KÜNYE
5. Ceza Dairesi 2006/11462 E., 2010/4250 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Haziran 2010
Karar Metni
316 kelime·2 dk okuma
Reşit olmayan kimseyi rızasıyla kaçırıp alıkoyma ve reşit olmayan mağdureyle rızasıyla cinsi münasebette bulunma suçlarından sanık ...’in yapılan yargılanması sonunda; sanık ile mağdurenin evlenmeleri nedeniyle sanık hakkındaki kamu davalarının teciline dair, Alaşehir Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 12.10.2005 gün ve 2005/218 Esas,
2005/585 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay’ca incelenmesi katılanlar vekili tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü: 765 sayılı Türk Ceza Kanunun 434. maddesinin aynı Yasanın 430/2. maddesi yönünden Anayasa'ya aykırılığı nedeniyle iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesi'nin 25.03.2004 gün ve 2001/478 Esas, 2004/38 sayılı kararının suçun işlenmesinden önce 11.11.2004 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe girmiş olması karşısında,
mağdure ile evlenmesi nedeniyle sanık hakkındaki kamu davasının 434. maddeye göre teciline karar verilmesi olanağının ortadan kalktığı gibi 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK.nun 26/2. maddesinin "kişinin üzerinde mutlak surette tasarruf edilebileceği bir hakkına ilişkin olmak üzere, açıkladığı rızası çerçevesinde işlenen fiilden dolayı kimseye ceza verilmez" hükmü karşısında 18 yaşı içerisindeki mağdureyi rızasıyla kaçırıp alıkoyan sanığın aynı Yasanın 109. maddesi anlamında hukuka aykırı bir davranışından söz edilemeyeceği,
rızanın fiili hukuka uygun hale getirdiği ve 7/1. madde de dikkate alınarak sanığın kaçırıp alıkoyma suçundan beraeti yerine kamu davasının ertelenmesine karar verilmesi, Hükümden sonra 25.02.2006 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren, Anayasa Mahkemesi'nin 23.11.2005 gün ve 2005/103-89 sayılı kararıyla 5237 sayılı TCK.nun 104/2. maddesinin iptal edilmiş olması ve suç tarihi itibariyle 18 yaşı içinde bulunan mağdurenin 25.07.2005 tarihli oturumda alınan beyanında sanık hakkında şikayetçi olmaması nedeniyle,
Yargıtay 5. Ceza Dairesi, E. 2006/11462, K. 2010/4250, 3 Haziran 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama