KÜNYE
5. Ceza Dairesi 2006/11903 E., 2010/6133 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Temmuz 2010
Karar Metni
431 kelime·2 dk okuma
Zimmet, özel be1gede sahtecilik ve denetim görevini ihmal ederek zimmete neden olmak suçlarından sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ...’nun yapılan yargılanmaları sonunda; sanık ...’nin atılı özel belgede sahtecilik suçundan beraetine, zimmet suçundan açılan davada eylemlerinin ise güveni kötüye kullanma suçunu oluşturduğunun kabulü ile mahkümiyetine, diğer sanıkların ise atılı denetim görevini ihmal ederek zimmete neden olmak suçundan beraetlerine dair, Ödemiş Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 30.09.2005 gün ve 2004/109 Esas,
2005/216 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtay'ca incelenmesi sanık ... müdafii ve katılan vekili tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay C.Başsavcılığından tebliğname ile daireye gönderilmekle incelendi;
Sanık ... hakkında hükmolunan ceza tutarına göre müdafiin duruşma isteğinin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nun 318. maddesi uyarınca reddiyle, duruşmasız inceleme yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Sanık ...’nin hizmet içi eğitim kursuna katılması nedeniyle yol gideri olarak ödediği otobüs biletleri üzerinde tahrifat yaparak fazladan 16 TL alması eyleminin 765 sayılı TCK.nun 504. maddesinde düzenlenen kamu kurumunu dolandırmak suçunu oluşturacağı, bu suçun da kanunda öngörülen cezasının üst sınırı itibariyle 765 sayılı TCK.nun 102/4 ve 104/2. maddelerine göre 7 yıl 6 aylık asli ve ilave zamanaşımına tabi olduğu,
suç tarihi ile inceleme günü arasında bu sürenin gerçekleştiği, diğer sanıklara atılı denetim görevini ihmal ederek zimmete neden olmak suçunun da tabi olduğu 765 sayılı TCK.nun 203/1 maddesinde öngörülen cezanın tür ve tutarına nazaran aynı Yasanın 102/4. maddesinde belirlenen 5 yıllık asli zamanaşımına tabi olduğu,
sorgu tarihleri ile inceleme günü arasında bu sürenin gerçekleştiği anlaşılmakla 5237 sayılı TCK.nun 7/2. maddesi ile 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi de gözetilmek suretiyle hükümlerin CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden sanıklar hakkında açılan kamu davalarının aynı Yasanın 322 ve 5271 sayılı CMK.nun 223/8. maddeleri uyarınca zamanaşımı sebebiyle DÜŞMESİNE,
Sanık ... hakkında güveni kötüye kullanma suçundan kurulan hükmün yapılan temyiz incelemesinde;
Mahkemece Telekom’un Anonim Şirket olması ve 233 sayılı kanun hükmündeki kararnameye ait mevzuatın uygulanamayacağı gerekçesiyle sanığın güveni kötüye kullanma suçundan mahkümiyetine karar verilmişse de; suç tarihi itibariyle Telekom’daki kamu hissesinin yüzde ellinin altına düşmediği, yani özelleştirme idaresi tarafından hisse satışının bu tarihte henüz gerçekleştirilmediği, hizmetlerin idarece atanmış 399 sayılı kanun hükmündeki kararnameye ve 1475 sayılı yasaya tabi personel ve yapılan protokoller uyarınca Posta İşletmeleri çalışanları tarafından görüldüğü,
bu durumda Telekom personelinin Telekom’un para ve mal varlığına karşı işleyecekleri suçun zimmet olarak kabul edilmesi ve sanığın dosya içeriğine uygun olarak oluşumu benimsenen eylemi nedeniyle bu suçtan lehe yasa hükümleri uyarınca cezalandırılması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
Yargıtay 5. Ceza Dairesi, E. 2006/11903, K. 2010/6133, 12 Temmuz 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama