KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2025/8847 E., 2025/15550 K.·Sigorta Tahkim Komisyonu İtiraz Hakem Heyeti Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyeti
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Kasım 2025
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/1154 Değişik İş-2022/1154 Karar
- Sayısı
- İHK-2022/68386
- Sayısı
- K-2022/274521
Karar Metni
874 kelime·4 dk okuma·8 bölüm
İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; 09.03.2021 tarihinde meydana gelen trafik kazasında sürücü müvekkilinin malul kaldığını belirterek sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatı ile bakıcı gideri tazminatı olarak şimdilik 150,00 TL talep etmiş, yargılama sırasında talebini toplam 438.477,07 TL'ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddi gerektiğini, maluliyet raporunun iyileşme süreci tamamlanmadan düzenlendiğini, maluliyet raporunu kabul etmediklerini, geçici iş göremezlik, bakıcı ve tedavi giderlerinden sorumlu olmadıklarını, hesaplamanın TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faiz oranına göre yapılması gerektiğini, müterafik kusur bulunduğunu, vekalet ücretinin 1/5 oranında olması gerektiğini belirtmiştir.
III.UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyeti'nin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davanın kabulüne, toplam 438.477,07 TL'nin 05.04.2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
IV.İTİRAZ
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; itirazın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddi gerektiğini, poliçe teminat limiti 430.000,00 TL olup geçici iş göremezlik ve geçici bakıcı giderlerinin poliçe teminatı dışında olduğunu, davacının arazı ortopedik olup maluliyet raporunun 18 aylık stabilizasyon süreci tamamlanmadan düzenlendiğini, yetkili hastaneden alınmayan ve medikal rapor ile çelişen maluliyet raporunu kabul etmediklerini, sigortalı sürücünün kusuru olmayıp kusur raporu alınması gerektiğini, koruyucu tertibatların takılı olmaması nedeniyle müterafik kusur bulunduğunu, dosyada davacının gelirine ilişkin bir evrak tespit edilemediğini,
bilirkişi raporunda SGK hizmet dökümü uyarınca hesaplama yapıldığı belirtilmiş olup bu tutarların brüt mü yoksa net tutarlar mı olduğunun anlaşılamadığını, davacının 65... yaşında emekli olacağının kabulü gerektiğini, bilirkişi tarafından davacının kaza tarihi itibarı ile bakiye ömrünün hesaplanması gerekirken hesap tarihi itibarı ile bakiye ömrünün tespit edildiğini, bilirkişi hesaplamasında askerlik süresinin dikkate alınmadığını, geçici iş göremezlik süresinin bitim tarihinden itibaren 6 ay yerine 4 ay hesaplama yapıldığını, hesaplamanın TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faiz oranına göre yapılması gerektiğini belirtmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.
Somut olayda, davacının maluliyet oranının belirlenmesi açısından düzenlenen ve Hakem Heyetince hükme esas alınan Medeniyet Üniversitesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen 05.04.2022 tarihli rapor kaza tarihinde yürürlükte olan Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre düzenlenmiş ancak raporu düzenleyen heyette (davacıdaki arazlar dikkate alındığında) kulak burun boğaz uzmanı ve göğüs hastalıkları uzmanının bulunmadığı anlaşılmıştır.
Bu durumda İtiraz Hakem Heyetince; davacının maluliyet oranının tespiti için Adli Tıp Kurumu veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümlerinden olay tarihinde yürürlükte olan Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun şekilde ve içerisinde kulak burun boğaz uzmanı ve göğüs hastalıkları uzmanınında bulunduğu heyetten, davacının kaza nedeniyle uğradığı çalışma gücü kaybı bulunup bulunmadığı ve varsa oranı konusunda ayrıntılı, gerekçeli ve denetime elverişli rapor alınarak (usuli kazanılmış haklar gözetilmek suretiyle) sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesis edilmiş olması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
3.HMK'nın 266 ıncı ve devamı maddeleri gereğince, çözümü özel veya teknik bilgiyi gerektiren hallerde bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verilir hükmüne yer verilmiştir.
Somut olayda kaza tespit tutanağında sigortalı aracın sürücüsü şerit izleme ve değiştirme kurallarını ihlal ettiğinden tam kusurlu bulunmuş, ceza yargılaması sırasında alınan bir kusur raporu varsa dosyaya sunulmamış olup, hakem yargılaması sırasında kusur raporu alınmaksızın kaza tespit tutanağındaki kusur durumu esas alınarak hüküm kurulmuş, davalı yanca kusur oranına itiraz edilmiştir. Eksik inceleme ile hüküm kurulamaz. Bu durumda hakem heyetince, alanında uzman bilirkişiden kusur dağılımına ilişkin olarak ayrıntılı, gerekçeli ve denetime elverişli rapor alındıktan sonra çıkan sonuca göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik inceleme ile hüküm kurulması isabetli olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
4.Somut olayda hükme esas alınan 12.10.2022 tarihli aktüer bilirkişi raporunun içeriğinden davacının bakiye ömrünün rapor tarihine göre belirlendiği ve davalı vekili tarafından rapora bu yönü ile de itiraz edildiği anlaşılmaktadır. Davacının kaza tarihindeki yaşı esas alınarak TRH 2010 Yaşam Tablosuna göre bakiye ömrünün belirlenmesi suretiyle tazminatın hesaplanması gerektiğinden kararın bu nedenle de bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. KARAR
1.Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2.Değerlendirme bölümünün (2), (3) ve (4) numaralı bentlerinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA,
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2025/8847, K. 2025/15550, 20 Kasım 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama