KÜNYE
5. Ceza Dairesi 2021/16062 E., 2024/4779 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 29 Nisan 2024
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2020/32 Esas, 2021/236 Karar
- Suç
- İcrai davranışla görevi kötüye kullanma
- Hüküm
- Eylemin zimmet suçunu oluşturduğu kabulüyle mahkumiyet
- Tebliğname görüşü
- Bozma
Karar Metni
267 kelime·1 dk okuma
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelendi;
Hazinenin, davayı açan belge olan son soruşturmanın açılması kararında sanığa isnat edilen görevi kötüye kullanma suçundan doğrudan zarar görmediği, bu itibarla Mahkemesince verilen mahkumiyet hükmünü temyiz hakkının bulunmadığı nazara alınarak, vekilinin temyiz isteminin 5320 sayılı Yasa'nın 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'un 317. maddesi uyarınca REDDİNE, incelemenin sanığın temyiz itirazlarıyla sınırlı olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Dairemizce de benimsenen Ceza Genel Kurulunun 17.06.2021 tarihli ve 2021/5-43 Esas, 2021/287 sayılı Kararında da açıklandığı üzere; sanık ile katılanlar arasındaki vekalet ilişkisinde kamu otoritesi ve kamu gücünün kullanılmadığı, söz konusu paranın teslim edilmesinin sanığın avukat olmasının doğal sonucu değil katılanlar tarafından şahsına duyulan güven ilişkisi nedeniyle verilen ahzu kabz yetkisi kapsamında gerçekleştirildiği ve buna bağlı olarak da aralarındaki ilişkinin hizmet ilişkisi kapsamında kaldığı gözetildiğinde, sanığın eyleminin 5237 sayılı TCK'nın 155/2. maddesinde tanımı yapılan hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu oluşturacağı gözetilmeden suç vasfında yanılgıya düşülerek yazılı şekilde zimmet suçundan mahkumiyet kararı verilmesi,
Kabule göre de;
Sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 53/5. maddesi uyarınca hak yoksunluğuna hükmedilirken aynı maddenin birinci fıkrasının (e) bendindeki tüm hak ve yetkileri kullanmaktan yasaklanmasına karar verilmesi gerekirken sadece avukatlık hak ve yetkisinin kullanılmasından yasaklanmasına karar verilmek suretiyle sınırlı uygulama yapılması,
Yargıtay 5. Ceza Dairesi, E. 2021/16062, K. 2024/4779, 29 Nisan 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama