KÜNYE
5. Ceza Dairesi 2011/2727 E., 2012/13187 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Aralık 2012
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Suç
- Zimmet
- Hüküm
- Mahkümiyet
Karar Metni
270 kelime·1 dk okuma
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
3568 sayılı Serbest Muhasebecilik Serbest Mali Müşavirlik ve Yeminli Mali Müşavirlik Kanununun 2. maddesine göre serbest muhasebecilerin sadece “… mevzuat hükümleri gereğince defter tutmak, bilanço, kar-zarar tablosu ve beyannameler ile diğer belgeleri düzenlemek ve benzeri işleri yapmakla…” görevli kılındıkları, buna göre serbest muhasebecinin kayıtlarını tuttuğu mükellefin sigorta primi, vergi borcunu yatırmak veya diğer parasal işlerini takip etmek gibi bir görevinin bulunmadığı gibi bunun da ötesinde.
Serbest Mali Müşavirler ve Yeminli Mali Müşavirler Odaları Birliğinin 26/01/1996 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan Mecburi Meslek Kurallarına İlişkin Genelgenin 1. maddesinde “Meslek mensuplarının müşteri adına üçüncü kişilere (Vergi Dairesi, SSK, Bağ-Kur ve benzeri kurumlara) ödeme yapmak üzere her ne isim altında olursa olsun para, çek, senet ve bunun gibi mali değerlerini alamazlar” hükmünün düzenlenmiş olduğunun anlaşılması karşısında, müştekinin sanığa vergi ve prim borçlarını yatırması için para tevdii etmesinin muhasebecilik mesleğini icra etmeyen herhangi bir üçüncü kişiye para tevdii etmesinden hukuken bir farkının bulunmadığı,
söz konusu tevdiin aradaki hizmet ilişkisinden değil sanığın şahsına duyulan güvenden kaynaklandığı, dolayısıyla, davaya konu olan eylemin 5237 sayılı TCK'nın 155/1. maddesinde tanımlanan "güveni kötüye kullanma" suçu niteliğinde olduğu gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
Yargıtay 5. Ceza Dairesi, E. 2011/2727, K. 2012/13187, 18 Aralık 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama