KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2025/9455 E., 2025/15745 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Kasım 2025
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2020/23 E. 2025/93 K.
Karar Metni
585 kelime·3 dk okuma·10 bölüm
İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalıların ..
Devlet Hastanesi tarafından gerçekleştirilen 01.09.2008 tarihli ve 2840 ihale onay sayılı 740/10 tıbbi sarf malzemesi alımına ilişkin yapılan ihalede gerekli fiyat araştırmasını yapmadan belirli firmalardan yüksek fiyatla hizmet alımı yapılarak ihalesi yapılan hizmetlerin rayiç fiyatından daha yüksek bedelle alınması ve yaptırılması suretiyle kamu zararına sebebiyet verildiğini, hastane ihtiyacı tıbbi malzemelerin alımı için 238 kalemin ihalesine çıkıldığı,
11 kalem malzemeye fiyat alınamadığı veya numunelerin beğenilmemesi sebebiyle hastanede hizmetlerin aksamaması için malzemelerin alınması teklif edilmiş ve malzemelerle ilgili teknik şartnamalerin hazırlandığını, 11 kalem malzemenin alınmasına dair düzenlenen 01.09.2008 tarihli 2840 sayılı ihale onay belgesinde malzemelerin 4734 sayılı Yasa'nın 22/f maddesine göre doğrudan temin usulü ile alınması hususunun belirtildiğini, 3 firmadan alınan fiyatlarla yaklaşık maliyetin 114.200,00 TL olarak belirlendiğini, yaklaşık maliyetin altında ve 107.250,00 TL fiyat veren ..
Medikal firmasından alınmasına komisyon tarafından karar verildiğini, .., .. ve ..
Ticaret Odası Başkanlıklarından bildirilen fiyatların ortalaması, hastane başhekimliğinden almış olduğu fiyatlarla karşılaştırıldığı ve bu alımda kurum 48.665,00 TL'lik zarara uğratıldığını, kamu zararının yanlış ihale usulünü seçen ve yaklaşık maliyet tespitinde yeterli ve gerekli araştırmayı yapmamak suretiyle 48.665,00 TL kurum zararının yasal faizi ile birlikte kusurlu olan davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekilleri cevap dilekçelerinde; davacı tarafın iddialarının gerçeği yansıtmadığını, müvekkillerinin kurum zararına sebebiyet vermediklerini, müfettiş raporlarının doğru olmadığını, giderilmesi gereken bir kurum zararının bulunmadığını, müvekkillerinin dava konusu kurum zararına sebebiyet vermediklerini ve zarardan sorumlu olmadıklarını beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 05.04.2016 tarihli, 2013/198 Esas ve 2016/101 Karar sayılı kararıyla davanın kabulü ile 52.558,20 TL'nin ödeme tarihi olan 06.10.2008 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı kuruma verilmesine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Mahkeme kararına karşı süresi içinde davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Dairenin 13.12.2018 tarihli, 2016/14157 Esas ve 2018/7955 Karar sayılı ilamıyla; ceza yargılaması sonucunun beklenilmesi gerektiği gerekçesiyle mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla davanın reddine karar verilmiştir. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; gerekli araştırma yapılmadan hüküm kurulmasının hatalı olduğunu, sadece firmalar ile bir meslek odasından alınan fiyatlarla yaklaşık maliyet belirlenmesinin hatalı olduğunu, ceza yargılamasında verilen kararın hukuk hakimini bağlamayacağını, hükme esas alınan son bilirkişi raporunun denetime açık olmadığını, ihale mevzuatına aykırı hareket edildiğinin açık olduğunu ileri sürerek mahkeme kararının bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, kurum zararının ödetilmesine ilişkin tazminat istemidir. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen kararın bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2025/9455, K. 2025/15745, 26 Kasım 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama