KÜNYE
5. Ceza Dairesi 2008/8364 E., 2012/4893 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Mayıs 2012
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Suç
- Zimmet, görevi ihmal, özel belgede sahtecilik
- Hüküm
- Mahkümiyet
Karar Metni
392 kelime·2 dk okuma
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Sanığın oda hesaplarına ilişkin olarak müfettiş raporundan sonra ibraz ettiği yedi adet faturanın üzerinde oynama yaptığı, bu suretle zimmet miktarını kapatmaya çalıştığı, ibraz edilen faturaların suçun işlendiği sırada değil, eylemin ortaya çıkmasından sonra düzenlendiği,
5237 sayılı TCK'nın 212. maddesindeki "sahte resmi veya özel belgenin bir başka suçun işlenmesi sırasında kullanılması halinde, hem sahtecilik hem de ilgili suçtan dolayı ayrı ayrı cezaya hükmolunur" şeklindeki düzenleme uyarınca gerçeğe aykırı sahte fatura düzenlemek suretiyle gerçekleştirilen eylemlerinde sahtecilik suçunun unsurlarının bulunup bulunmadığının karar yerinde tartışılması ve sahteciliğin varlığının kabulü halinde bu suçtan da mahkümiyet hükmü kurularak,
bunlara göre lehe yasa karşılaştırması yapılıp hüküm kurulması gerekirken, 765 sayılı TCK'nın 202/1 ile 5237 sayılı TCK'nın 247/1. maddeleri karşılaştırılarak lehe yasa değerlendirilmesi yapılıp ayrıca görevi ihmal suçundan da hüküm kurulması gerekirken tüm eylemlerin zincirleme zimmet olarak kabulü, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Hasköy Ziraat Odası yönetim kurulu başkanı olan sanığın odanın hesaplarından aldığı 5.798 TL'yi oda harcamaları için kullandığına ilişkin geçerli bir harcama belgesi ibraz etmeyerek mal edinmek suretiyle atılı zimmet suçunu işlediği anlaşılmakla; yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak;
5237 sayılı TCK'nın 53/5. maddesinde yer alan "... cezanın infazından sonra işlemek üzere, hükmolunan cezanın yarısından bir katına kadar bu hak ve yetkinin kötüye kullanılmasının yasaklanmasına karar verilir" şeklindeki düzenlemeye göre; cezanın bir katından anlaşılması gerekenin, cezanın kendisi olup sanık hakkında hükmedilen 4 yıl 2 ay hapis cezasını geçemeyeceği gözetilmeden 5 yıl süreyle 53/1-a maddesindeki hak ve yetkileri kullanmaktan yasaklanma kararı verilmesi,
kanuna aykırı ve temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK'nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, aynı Yasanın 322. maddesi uyarınca, hüküm fıkrasından 53/5. maddesinin uygulanmasına ilişkin kısmın çıkarılıp,
Yargıtay 5. Ceza Dairesi, E. 2008/8364, K. 2012/4893, 8 Mayıs 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama