KÜNYE
5. Ceza Dairesi 2010/9748 E., 2011/3646 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Mayıs 2011
Karar Metni
405 kelime·2 dk okuma
Zimmet suçundan sanıklar ..., ... ile görevi ihmal suçundan sanık ... ve denetim görevini ihmal ederek zimmetin oluşumuna neden olma suçundan sanık ...’nun yapılan yargılanmaları sonunda; sanıklar ..., ... ve ...’ın atılı suçlardan, sanık ...’ün eyleminin görevi ihmal suçunu oluşturduğunun kabulü ile mahkümiyetlerine dair, ... Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 02.06.2009 gün ve 2006/237 Esas, 2009/121 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtay’ca incelenmesi sanıklar ..., ... ..., ... ... ... müdafiileri, katılan vekili ve O Yer Cumhuriyet Savcısı tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C.Başsavcılığından tebliğname ile daireye gönderilmekle incelendi;
Sanık ... hakkında denetim görevini ihmal ederek zimmete neden olmak suçundan kurulan hükme yönelik bir temyiz talebi bulunmadığı anlaşıldığından incelemenin sanıklar ..., ... ve ... hakkında kurulan hükümlere yönelik temyiz itirazlarıyla sınırlı olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Delillerle iddia ve savunma duruşma gözönünde tutularak tahlil ve takdir edilmiş sübutu kabul olunan fiillerin unsurlarına uygun şekilde tavsif ve tatbikatı yapılmış bulunduğundan sanık ... müdafiin temyiz itirazlarının reddiyle zimmet suçundan kurulan hükmün ONANMASINA,
Sanıklar ... ve ... hakkında görevi ihmal suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Sanıkların oluşumu kabul edilen eylemlerinde 765 sayılı TCK.nun 230/2. maddesinin tatbiki için aranan “devletçe bir zarar meydana gelmesi” koşulunun bulunmadığı gözetilmeden, 5252 sayılı Yasanın 9/3 ve CMK.nun 34 ve 230. maddeleri uyarınca lehe olan hükmün belirlenmesinde esas olacak eski ve yeni kanun karşılaştırmasında 765 sayılı TCK.nun 230/1. maddesi yerine aynı Yasanın 230/2. maddesi uyarınca değerlendirme yapılıp anılan bu madde uyarınca uygulama yapılması,
Hükümden sonra 19.12.2010 tarihinde yürürlüğe giren 6086 sayılı Yasanın 1. maddesi ile TCY.nın 257/1-2. madde-fıkralarında yer alan "kazanç" sözcüğünün "menfaat" olarak değiştirilmesi ve bu fıkralarda öngörülen cezaların alt ve üst sınırlarının da indirilmesi karşısında TCY.nın 7/2. madde-fıkrasındaki "suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur" hükmü gözetilerek sanıkların hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunduğunun gözetilememesi,
Kabule göre de;
Sanıklar hakkında alt sınırdan ayrılınmayı gerektirir bir durum bulunmadığından bahisle hapis cezası alt sınırdan uygulandığı halde 765 sayılı TCK.nun 20/2. maddesi uyarınca geçici olarak kamu hizmetlerinden yasaklanma cezasının alt sınırının 3 ay olduğu nazara alınmadan teşdiden uygulama yapılmak suretiyle hükümde karışıklık yaratılması,
Yargıtay 5. Ceza Dairesi, E. 2010/9748, K. 2011/3646, 3 Mayıs 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama