KÜNYE
5. Ceza Dairesi 2021/7001 E., 2023/5728 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Mayıs 2023
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2015/573 Esas, 2016/189 Karar
- Suç
- İcrai davranışla görevi kötüye kullanma
- Hüküm
- Mahkûmiyet
Karar Metni
519 kelime·3 dk okuma·5 bölüm
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesince temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrasınca temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereğince temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Hendek Cumhuriyet Başsavcılığının, 09.06.2015 tarihli ve 2015/580 Soruşturma, 2015/461 Esas, 2015/459 numaralı İddianamesiyle sanık hakkında icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 257 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca cezalandırılması talebiyle kamu davası açılmıştır. 2. Hendek 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.02.2016 tarihli ve 2015/573 Esas, 2016/189 sayılı Kararı ile sanık hakkında icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 257 nci maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık, eksik tahkikat sonucu ceza verildiğinden bahisle kararı temyiz etmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
PTT Müdürlüğünde posta dağıtım görevlisi olan sanığın, dağıtım için kendisine teslim edilen tebligat parçasını aynı konutta oturmayan ve şikayetçinin kardeşi de olmadığı anlaşılan şahsa teslim ederek icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçunu işlediği iddia ve kabul edilmiştir.
IV. GEREKÇE
Hakkında mahkumiyet hükmü kurulan sanığın yargılama konusu eyleminin mahkemenin kabulüne göre 5237 sayılı Kanun'un 257 nci maddesinin birinci fıkrası kapsamında yer alan suça ilişkin olduğu, posta dağıtıcısı olan ve 4483 sayılı Memurlar ve Diğer Kamu Görevlilerinin Yargılanması Hakkında Kanun kapsamına girmeyen sanık hakkındaki soruşturma ve kovuşturmanın izne tabi olmadığı,
17.10.2019 tarihli ve 7188 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un (7188 sayılı Kanun) 24 üncü maddesiyle yeniden düzenlenen 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddesinin birinci fıkrası ile basit yargılama usulünün getirildiği ancak Anayasa Mahkemesinin 16.03.2021 tarihli ve 31425 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 14.01.2021 tarihli,
2020/81 Esas ve 2021/4 sayılı Kararı ile yargılama aşamasında olup henüz "kesinleşmiş hükümle sonuçlanmamış" dosyalar açısından Anayasa'nın 38 inci maddesine aykırı olduğu gerekçesiyle 5271 sayılı Kanun'a 17.10.2019 tarihli ve 7188 sayılı Kanun'un 31 inci maddesiyle eklenen geçici 5 inci maddenin (d) bendinde yer alan "...hükme bağlanmış..." ibaresinin "basit yargılama usulü" bakımından iptal edildiği ve bu kararın sonuçları itibarıyla maddi ceza hukukuna ilişkin olduğu anlaşılmakla,
5237 sayılı Kanun'un 7 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddeleri gereğince "Basit Yargılama Usulü" yönünden yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunmaktadır.
V. KARAR
Yargıtay 5. Ceza Dairesi, E. 2021/7001, K. 2023/5728, 3 Mayıs 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama