KÜNYE
5. Ceza Dairesi 2008/13737 E., 2010/7542 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Ekim 2010
Karar Metni
564 kelime·3 dk okuma
Nitelikli zimmet suçundan sanıklar ..., ... ve ...'in, sahtecilik suçundan sanık ...'in yapılan yargılanmaları sonunda; ... ve ...'in atılı suçlardan beraetlerine, ... ve ...'ın basit zimmet suçundan mahkümiyetlerine dair, Bursa 2. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 20.12.2006 gün ve 2003/328 Esas, 2006/586 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay’ca incelenmesi sanıklar ... ve ... müdafiileri ve katılanlar vekilleri tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C.Başsavcılığından tebliğname ile daireye gönderilmekle incelendi;
Tayin olunan ceza miktarına göre sanık ... müdafiin duruşmalı inceleme talebinin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nun 318. maddesi uyarınca reddiyle incelemenin duruşmasız yapılmasına karar verilerek gereği düşünüldü:
Delilleri takdir ve gerekçesi gösterilmek suretiyle sanık ... hakkında verilen beraat hükmü usul ve kanuna uygun olduğundan yerinde görülmeyen katılan vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,
Sanıklar ..., ... ve ... hakkında kurulan hükümlere yönelik temyiz itirazlarına gelince;
Çakırca Tarım Kredi Kooperatifi müdürü sanık ... ve yetkili memur ...'ın, hakkında beraet kararı verilen hizmetli ... ile birlikte depoda bulunması gerekip de noksan olan 22 kalem emtiayı zimmetlerine geçirdikleri iddia edilmiş ise de; depo sorumlusu ... kooperatifte bulunmadığı zamanlarda, her iki sanığın da mal teslimi yapmaları nedeniyle, depodaki açığın ne zaman, nasıl ve kim tarafından meydana getirildiğinin kesin olarak saptanamaması, sanık ...'ın savunmasında kasadan sorumlu olduğunu, usulsüz işlem yapmadığını, olayları ablası ...
Korkmaz ve kızı ...
Kavlak marifetiyle ihbar ettiğini bildirmesi karşısında; adları geçenlerin tanık sıfatıyla dinlenilerek olaya ilişkin bilgilerinin sorulması, isimsiz ihbar mektuplarındaki yazıların bu kişilerin eli ürünü olup olmadığının araştırılması, sanıkların iştirak iradelerinin tartışılması, sanık ...'ın mevzuata aykırı olarak kooperatif kasasından avans çekip müfettiş soruşturması başlamadan önce peyderpey ödemeye başlaması eyleminde; temellük kastının tartışılmasından sonra sonucuna göre iddia, savunma ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek sanıkların hukuki durumlarının tayin ve takdiri yerine yazılı şekilde hüküm kurulması,
Müştekilerin beyanları, ekspertiz raporu ve tüm dosya içeriğine göre sanık ...'ın kooperatif ortağı katılanlar adına düzenlediği, aldatıcılık yeteneği bilirkişilerce belirlenen sahte borç senetleri ile denetim ve muhafaza yükümlülüğü altında bulunan kooperatif mal ve paralarını maledinmek suretiyle gerçekleştirdiği eylemlerinin ise müteselsil nitelikli zimmet vasfında olduğu nazara alınmadan basit zimmetten mahkumiyetine karar verilmesi,
5252 sayılı Yasanın 9/3, CMK.nun 34 ve 230. maddelerine uygun olarak lehe olan hükmün önceki ve sonraki kanunların bütün hükümlerinin olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçlarının birbiriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenmesi ve her iki kanunla ilgili uygulamanın denetime olanak verecek şekilde kararda gösterilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Lehe olduğu kabul edilen 5237 sayılı TCK.nun 212. maddesindeki “sahte resmi veya özel belgenin bir başka suçun işlenmesi sırasında kullanılması halinde, hem sahtecilik hem de ilgili suçtan dolayı ayrı ayrı cezaya hükmolunur” şeklindeki düzenleme nedeniyle sahtecilik suçundan da mahkümiyet hükmü kurularak sonucuna göre karşılaştırma yapılması suretiyle lehe Yasanın belirlenmesi gerektiğinin düşünülmemesi,
TCK.nun 248. maddesinin uygulanması bakımından zimmet kabul edilen miktarın açıkça karar yerinde gösterilmemesi,
Kabule göre de;
Sanıklar ..., ... ve ...'in depo açığından birlikte sorumlu oldukları ve noksanlığın bu sanıkların zimmetlerinde olduğu kabul edildiği halde hüküm kısmında sanık ...'in beraetine karar verilmesi suretiyle gerekçe ile hüküm arasında çelişki oluşturulması,
Hükümlerden sonra 08.02.2008 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren ve TCK.nun 7/2. maddesi uyarınca sanıklar yararına olan 5728 sayılı Kanunun 562. maddesinin 1. fıkrası ile değişik CMK.nun 231/5. maddesinde hapis cezası için öngörülen sınırın 2 yıla çıkarılması ve anılan maddenin 2. fıkrası ile de 231/14. maddesindeki soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı suç olma koşulunun kaldırılması karşısında, mahkemece hükümlerin açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağının karar yerinde tartışılması lüzumu,
Yargıtay 5. Ceza Dairesi, E. 2008/13737, K. 2010/7542, 14 Ekim 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama