İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /5. Ceza Dairesi

YARGITAY · 5. CEZA DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2020/5473 K.2023/6977

İstanbul Anadolu 10. Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.01.2016 tarihli ve 2008/124 Esas, 2016/21 sayılı Kararının O yer Cumhuriyet savcısı, sanık ... ve müdafii ile sanık ... tarafından temyizi üzerine yapılan ön incelemede:

Esas2020/5473Karar2023/6977Tarih30 Mayıs 2023Okuma5 dk · 1.070 kelime

KÜNYE

5. Ceza Dairesi 2020/5473 E., 2023/6977 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
30 Mayıs 2023
Mahkemesi
Asliye Ceza Mahkemesi
Sayısı
2008/124 Esas, 2016/21 Karar
Suçlar
Görevi kötüye kullanma
Hükümler
Mahkumiyet
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.070 kelime·5 dk okuma·5 bölüm

İstanbul Anadolu 10. Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.01.2016 tarihli ve 2008/124 Esas, 2016/21 sayılı Kararının O yer Cumhuriyet savcısı, sanık ... ve müdafii ile sanık ... tarafından temyizi üzerine yapılan ön incelemede:

O yer Cumhuriyet savcısının 28.01.2016 tarihli hükümleri, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 310 uncu maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan bir aylık yasal süreden sonra 03.03.2016 tarihinde temyiz ettiği anlaşılmakla, temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.

Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun'un 305 inci maddesince temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz eden sanık ... ve müdafii ile sanık ...'ün hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereğince temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesine istinaden temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir.

Tayin olunan ceza miktarına nazaran sanıklar ve sanık ... müdafiinin yasal koşulları bulunmayan duruşmalı inceleme taleplerinin, 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesinin birinci fıkrası da gözetilerek 1412 sayılı Kanun'un 318 inci maddesi gereği ayrı ayrı reddine ve incelemenin duruşmasız yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1. Kadıköy Cumhuriyet Başsavcılığının, 18.01.2008 tarihli ve 2008/812 Esas, 2007/46690 Soruşturma, 2008/413 numaralı İddianamesiyle sanıklar hakkında görevi kötüye kullanma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 257 nci maddesinin birinci ve üçüncü fıkraları ile 43 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca cezalandırılmaları ve aynı Kanun'un 53 üncü maddesi gereğince hak yoksunluklarına karar verilmesi talebiyle kamu davası açılmıştır.

2. İstanbul Anadolu 10. Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.01.2016 tarihli ve 2008/124 Esas, 2016/21 sayılı Kararı ile sanıklar hakkında görevi kötüye kullanma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 257 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ile 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 7 ay 15 gün hapis cezası karşılığı 4.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

A. Sanık ...'ün temyiz istemi, temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması ile kararın yasaya aykırı olduğuna ve bozulması istemine yöneliktir. B. Sanık ... ve müdafiin temyiz istemi, temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması ile hükmün bozulması istemine ilişkindir. C. O yer Cumhuriyet savcısının temyizi, sanıklar hakkında takdiri indirim nedenlerinin uygulanmaması gerekirken uygulanması ve eylemlerinin zimmet suçunu oluşturduğundan bahisle hükümlerin bozulması taleplidir.

III. OLAY VE OLGULAR

Suç tarihinde sanık ...'in ... yönetim kurulu başkanı, sanık ...'in emlak müdürü olarak görev yaptıkları, sanıkların kamuya yararlı dernek statüsünde olan ... adına piyasa değerine göre yüksek bedellerde alımlar yaparak derneği zarara uğrattıkları, yine Derneğin zararına olarak dernek hesabından şahsi harcamalarda bulundukları iddialarıyla haklarında görevi kötüye kullanma suçundan açılan kamu davasında, Mahkemece; sanıkların atılı suçtan mahkumiyetlerine karar verildiği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE

23.11.2004 tarihli ve 25649 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 5253 sayılı Dernekler Kanunu'nda tüm kamuya yararlı dernekleri kapsayacak şekilde anılan Kanun'un 27 nci maddesinin yedinci fıkrasında "Kamu yararına çalışan derneklerin mallarına karşı suç işleyenler Devlet malına karşı suç işlemiş gibi cezalandırılır" hükmüne yer verildiği ayrıca 32 nci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi ile de "Her ne suretle olursa olsun kendisine tevdi olunan derneğe ait para veya para hükmündeki evrak, senet veya sair malları kendisinin veya başkasının menfaatine olarak sarf veya istihlâk veya rehneden veya satan, gizleyen, imha,

inkâr, tahrif veya tağyir eden yönetim kurulu başkanı ve üyeleri veya denetçiler ile derneğin diğer personeli Türk Ceza Kanunu'nun güveni kötüye kullanma suçuna ilişkin hükümlerine göre cezalandırılır. Ayrıca, mahkeme yargılama sırasında sanıkların, organlardaki görevlerinden geçici olarak uzaklaştırılmasına da karar verebilir" şeklinde düzenleme yapıldığı görülmüştür.

Sanıkların davaya konu eylemlerinin sübutu halinde 5237 sayılı Kanun'un 155 inci maddesinin ikinci fıkrasında düzenlenen hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu oluşturacağı ve hükümden sonra 24.10.2019 tarihinde 30928 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7188 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 26 ncı maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 253 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendine eklenen alt bentler arasında yer alan ve 5237 sayılı Kanun'un 155 inci maddesinin ikinci fıkrasında tanımı yapılan hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunun da uzlaşma

kapsamına alındığının anlaşılması karşısında.

5237 sayılı Kanun'un 7 nci maddesinin ikinci fıkrasının "Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur'' hükmü de gözetilerek, 6763 sayılı Kanun'un 35 inci maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 254 üncü maddesi uyarınca aynı Kanun'un 253 üncü maddesinde belirtilen esas ve usule göre uzlaştırma işlemleri yerine getirildikten sonra, sonucuna göre sanıkların hukuki durumlarının yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunmaktadır.

Kabule göre de;

Hakkında mahkumiyet hükmü kurulan sanıkların mahkemece icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçunu oluşturduğu kabul edilen eylemlerinin 5237 sayılı Kanun'un 257 nci maddesinin birinci fıkrası kapsamında kaldığı, 17.10.2019 tarihli ve 7188 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un (7188 sayılı Kanun) 24 üncü maddesiyle yeniden düzenlenen 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddesinin birinci fıkrası ile basit yargılama usulünün getirildiği ancak Anayasa Mahkemesinin 16.03.2021 tarihli ve 31425 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 14.01.2021 tarihli,

2020/81 Esas ve 2021/4 sayılı Kararı ile yargılama aşamasında olup henüz "kesinleşmiş hükümle sonuçlanmamış" dosyalar açısından Anayasa'nın 38 inci maddesine aykırı olduğu gerekçesiyle 5271 sayılı Kanun'a 17.10.2019 tarihli ve 7188 sayılı Kanun'un 31 inci maddesiyle eklenen geçici 5 inci maddenin (d) bendinde yer alan "...hükme bağlanmış..." ibaresinin "basit yargılama usulü" bakımından iptal edildiği ve bu kararın sonuçları itibarıyla maddi ceza hukukuna ilişkin olduğu,

öte yandan 4483 sayılı Memurlar ve Diğer Kamu Görevlilerinin Yargılanması Hakkında Kanun kapsamına girmeyen, dernek başkanı ve emlak müdürü olan sanıklar hakkındaki soruşturma veya kovuşturmanın izne tabi olmadığı anlaşılmakla, 5237 sayılı Kanun'un 7 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddeleri gereğince "Basit Yargılama Usulü" yönünden yeniden değerlendirme yapılması gerekmektedir.

V. KARAR

1.Ön inceleme bölümünde açıklanan nedenle O yer Cumhuriyet savcısının temyiz isteminin 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesinin birinci fıkrası gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun'un 317 nci maddesi uyarınca, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE,

2.Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul Anadolu 10. Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.01.2016 tarihli ve 2008/124 Esas, 2016/21 sayılı Kararına yönelik sanık ... ve müdafii ile sanık ...'in temyiz istekleri ve dosya kapsamında resen tespit edilen hususlar nazara alındığında, sair yönleri incelenmeyen hükümlerin, 1412 sayılı Kanun'un 321 inci maddesi ve 326 ncı maddesinin son fıkrası gereği, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

SONUÇ / HÜKÜM

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 30.05.2023 tarihinde karar verildi.

Yargıtay 5. Ceza Dairesi, E. 2020/5473, K. 2023/6977, 30 Mayıs 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Hukukî Süreç
  4. II. Temyiz Sebepleri
  5. III. Olay Ve Olgular
  6. IV. Gerekçe
  7. V. Karar
  8. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
5. Ceza Dairesi
Esas No
2020/5473
Karar No
2023/6977
Tarih
30 Mayıs 2023

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2020/5519 K.2023/4737
  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2020/5526 K.2023/4633
  • Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2020/5601 K.2023/7752
  • Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2020/5626 K.2023/7753
  • Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2020/5632 K.2023/7543
  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2020/5674 K.2023/5014

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.