KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2025/7983 E., 2025/12381 K.·Sigorta Tahkim Komisyonu İtiraz Hakem Heyeti Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyeti
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Eylül 2025
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/529 Değişik İş, 2021/529 Karar
- Sayısı
- 2021/İHK- 21666
- Sayısı
- K-2021/ 47321
Karar Metni
949 kelime·5 dk okuma·7 bölüm
İtiraz Hakem Heyetince verilen karar davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı ... nezdinde trafik sigortalı araç sürücüsünün kusurlu hareketi ile gerçekleşen kazada davacının yaralandığını ve malul kaldığını açıklayıp belirsiz alacak davası olarak toplam 5.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ile bakıcı giderinin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, yargılama sırasında talebini 285.088,44 TL'ye artırmıştır.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davadan önce usulüne uygun başvuru yapılmadığını, alacağın bir kısmının davacı tarafından temlik edildiğini, temlik alacaklısı tarafından da tazminat talepli dava açıldığını, eldeki davanın derdestlik nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini, maluliyet raporunun karar vermeye elverişli olmadığını ileri sürerek davanın reddini istemiştir.
III. HAKEM HEYETİ KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın kabulüyle toplam 284.559,98 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ile bakıcı giderinin temerrüt tarihi olan 28.08.2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiş, karara davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine İtiraz Hakem Heyetince davalı vekilinin itirazlarının kısmen kabulüyle Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının kaldırılarak davanın kısmen kabulüyle toplam 187.526,95 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ile bakıcı giderinin temerrüt tarihi olan 28.08.2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; karara esas alınan ıslah dilekçesinin tebliğ edilmediğini, alacağın bir kısmının davacı tarafından dava dışı kişiye temlik edildiğini, temlik alacaklısı tarafından davalı ... aleyhine Sakarya 1. Asliye Hukuk Mahkemesinde 2020/205 esas sayılı dosya ile tazminat talepli dava açıldığını, eldeki bu davanın derdestlik nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini, davaya konu kaza iş kazası olduğundan Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından gelir bağlanıp bağlanmadığının araştırılması gerektiğini, hesaplamada hatalı metod kullanıldığını, bakıcı giderinin teminat dışında kaldığını, ıslah edilen kısmın faiz başlangıcının ıslah tarihi olması gerektiğini, faiz türü konusunda hatalı karar verildiğini belirterek İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Uyuşmazlık; davalıya Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortalı aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanan davacının bedensel zarar nedeniyle tazminat talebine ilişkindir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun(HMK)'nin 1 76... . maddelerinde ıslah hususu düzenlenmiş, aynı Yasanın 177/2 maddesi hükmüne göre "ıslah, sözlü veya yazılı olarak yapılabilir. Karşı taraf duruşmada hazır değilse veya ıslah talebi duruşma dışında yapılıyorsa, bu yazılı talep veya tutanak örneği, haber vermek amacıyla karşı tarafa bildirilir." düzenlemesine yer verilmiştir.
Somut olayda davacı vekilinin ıslah dilekçesi davalıya tebliğe çıkarılmamıştır. Buna göre ıslah dilekçesi tebliğ edilmeden, ıslaha itiraz etme veya beyanda bulunma hakkı verilmeden Anayasa ve HMK ile koruma altına alınan hukuki dinlenilme ve savunma hakkı kısıtlanarak davalılar aleyhine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
3. Hukuki bir işlem (tasarrufi işlem) olan alacağın temliki sonrasında alacak üçüncü kişiye intikal etmektedir. Bu andan itibaren üçüncü kişi, borçlu karşısında alacaklı sıfatını kazanmaktadır. Niteliği itibariyle alacağın temliki, alacaklının tasarruf işlemidir. Temlik, alacağın tamamı için yapılabileceği gibi bir kısmı için de yapılabilir. Tam temlikte alacağın aslı ve fer’ileri temlik alana geçmekte olup alacaklı borç ilişkisinde taraf olmaktan çıkar.
Temlik alan, temliki ve alacağın varlığını ispat ederek borçludan talepte bulunur. Temlik ile birlikte temlik alan, alacağın aslı ve fer’ileriyle birlikte, alacağa bağlı rüçhan haklarını da iktisap eder. Dolayısıyla temlik konusu alacak itibariyle dava ve takip hakkı da temlik alana geçer. Alacağın temlikinde esasen borç değişmez, sadece onu talep edecek taraf değişmiş olur.
Davalı vekili aşamalardaki savunmasında alacağın temliki sözleşmesiyle dava konusu alacağın davacı tarafından dava dışı kişiye temlik edildiğini, temlik alacaklısı tarafından da Sakarya 1. Asliye Hukuk Mahkemesinde temliknameye konu alacağın tahsili amacıyla mahkemenin 2020/205 esasına kaydı ile dava açıldığını, açılan davanın derdest olduğunu, temlik edilen kısmın tazminattan mahsup edilmesi gerektiğini savunmuştur.
Eksik incelemeyle karar verilemez.
Bu durumda, alacağın temliki ile kısmi temlikte temlik edilen miktarın alacaklısının yerine yeni bir alacaklının geçeceği kuşkusuz olup, 5684 sayılı Sigortacılık Kanununun 30/23 maddesinde kanunda hüküm bulunmayan hallerde HMK hükümlerinin sigortacılıktaki tahkim hakkında da kıyasen uygulanacağı düzenlenmiş olduğuna göre İtiraz Hakem Heyetinin delil toplama yetkisinin bulunduğu gözetilerek mükerrer ödemenin ve sebepsiz zenginleşmenin önlenmesi,
gerçek zararın tespiti amacı ile davalının savunmalarında belirttiği Sakarya 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2020/205 sayılı dava dosyasının sonucu araştırılmak suretiyle, temlik sözleşmesinin sigorta alacağını temlik yasağını getiren yasal düzenlemenin yapıldığı tarihten önce (06.07.2020 tarihinde) yapılıp yapılmadığı da gözetilerek yukarıdaki açıklamalar ışığında temlik konusu miktar yönünden aktif husumet ehliyeti konusunda bir değerlendirme yapılıp sonucuna göre karar verilmek üzere kararın bozulması gerekmiştir.
4. 5684 sayılı Kanun'un 30 uncu maddesinin (17) numaralı fıkrası, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’in 16/13 üncü ve AAÜT’nin 17/2 nci maddeleri bir bütün olarak yorumlandığında tarafların avukat ile temsil edildiği hâllerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücretinin, her iki taraf için de AAÜT’de yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biri olarak hükmolunması gerektiği anlaşılmaktadır.
Bu itibarla; İtiraz Hakem Heyetince davacı lehine hükmedilecek vekâlet ücretine ilişkin olarak anılan mevzuat uyarınca maktu vekâlet ücretinin altında kalmamak kaydıyla asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin 1/5’i oranında vekâlet ücreti yerine nispi ve tam vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmamıştır.
V. KARAR
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2025/7983, K. 2025/12381, 11 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama