KÜNYE
5. Ceza Dairesi 2013/8100 E., 2014/12060 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Aralık 2014
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Görevi yaptırmamak için direnme, kamu görevlisine hakaret
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
395 kelime·2 dk okuma
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü: TCK'nın 265. maddesinde "görevi yaptırmamak için direnme" başlığıyla "seçenek hareketli" ve "amaçlı bir fiil" olarak düzenlenen ve görevin yapılmasını önleme maksadıyla kamu görevlisine karşı gelinmesi eylemlerini cezalandıran suç tipinde; hareketin "cebir veya tehdit" şeklindeki icrai davranışlarla işlenebileceğinin öngörüldüğü ve belirtilen tipik hareketleri içermeyen pasif direnme fiillerinin bu suçu oluşturmayacağı göz önüne alındığında;
15/07/2010 tarihli olay tutanağı içeriğine göre ihbar üzerine durdurulan araç sürücüsü Ferat'ın ruhsatı ibraz edememesi nedeniyle onunla birlikte ekip otosuna bindirilerek polis merkezine götürülen sanık ...'ın “Ben polis muhabiriyim. Sizin için gereğini yapacağım. Ben sizi gazeteye çıkaracağım.
Beni bırakın gideyim.” diyerek tepki gösterdiği anlaşılan somut olayda, kendisine yönelik bir suçlama bulunmayan bu sanığın eyleminin yasanın aradığı anlamda cebir veya tehdit içermediği, sözlerinin yasal şikayet hakkının kullanılması mahiyetinde olduğu, yüklenen suçun unsurlarını oluşturmaya elverişli olmadığı,
karakol içinde ve kontrol altında bulunduğu sırada görevlilere yönelik tehdit içeren sözler söylediği kabul edilen sanık ...'ın eylemi bakımından ise TCK'nın 106. maddesinin tartışılması gerektiği gözetilmeden yetersiz gerekçelerle her iki sanık hakkında görevi yaptırmamak için direnme suçundan mahkumiyet hükümleri kurulması ve buna bağlı olarak sanık ... hakkında TCK'nın 265/3. maddesinin uygulanması,
Kamu görevlisine hakaret suçundan hüküm kurulurken temel cezanın doğrudan TCK'nın 125/3-a maddesi uyarınca tayini gerektiğinin gözetilmemesi,
Polis merkezinde gerçekleştiği belirtilen hakaret eyleminde aleniyet unsurunun nasıl oluştuğu denetime imkan verecek şekilde gerekçeleriyle gösterilmeden TCK'nın 125/4. maddesinin uygulanması,
Adli sicil kaydına göre mükerrir olduğu anlaşılan sanık ... hakkında aynı Kanunun 58/6-7. maddelerinin uygulanmaması,
Sanık ...'in adının hüküm fıkrasına “Ferhat” olarak yazılması suretiyle infazda tereddüte yol açılması,
Direnme suçunun birden fazla kamu görevlisine karşı işlendiği kabul edilmesine rağmen TCK'nın 43/2. maddesinin uygulanmaması,
Sanık ... hakkındaki İzmir 7. Sulh Ceza Mahkemesinin 10/04/2007 tarih 2007/1237 Esas ve 2007/1915 Karar sayılı ilamının adli para cezasının miktarı itibariyle 1412 sayılı CMUK'nın 305. maddesi gereğince kesin nitelikte olduğu ve aynı Kanunun 305/son maddesi gereğince tekerrüre esas olamayacağının gözetilmemesi, ayrıca tekerrür uygulaması sırasında yasada yer almayan 30 gün süreyle ibaresine yer verilmesi,
Sanıkların müşteki polis memurlarının kendilerine kaba davranarak gereksiz yere silah çektikleri ve hakaret ettikleri şeklindeki savunmaları üzerinde durularak TCK'nın 29, 129. maddelerinin uygulanması gerekip gerekmediğinin karar yerinde tartışılmaması,
Yargıtay 5. Ceza Dairesi, E. 2013/8100, K. 2014/12060, 2 Aralık 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama