KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2025/9068 E., 2025/15079 K.·Sigorta Tahkim Komisyonu İtiraz Hakem Heyeti Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyeti
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Kasım 2025
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2025/KIT-829
- Sayısı
- K-2021/41183
Karar Metni
1.185 kelime·6 dk okuma·11 bölüm
İtiraz Hakem Heyeti kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde, 12.09.2019 tarihinde davalının zorunlu trafik sigortacısı olduğu araç ile davacı idaresindeki motosikletin karıştığı kazada davacının yaralandığını belirterek fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla sürekli iş göremezlik ve geçici iş göremezlik tazminatı ve rapor ücreti olmak üzere toplam 16.000,00 TL tazminatın davalıdan tahsilini talep etmiş, 17.02.2021 tarihli dilekçe ile talebini toplam 163.029,00 TL olarak yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; usule uygun başvuru yapılmadığını, kusuru ve maluliyeti kabul etmediklerini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; başvurunun kısmen kabulüne, 154.817,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 06.11.2020 tarihinden itibaren işleyen yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ
Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararına karşı süresi içinde davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince; itirazın reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararının süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairenin 14.02.2024 tarihli ve 2023/12509 Esas, 2024/1553 Karar sayılı ilamıyla;
"1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıda yer alan bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Davaya konu trafik kazasına ilişkin olarak resmi görevliler tarafından düzenlenen kaza tespit tutanağında; davalı şirkete sigortalı araç sürücüsüne sola dönüş kurallarına riayet etmemek (KTK 53/1b) kuralını ihalden kusur verilmiş, davacı sürücüye ise hız kurallarını ihlal etmek (KTK 52/1b) kuralını ihlal ettiğinden bahisle kusur verilmiştir. Hakem heyeti tarafından benimsenen kusur raporunda ise davalı şirkete sigortalı araç sürücüsüne tam kusur verilmiş, davacı sürücüye ise kusur verilmemekle kaza tespit tutanağı ile çelişki oluşmuştur. Davalının sorumluluğu ile derecesinin belirlenmesi bakımından, kusur tespitinin tereddüde yer bırakmayacak şekilde yapılması gerektiği dikkate alındığında, eksik incelemeyle karar verildiği izahtan uzaktır.
Açıklanan nedenler karşısında İtiraz Hakem Heyeti'nce; konusunda uzman bilirkişi heyetinden, tüm dosya kapsamı incelenmek suretiyle, (ceza dosyası var ise dosya arasına alınarak) kaza tespit tutanağı ile hükme esas alınan kusur raporu arasındaki çelişkiyi gideren, ayrıntılı, gerekçeli, denetime açık bir rapor alınarak, oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle karar verilmesi doğru görülmemiş ve kararın bozulması gerekmiştir.
3. Sürekli iş gücü kaybı tazminatının belirlenmesinde, davacının son gelir durumu ile birlikte muhtemel yaşam süresinin ve bu sürenin ne kadarında aktif çalışma hayatının devam edeceği, ne kadarında pasif döneme bulunacağının tespiti önem arz etmektedir.
Çalışma hayatının, aktif çalışma dönemi ve emeklilik dönemi olan pasif devre olarak ayrılması ve özel yasalarında çalışma süreleri ayrık olarak belirtilmemiş (asker, polis vb. gibi) kişiler yönünden 60 yaşın aktif çalışma devresini, bakiye yaşam süresi varsa kalan sürenin de pasif çalışma dönemini oluşturduğu; sürekli iş gücü kaybı nedeniyle tazminatın hesabında, pasif devrede de zararın oluşacağı ve bu zararın asgari ücret düzeyinde bir zarar olacağının kabulü gerektiği Dairemizin yerleşik içtihatlarındandır.
Özel yasaları gereği çalışma süreleri ayrık olarak düzenlenenler dışında kalan kişiler yönünden, aktif-pasif devre ayrımı anılan şekilde yapılmakla birlikte; asker, polis gibi özel yasaları ile çalışma süreleri farklı belirlenen kişiler için sürelerin bu yasalardaki düzenlemelere göre belirlenmesi gerekmektedir.
Somut olayda; hükme esas alınan hesap bilirkişi raporunda yeni genel şartlardan bahsederek davacının 65 yaşına kadar aktif, 65 yaş sonrası pasif dönem ayrımı yapılarak muhtemel bakiye ömür süresine göre tazminatın belirlendiği görülmektedir. Oysaki kaza tarihi gözetildiğinde , Dairenin yerleşik uygulaması gereği, davacının 60 yaşına kadar olan muhtemel yaşam süresinin aktif devre ve 60 yaşından sonraki muhtemel ömür süresinin pasif devre olarak belirlenmesinden sonra, pasif devre için AGİ dahil edilmemiş asgari ücret üzerinden hesaplama yapılması gerekmektedir. Bu yönüyle rapor hatalı olup, eksik inceleme ile karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
4. Zararın meydana gelmesinde veya artmasında mağdurun da kusurunun bulunması halinde söz konusu olan müterafik kusur 6098 sayılı TBK'nın 52 nci maddelerinde düzenlenmiştir. Mağdurun kusurunun zararın meydana gelmesinde başlıca etken olması halinde zarar verenin sorumluluğunun kalkması söz konusu olabileceği gibi belirlenen kusura göre zarar ve ziyandan indirim yapılmasını da gerektirebilir.
Somut olayda her ne kadar İtiraz Hakem Heyeti tarafından kask ve koruyucu ekipman takıp takmadığı belirsiz olduğundan müterafik kusur indirimi yapılmasına yer olmadığına karar verilmiş ise de, hükme esas alınan 06.10.2020 tarihli maluliyet raporuna göre maluliyetinin bir kısmı yüz bölgesinde kalıcı iz olarak belirtilmiştir.
Bu durumda, davacının koruyucu ekipman olan kask kullanmaksızın motosiklete bindiği dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Müterafik kusur indiriminde, her somut olayın özelliğine göre olayın meydana geliş tarzı ve zararın artmasında zarar görenin kusurlu davranışının sonuca etkisi değerlendirilerek uygun oranda bir indirim yapılması gerekmektedir. Buna göre hesaplanan tazminattan Daire uygulamalarına göre 6098 sayılı TBK'nın 52 nci maddesi gereğince %20 oranında müterafık kusur indirimi yapılması gerekirken, yazılı olduğu şekilde karar verilmesi de doğru görülmemiştir.
5.5684 sayılı Kanun'un 30 uncu maddesinin (17) numaralı fıkrası, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’in 16/13 üncü ve AAÜT’nin 17/2 nci maddeleri bir bütün olarak yorumlandığında tarafların avukat ile temsil edildiği hâllerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücretinin, her iki taraf için de AAÜT’de yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biri olarak hükmolunması gerektiği anlaşılmaktadır.
Bu itibarla; İtiraz Hakem Heyetince davacı lehine hükmedilecek vekâlet ücretine ilişkin olarak anılan mevzuat uyarınca maktu vekâlet ücretinin altında kalmamak kaydıyla asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin 1/5’i oranında vekâlet ücreti yerine nispi ve tam vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmamıştır." gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.
B. İtiraz Hakem Heyetince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; başvuru sahibinin talebinin kısmen kabulüne, 123.314,48 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 06.11.2020 tarihinden itibaren işleyen yasal faizi ile sigorta şirketinden alınarak başvurana ödenmesine, 30.828,62 TL bakımından müterafik kusur sebebiyle talebin reddine, fazlaya ilişkin 6.735,89 TL talebin reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; müterafik kusur indirimi yapılmasının hatalı olduğunu, vekalet ücretinin hatalı belirlendiğini beyan etmektedir.
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; başvuran tarafından yapılmış geçerli bir başvuru bulunmadığını başvurunun usulden reddi gerektiğini, hükme kesas alınan maluliyet raporunun mevzuata uygun olmadığını, Kusur raporunun hatalı olduğunu, müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, aktüer raporunda hesaplamanın hatalı olduğunu, geçici iş göremezlik ve geçici bakıcı gideri tazminatının poliçe kapsamında bulunmadığını, sigorta şirketinin sorumlu olmadığını, soruşturma dosyasının celbedilerek uzlaşma bulunup bulunmadığının tespiti gerektiğini beyan etmektedir.
B. Gerekçe
Uyuşmazlık; davalı tarafından trafik sigortalı aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı sürücünün sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir.
Temyizen incelenen kararın bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Taraf vekillerinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının ONANMASINA,
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2025/9068, K. 2025/15079, 5 Kasım 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama