KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2025/8889 E., 2025/14022 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Ekim 2025
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2025/68- 2025/68
- Sayısı
- KIT/2025-5
- Sayısı
- K-2021/192060
Karar Metni
964 kelime·5 dk okuma·11 bölüm
İtiraz Hakem Heyeti kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; 15.09.2015 tarihinde davacı yayaya davalıya Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile sigortalı aracın çarpması sonucu oluşan trafik kazasında davacının yaralanarak malul kaldığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla belirsiz alacak olarak şimdilik 5.100,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; talep artırım dilekçesiyle talebini 96.158,87 TL'ye yükseltmiş, ıslah dilekçesiyle dava değerini 143.015,23 TL olarak belirlemiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; maluliyet raporunun hatalı olduğunu, kusuru kabul etmediklerini belirterek davanın reddini istemiştir.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; başvurunun kabulü ile 143.015,23 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 09.07.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ
Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararına karşı süresi içinde davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetinin 20.03.2022 tarihli ve 2022/İHK-13199 sayılı kararı ile; aynı davada tarafların ancak bir kez ıslah yoluna başvurabileceği, yapılan ikinci ıslah talebinin kabul edilemeyeceği gözetilerek ilk ıslah dilekçesinde talep edilen 96.158,87 TL üzerinden hüküm kurulması gerektiği, davalı vekilinin bu husustaki itirazının kabul edildiği, davalı vekilinin diğer itirazlarının reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davalı vekilinin itirazının kısmen kabulüne, Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının kaldırılmasına,
yeniden hüküm kurulmasına, başvurunun kısmen kabulü ile 96.158,87 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 09.07.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
İtiraz Hakem Heyetinin 20.03.2022 tarihli ve 2022/İHK-13199 sayılı kararının süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairenin 16.10.2023 tarihli ve 2022/5075 E., 2023/10740 K. sayılı ilamıyla; davacı vekilinin temyizi yönünden yapılan incelemede, İtiraz Hakem Heyetince davanın belirsiz alacak davası olduğu göz ardı edilerek, aynı davada ancak bir kez ıslah yoluna başvurulabileceği yönündeki yanılgılı değerlendirmeyle davacının 12.01.2022 tarihli ıslah dilekçesi dikkate alınmadan karar verilmesinin doğru olmadığı,
davalı vekilinin temyizi yönünden yapılan incelemede ise, dosya kapsamında hükme esas alınan maluliyet raporunun kaza tarihinde yürürlükte olmayan yönetmelik hükümlerine göre hazırlandığı, bu nedenle raporun hüküm kurmaya elverişli olmadığı,
kaza tarihinde yürürlükte olan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak yetkili sağlık kurulundan rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerektiği, davacı lehine maktu vekalet ücretinin altında olmamak kaydıyla 1/5 oranında nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiş, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir.
B. İtiraz Hakem Heyetince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bozma ilamı uyarınca davacı tarafça alınarak dosyaya sunulan Alanya ... Üniversitesi ...
Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen 12.12.2024 tarihli rapora göre davacının kazadan kaynaklanan maluliyetinin %10 oranında olduğu, söz konusu raporun incelenmesinde davacının maluliyetinin sindirim sistemi kapsamında dalağın alınmasından kaynaklandığı, buna rağmen anılan raporu düzenleyen heyette bir adli tıp uzmanı, bir ortopedi uzmanı ve bir nöroloji uzmanının yer aldığı, ayrıca davacının ikametgahının Kayseri ili olmasına karşın herhangi bir geçerli neden sunulmaksızın raporun Alanya ilçesinden alındığı,
tüm bu hususlar gözetildiğinde dosyaya sunulan maluliyet raporunun Yargıtay’ın bozma kararına uygun olmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin Uyuşmazlık Hakem Heyetinin 31.12.2021 tarihli ve K-2021/192060 sayılı kararına karşı itirazının kabulüne, Yargıtay’ın bozma ilamına uyularak İtiraz Hakem Heyetinin 20.03.2022 tarihli ve 2022/İHK-13199 sayılı kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmasına, başvuru sahibinin talebinin usulden reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davacının bozma ilamından sonra dosyaya sunduğu maluliyet raporunun hüküm kurmaya elverişli olduğunu, Yargıtay tarafından kaza tarihi olan 15.09.2015 tarihinde yürürlükte bulunan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik Hükümlerine göre hazırlanacak yeni bir raporun yetkili sağlık kurulundan alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle kararın bozulduğunu, Yargıtay bozma ilamı sonrası yapılan yargılamanın Yargıtay'ın bozma sebepleri ile sınırlı olması gerektiğini,
İtiraz Hakem Heyetince verilen son kararda bozma sebeplerinin dışına çıkılarak karar verildiğini, bozma ilamındaki bozma sebepleri arasında uzman hekim imzası eksikliği yönünde bir bozma sebebinin bulunmadığını, sağlık kurulu raporunun davacının ikametine en yakın hastaneden alınması zorunluluğunun bulunmadığını, Yargıtay içtihatları uyarınca sabit olduğu üzere sağlık kurulu raporunun Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Dairesi’nden ya da Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlıklarından alınması gerektiğini, başvurunun usulden reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davalı ... şirketi tarafından ZMSS poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanan davacı yayanın sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir.
Somut olayda. Dairenin 16.10.2023 tarihli ve 2022/5075 E., 2023/10740 K. sayılı ilamı uyarınca davacı tarafça alınarak dosyaya sunulan ...
Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen 12.12.2024 tarihli rapora göre davacının kazadan kaynaklanan maluliyetinin %10 oranında olduğunun tespit edildiği, raporun bozma ilamına uygun olarak kaza tarihinde yürürlükte bulunan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre düzenlendiği, davacının tedavi evraklarının incelenmesinde davacının davaya konu kazada dalağından yaralandığı, bu nedenle ameliyatla dalağının alındığı,
anılan Yönetmeliğin ekinde yer alan Özür Oranları cetvelinde Sindirim Sistemi bölümünde splenektomi yani dalağın alınması halinde %10 oranında maluliyet tespitinin yapılacağının açıkça hüküm altına alındığı, davacının kazadaki yaralanması sebebiyle dalağının alındığı hususunun sabit olduğu, buna göre anılan maluliyet raporunda belirlenen maluliyet oranında isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır.
Şu durumda, İtiraz Hakem Heyetince söz konusu maluliyet raporunun hüküm kurmaya elverişli olduğu kabul edilerek, dosyanın esası hakkında karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirmeyle başvurunun usulden reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
VII. KARAR
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA,
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2025/8889, K. 2025/14022, 13 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama