İçeriğe geç
AC
5. Ceza Dairesi Esas: 2012/6676 Karar: 2013/5973 Tarih: 2013

Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2012/6676 K.2013/5973

5. Ceza Dairesi 2012/6676 E. , 2013/5973 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : İrtikap HÜKÜM : Sanıkların görevi kötüye kullanmak suçundan mahkümiyetlerine Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü: Suç tarihinde ... TV kanalında yayınlanan “...” adlı prog

Karar Özeti

5. Ceza Dairesi 2012/6676 E. , 2013/5973 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : İrtikap HÜKÜM : Sanıkların görevi kötüye kullanmak suçundan mahkümiyetlerine Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü: Suç tarihinde ... TV kanalında yayınlanan “...” adlı prog

Karar Detayı

5. Ceza Dairesi 2012/6676 E. , 2013/5973 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : İrtikap HÜKÜM : Sanıkların görevi kötüye kullanmak suçundan mahkümiyetlerine Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü: Suç tarihinde ... TV kanalında yayınlanan “...” adlı programda, sanıkların gümrük memuru olarak görev yaptıkları ... Gümrük Müdürlüğünde yapılan gizli kamera çekimleriyle bazı yasadışı para alışverişleri gerçekleştiği, sanıkların iş sahiplerinden haksız menfaat temin ettikleri, aksi durumda ise ilgililere zorluk çıkartarak gümrük işlemlerini yavaşlattıkları iddialarının gündeme getirildiği, buna ilişkin başlatılan soruşturma ve akabindeki kovuşturma sürecindeki savunmalarında sanıkların suçlamaları reddedip, kimseden haksız para almadıklarını, yayınlanan görüntülerin montaj olduğunu belirttikleri, duruşmada tanık olarak dinlenen program yapımcıları ... ve ...'in çekimleri kendilerinin yapmadığını, ihbarcı olan “...” kod adlı bir şahsın üzerine yerleştirdikleri gizli kamerayla gerçekleştirildiğini, iddia konusu para alışverişlerini görmediklerini, öte yandan yapılan bazı çekimlerin bozuk çıktığını, bunları ayıklayıp diğer görüntüleri bir araya getirdiklerini, montajın bu şekilde yapıldığını ifade ettikleri, soruşturma ve kovuşturma sürecinde, yayınlanan görüntülerin ham (orijinal) haline ulaşılamadığı, Ankara Polis Kriminal Laboratuvarı Müdürlüğünce mevcut görüntüler üzerinde yapılan inceleme ve analiz sonucunda tetkik konusu görüntü kayıtlarının kurgusu (montajı) yapılarak yayına hazırlandığı, zaman zaman görüntülerde atlama ve karartma efekti kullanıldığı, önceki ve sonraki görüntüler arasındaki geçişlerin fark edilmesinin zor olduğu hususlarının tespit edildiği, Gümrük Müfettişlerine verdikleri ifadelerde sanık adı belirtmeksizin kendilerinden yapılan işlemlerle ilgili olarak çeşitli tutarlarda haksız para alındığını söyleyen gümrük komisyoncusu tanıklar ... ve ...'nin, savcılık ve mahkeme anlatımlarında adı geçen sanıkları tanımadıklarını, kendilerine bu şekilde para vermediklerini vurguladıkları anlaşılan olayda, hangi sanığa, hangi tarihte, hangi amaçla, kim tarafından ne miktarda para verildiğinin belli olmaması, yayınlanan görüntülerin orijinal olmayıp üzerinde çeşitli montaj işlemlerinin yapılması, çekimleri gerçekleştirdiği belirtilen “...” kod adlı ihbarcının açık kimlik bilgilerine ve ifadesine de ulaşılamaması karşısında, yüklenen suçun sanıklar tarafından işlendiğini gösterir yeterli ve somut kanıt bulunmadığı gözetilmeden oluşa ve dosya kapsamına uygun düşmeyen gerekçelerle yazılı şekilde mahkümiyet kararları verilmesi, Kabule göre de; Suçun 5237 sayılı Yasanın 53/1-a maddesindeki yetkinin kötüye kullanılması suretiyle işlenmesine rağmen sanıklar hakkında aynı Yasanın 53/5. maddesinin uygulanmaması, 5271 sayılı CMK'nın 324/1. maddesi uyarınca yargılama giderlerinden sayılan maktu avukatlık ücretinin aynı Kanunun 326/2. maddesi gözetilerek sanıklardan payları oranında tahsiline karar verilmesi gerekirken, yasal dayanağı bulunmayan biçimde “müteselsilen” tahsiline hükmedilmesi, Hükümden sonra 05/07/2012 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren 6352 sayılı Kanunun 105/5-6. maddesi ile 5237 sayılı TCK'nın 257/3. maddesinin yürürlükten kaldırılmış olması ve aynı Yasanın 87. maddesi ile 5237 sayılı TCK'nın 250. maddesinin yeniden düzenlenmesi karşısında her iki kanun hükümleri karşılaştırılarak TCK'nın 7/2. madde-fıkrasındaki "suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur" hükmü gözetilerek, sanıkların hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesi zorunluluğu, Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafiilerin ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 30/05/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

İlgili Makaleler

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla