KÜNYE
5. Ceza Dairesi 2013/2209 E., 2014/5861 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Mayıs 2014
- Tebliğname No
- 5 - 2012/234549
- Mahkemesi
- Şırnak Ağır Ceza Mahkemesi
- Tarihi
- 22/03/2012
- Numarası
- 2010/795 Esas, 2012/118 Karar
- Suç
- Rüşvet almak ve vermek
Karar Metni
455 kelime·2 dk okuma
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi; Sanık E.. İ.. hakkında görevi kötüye kullanma suçundan dolayı CMK'nın 231/5. maddesi uyarınca verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararın temyiz olanağı bulunmayıp, aynı Kanunun 5560 sayılı Kanun ile değişik 231/12. maddesine göre itiraza tabi olduğu ve yapılan itirazın da Siirt Ağır Ceza Mahkemesince reddedildiği anlaşılmakla, sanık S.. K.. hakkında rüşvet verme suçundan verilen beraet hükmü ile sınırlı temyiz incelemesi yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Türkiye Turing ve Otomobil Kurumu Derneğince iş sözleşmeleri fesh edilen işçilere ilişkin olarak 4447 sayılı İşsizlik Sigortası Kanununun 48. maddesi gereğince 15 gün içinde yapılması gereken bildirimin süresinde postaya verilmesine rağmen sürenin geçmesinden sonra Şırnak İş-Kur İl Müdürlüğüne ulaştığı, hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilen Şırnak İş-Kur İl Müdürü Erdoğan'ın dernek avukatı sanık Sevgi ile görüşerek,
aslında süresinde olan bildirim işlemiyle ilgili olarak dernek aleyhinde idari para cezası tesis edilmemesi için bildirim işleminin süresinde gösterileceğinden bahisle bu iş karşılığında dernekten dizüstü bilgisayar talep ettiği, sanığın dernek tarafından Şırnak İş-Kur İl Müdürlüğüne verilmek üzere kendisine teslim edilen bilgisayarı dernek çalışanı aracılığıyla Erdoğan'a gönderdiği, Erdoğan'ın ise bilgisayarı kurum envanterine kaydetmeyerek kişisel işlerinde kullandığı,
Erdoğan'ın eyleminin esasen süresinde olan bildirim işlemi nedeniyle idari para cezası tesis edilmemesi karşılığında yani yapmaması gereken bir işi yapmaması için menfaat temin edilmesi niteliğinde olduğu, TCK'nın rüşveti tanımlayan ve 05/07/2012 tarihinde
yürürlüğe giren 6352 sayılı Kanun ile değişiklik yapılıncaya kadar yürürlükte kalan 252/3. maddesinde "Rüşvet, bir kamu görevlisinin, görevinin gereklerine aykırı olarak bir işi yapması veya yapmaması için kişiyle vardığı anlaşma çerçevesinde bir yarar sağlamasıdır." denilerek sadece nitelikli rüşvete yer verildiği, kamu görevlisinin yapması gereken bir işi yapması ya da yapmaması gereken işi yapmaması için yarar sağlanmasının (05/07/2012 tarihine kadar) rüşvet suçu kapsamında bulunmadığı,
bu nedenle suç tarihinde yürürlükte bulunan TCK'nın 257/3. maddesinde düzenlenen görevinin gereklerine uygun davranmak için çıkar sağlama suçu kapsamında kaldığı, 05/07/2012 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren 6352 sayılı Kanunun 105/5-6. maddesi ile 5237 sayılı TCK’nın 257/3. maddesi yürürlükten kaldırılmış ise de aynı Yasanın 87. maddesi ile TCK’nın 252'nci maddesinin yeniden düzenlenmesi ve bu eylemin rüşvet olarak tanımlanması karşısında daha sonraki yasal düzenlemelerin aleyhe hükümler içermesi nedeniyle Erdoğan'ın eyleminin TCK'nın 257/3. maddesinin 6086 sayılı Kanun ile değiştirilmeden önceki ilk haline uyduğu,
adı geçen sanığın özgü suç niteliğinde olan görevi kötüye kullanma suçuna yardım eden sıfatıyla iştirak eden Sevgi'nin bu suçtan dolayı TCK'nın 40/2. maddesi uyarınca cezalandırılması gerektiği gözetilmeden, oluşa uygun düşmeyen yetersiz gerekçelerle yazılı şekilde beraet kararı verilmesi,
Yargıtay 5. Ceza Dairesi, E. 2013/2209, K. 2014/5861, 28 Mayıs 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama