KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2025/8721 E., 2025/14541 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Ekim 2025
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2025/239 E., 2025/553 K.
- İlk derece mahkemesi
- Kırşehir 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2024/126 E., 2025/4 K.
Karar Metni
980 kelime·5 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili ve davalı ... Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; davacı ...'ın sevk ve idaresindeki araçla,davalı ...'un sevk ve idaresindeki diğer davalı ... San. ve Tic.
AŞ adına kayıtlı aracın karıştığı 06.05.2017 tarihli trafik kazasında davacıların yaralandığı ve maluliyet oluştuğunu belirterek fazlaya ilişkin dava ve talep hakkı saklı kalmak davacıların kazadan dolayı bakıcı giderlerine yönelik ... için 10,00 TL, ... için 10,00 TL, davacıların geçici iş göremezlik zararına yönelik ... için 10,00 TL, ... için 10,00 TL, davacıların çalışma gücünün azalması ve yitirilmesi ile ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kazanç kaybına yönelik ... için 10,00 TL, ... için 10,00 TL olmak üzere 60,00 TL maddi tazminat ve davacı ... için 30.000,00 TL,
... için 150.000,00 TL olmak üzere 180.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 06.05.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... San. ve Tic.
A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; kazanın oluş şeklinin dava dilekçesinde ve kaza tutanağındaki gibi olmadığını, davalı şirket aracının kontrollerini yaparak yola çıktığı esnada aşırı hızlı seyreden davacı aracının beklenmedik bir hızla geldiğini ve kamyona çarptığını, davacıların kolluk ifadelerinde de aşırı hızlı olduklarını beyan ettiklerini, kazanın tek nedeninin davacı ...'ın kullandığı aracın aşırı hızlı olması olduğunu, ayrıca davacıların kavşağa yaklaştıkları sırada hızlarını azaltmaları gerekirken hiç fren yapmadıklarını,
Araç Takip Sistemi Hız Kayıt Verileri incelendiğinde görüleceği üzere davacı şirket aracının hızının 20 km. civarında olduğunu, davacıların kaza nedeniyle acı duyduklarının açık olduğunu, ancak talep edilen manevi tazminat miktarının son derece yüksek olduğunu, davacıların talep ettikleri maddi tazminata ilişkin herhangi bir delil sunmadıklarını beyan ederek açılan davanın reddini istemiştir.
Davalı ... ... vekili cevap dilekçesinde; davanın Asliye Hukuk Mahkemesinde görülmesi gerektiğini, davalının ... San. ve Tic. A.Ş bünyesinde beton mikser aracı şoförü olarak görev yaptığı esnada kazanın meydana geldiğini, davalının aracı kullanırken uyması gereken trafik kurallarına uyduğunu ve gerekli dikkat ve özeni gösterdiğini, kazanın meydana gelmesinde davalıya atfedilecek hiçbir kusur bulunmadığını, manevi tazminat sonucunda zarar görenin zenginleşmemesi ve tazminat talep edilen kişinin de fakirleşmemesi gerektiğini, dava dilekçesinde talep edilen tazminat miktarının davacıların üzüntüsünü azaltmak ve elemlerini dindirmekten çok zenginleşmelerini sağlayacak nitelikte olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
1.İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiş kararın istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince, hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacı ...’ın geliri fiilen aldığı emekli aylığı esas alınarak hesaplanmış olup, bu miktarın esas alınmasının Yargıtay içtihatlarına uygun olmadığı, davalı tarafın da rapora itirazının bulunması karşısında mahkemece davacı ...’ın pasif dönemde(emekli) olması nedeniyle asgari ücrete göre zararlarının hesaplanarak gerçek zarar miktarı belirlenmesi gerekirken yetersiz bilirkişi raporu esas alınarak karar verilmesinin yerinde olmadığı gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesinin kaldırılmasına ve dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
2. İlk Derece Mahkemesinin tarih ve sayısı yukarıda yazılı kararıyla, tarafların kazanılmış hakları da gözetilerek, davacıların maddi tazminat talebinin kabulü ile davacı ... için 13.838,46 TL TL geçici iş göremezlik, 173.750,19 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, taleple bağlı kalınarak 10,00 TL bakıcı gideri tazminatı olmak üzere toplam 187.598,65 TL maddi tazminat;
davacı ... için 5.083,00 TL geçici iş göremezlik, 351.595,06 TL sürekli iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam toplam 356.678,06 TL maddi tazminat ile manevi tazminat taleplerinin kısmen kabulü ile davacı ... için 10.000,00 TL manevi tazminatın haksız fiil tarihi olan 06.05.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, davacı ... için 75.000,00 TL manevi tazminatın haksız fiil tarihi olan 06/05/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararının süresi içinde davacılar vekili ile davalı ... Sanayi ve Ticaret A.Ş. vekilince istinaf edilmesi üzerine; Bölge Adliye Mahkemesince ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle başvuruların ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; ATK maluliyet raporunda görme kaybının değerlendirilmediğini, raporlar arasında çelişki olduğunu, hesaplamada Bölge Adliye Mahkemesi gönderme kararı sonrası hesap tarihi verilerinin esas alınması gerektiğini ve manevi tazminatların az olduğunu ileri sürerek, kararın bozulmasını talep etmiştir.
Davalı ... Sanayi ve Tic. A.Ş. vekili temyiz dilekçesinde; kaza tarihinin üzerinden uzun süre geçtiğinden yeniden maluliyet raporu alınması gerektiğini, hesaplamanın PMF Yaşam Tablosuna göre yapılması ve bakiye ömrün de buna göre belirlenmesi gerektiğini, davalının tazminatla sorumlu olmadığını, sürücüsünü seçerken gerekli dikkat ve özeni gösterdiğini, manevi tazminatın yüksek olduğunu, dosyada davalılar arasında “ihtiyari dava arkadaşlığı” bulunduğunu ve her iki davalı için tek kalem vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek, kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık; davalıların sürücü ve işleten olduğu aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacıların uğradığı zarar nedeniyle sürekli iş göremezlik ve geçici iş göremezlik tazminatı, bakıcı gideri ile manevi tazminat talebine ilişkindir.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, hesaplamada tarafların kazanılmış haklarının gözetilmiş olması, maluliyet raporları arasındaki çelişkinin T.C. Adalet Bakanlığı Adli Tıp Kurumu Başkanlığı Adli Tıp Üst Kurulu raporları ile giderilmiş olması, ret sebebi aynı olan davalılar yönünden tek vekalet ücretine hükmedilmesinin mevzuata uygun olmasına göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2025/8721, K. 2025/14541, 23 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama