İçeriğe geç
AC
5. Ceza Dairesi Esas: 2012/6621 Karar: 2013/5150 Tarih: 2013

Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2012/6621 K.2013/5150

5. Ceza Dairesi 2012/6621 E. , 2013/5150 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : İkna suretiyle irtikap ve bu suça teşebbüs HÜKÜM : Mahkümiyet Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü: Dairemizce de benimsenen Yargıtay CGK'nın 18/09/2012 gün 2012/420 E. 201

Karar Özeti

5. Ceza Dairesi 2012/6621 E. , 2013/5150 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : İkna suretiyle irtikap ve bu suça teşebbüs HÜKÜM : Mahkümiyet Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü: Dairemizce de benimsenen Yargıtay CGK'nın 18/09/2012 gün 2012/420 E. 201

Karar Detayı

5. Ceza Dairesi 2012/6621 E. , 2013/5150 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : İkna suretiyle irtikap ve bu suça teşebbüs HÜKÜM : Mahkümiyet Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü: Dairemizce de benimsenen Yargıtay CGK'nın 18/09/2012 gün 2012/420 E. 2012/1771 K. sayılı kararı da nazara alınarak 6352 sayılı Yasanın geçici 2. maddesinin sadece karşılıksız yararlanma suçlarını kapsadığı anlaşıldığından anılan Kanunun irtikap suçu yönünden getirdiği düzenlemeler de gözetilerek yapılan incelemede; Sanık hakkında katılan ...'ye yönelik ikna suretiyle irtikap suçundan kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak; TCK'nın 53/5. maddesi uyarınca hak yoksunluğuna hükmedilirken infazda karışıklığa neden olacak şekilde anılan maddenin birinci fıkrasındaki hangi hak ve yetkilerin kullanılmasının yasaklanmasına karar verildiğinin gösterilmemesi, Hükümden sonra yürürlüğe giren 6352 sayılı Yasanın 86. maddesi ile eklenen 5237 sayılı TCK'nın 250/4. maddesinde suç konusunun değeri ve mağdurun ekonomik durumuna göre cezada indirim öngörülmesi karşısında, mahkemesince yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması, Sanık hakkında katılan ...'e yönelik ikna suretiyle irtikaba teşebbüs suçundan kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde ise; Sanığın çekilen kura sonucunda bayi olmaya hak kazanan katılana daha önce aynı işyerinde başka bir kişiye ait sayısal oyun makinesi bulunmasını kastederek “burada bir makine varken sana bir makine verilmesi zor” dediği, katılanın “gereğini yapın, bana düşen bir görev varsa ben elimi taşın altına koymaya hazırım” şeklinde cevap verdiği, makine bağlanıp çalışmaya başladıktan sonra sanığın ...'da bazı kişilere para vererek makineyi bağlattığını söyleyip katılandan 3.000 TL para istediği, istenilen paranın meşru olmadığını bilen katılanın fatura veya makbuz verilmesi halinde parayı verebileceğini belirterek sanığa istediği parayı vermediği, ikna suretiyle irtikap suçunun oluşması için mağdurun hileli davranışlarla kandırılarak fail veya başkasına yarar sağlamasına veya bu yolda vaatte bulunmasına ikna edilmesi gerektiği, somut olayda katılanın istenen paranın meşru olmadığını bilmesi nedeniyle parayı ödemediği, ikna unsurunun bulunmadığı, sanığın yapılması gereken bir işin yapılması amacıyla menfaat temin etmeye çalışma şeklinde gerçekleşen eyleminin suç tarihinde yürürlükte bulunan TCK'nın 257/3. maddesi delaletiyle 257/1. maddesine ve hükümden önce 19/12/2010 tarihinde yürürlüğe giren 6086 sayılı Yasa ile TCK'nın 257/3. maddesinde yapılan değişikliğe göre ise anılan maddeye uyan görevi kötüye kullanma suçuna teşebbüs niteliğinde olduğu, hükümden sonra 05/07/2012 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren 6352 sayılı Kanunun 105/5-b maddesi ile 5237 sayılı TCK'nın 257/3. maddesinin yürürlükten kaldırılmış olması ve aynı Yasanın 87. maddesi ile 5237 sayılı TCK'nın 252. maddesinin yeniden düzenlenmesi karşısında ise eylemin basit rüşvet almaya teşebbüs suçunu oluşturacağı, lehe kanun değerlendirmesinin buna göre yapılarak sonucuna göre hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden suç vasfında yanılgıya düşülerek yazılı şekilde karar verilmesi, Kabule göre de; TCK'nın 53/5. maddesi uyarınca hak yoksunluğuna hükmedilirken infazda karışıklığa neden olacak şekilde anılan maddenin birinci fıkrasındaki hangi hak ve yetkilerin kullanılmasının yasaklanmasına karar verildiğinin gösterilmemesi, Hükümden sonra yürürlüğe giren 6352 sayılı Yasanın 86. maddesi ile eklenen 5237 sayılı TCK'nın 250/4. maddesinde suç konusunun değeri ve mağdurun ekonomik durumuna göre cezada indirim öngörülmesi karşısında, mahkemesince yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması, Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 15/05/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

İlgili Makaleler

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla