KÜNYE
5. Ceza Dairesi 2015/6450 E., 2019/2764 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Mart 2019
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Tefecilik
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
393 kelime·2 dk okuma
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü: Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak;
Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26/04/2016 tarihli ve 2014/118-2016/208 sayılı Kararında da belirtildiği üzere, tefecilik suçu ile korunan hukuki yarar ve suçun TCK'nın topluma karşı suçlar bölümünde düzenlenmesi karşısında, bu suçun mağdurunun toplumu oluşturan bireylerin tamamı, diğer bir ifadeyle kamu olduğu,
eylemin belirli bir kişinin zararına olarak işlenmesi halinde bu kişinin mağdur değil, suçtan zarar gören olacağının kabulü gerektiği, bu bağlamda TCK'nın 241. maddesinde düzenlenen tefecilik suçunun kazanç elde etmek amacıyla borç para verilmesiyle oluşacağı, bunu meslek haline getirmenin suçun unsurları içerisinde yer almadığı, değişik zamanlarda ve/veya farklı kişilere karşı tefecilik eylemini zincirleme olarak işleyen sanık hakkında TCK'nın 43. maddesinin uygulanması gerektiği, zincirleme suçlarda son suçun işlendiği günün suç tarihi olduğu,
bu itibarla hukuki kesinti oluşturan iddianame tarihinden evvel tüm eylemlerin teselsülün içerisinde değerlendirilmesi, iddianame tarihinden sonraki eylemlerin ise gerçek içtima hükümleri ve varsa kendi içinde teselsül hükümleri değerlendirilmek suretiyle karara bağlanması gerekeceği nazara alındığında.
UYAP sistemi üzerinden yapılan incelemede, sanık hakkında aynı suçtan Ceyhan 2. Asliye Ceza Mahkemesine 07/02/2012 tarihinde kamu davası açıldığı ve mahkemenin 21/06/2012 günlü ve 2012/83 Esas, 2012/378 Karar sayılı ilamıyla sanığın tefecilik suçundan mahkumiyetine karar verildiği, kararın temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 04/06/2015 tarihli ve 2013/8595 Esas, 2015/12120 Karar sayılı ilamı ile onanarak kesinleştiği anlaşılmakla;
dava konusu eylemler arasında irtibat bulunup bulunmadığının, suç ve dava tarihleri itibarıyla hukuki kesinti olup olmadığının ve teselsül ya da mahsup hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının belirlenmesi bakımından söz konusu dosyanın getirtilip incelenmesinden ve onaylı suretinin dosya arasına konulmasından sonra sonucuna göre sanığın hukuki kesinti bulunmayan eylemlerinin bir bütün halinde zincirleme tek tefecilik suçunu oluşturması nedeniyle TCK'nın 3/1 ve 61/1. maddeleri de gözetilerek hukuki durumunun takdir ve tayini gerektiği gözetilmeden, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Yargıtay 5. Ceza Dairesi, E. 2015/6450, K. 2019/2764, 5 Mart 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama