ile mahkemece, davacının daimi maluliyetinin bulunup bulunmadığının belirlenmesi için Adli Tıp Kurumu'na sevkine ve bunun için kesin süre içinde gider avansı yatırılmasına karar verilmiş ise de, ne miktar avans yatırılacağının ayrıntılı olarak ve tereddüte yer bırakmayacak şekilde belirlenip usulüne uygun süre verilerek sonuca göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisinin doğru olmadığı belirtilerek hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde, davalı .. Sigorta A.Ş. yönünden; taraflar sulh olduklarından davacıya sulh nedeni ile 80.984,00 TL ödendiğinden düzenlenen ibraname ve beyan dilekçelerine göre dava konusuz kaldığından esas hakkında hüküm tesisine yer olmadığına, davalı ...Ş. (.. .. Sigorta A.Ş) yönünden açılan davanın kısmen kabulü ile kabul edilen 6.000,00 TL'nin %20'si 1.200,00 TL'nin davacı temlik alan şirkete, kalan %80'i olan 4.800,00 TL'nin ise davacı ...'a verilmek üzere dava tarihi olan 04.08.2010 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacılara verilmesine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı ...Ş. vekili temyiz dilekçesinde; poliçede yazılı miktarın tamamının ödenmesi ancak ölüm rizikosu için söz konusu olup, maluliyete dayalı davacı talebinin kusur ve maluliyete ilişkin incelemeyi gerektirdiğinin sabit olduğunu, maluliyet oranının ise Ferdi Kaza Sigortası Genel Şartları uyarınca belirlenmesi gerekeceğinden hatalı değerlendirmeler içeren bilirkişi raporlarının hükme esas alınmasının hatalı olduğunu, hükmedilen tazminata uygulanan faiz türü ve faiz başlangıç tarihinin hatalı olduğunu belirtmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davalıların sorumluluğunda bulunan aracın karıştığı trafik kazası sonucu davacıda oluşan bedensel zarar nedeniyle maddi tazminat talebine ilişkindir. Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2025/659, K. 2025/15654, 24 Kasım 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama