KÜNYE
5. Ceza Dairesi 2022/2854 E., 2024/1384 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Şubat 2024
- Mahkemesi
- Ceza Dairesi
- Sayısı
- 2021/3205 Esas, 2021/3007 Karar
- Suç
- İcrai davranışla görevi kötüye kullanma, zimmet
- Hüküm
- İstinaf başvurusunun esastan reddi
- Tebliğname görüşü
- Ret
Karar Metni
490 kelime·2 dk okuma·4 bölüm
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Kocaeli 7. Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.12.2020 tarihli ve 2020/97 Esas, 2020/376 sayılı Kararı ile sanık hakkında icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan açılan kamu davasında, eylemlerin basit zimmet ve icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçlarını oluşturduğu kabulüyle anılan suçlardan ayrı ayrı mahkumiyetine hükmolunmuştur. 2.Sanığın istinaf talebi üzerine yapılan inceleme neticesinde Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 17.11.2021 tarihli ve 2021/3205 Esas, 2021/3007 sayılı Kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz istemi; istinaf dilekçesinde belirttiği ve resen yapılacak inceleme sonucu ortaya çıkacak hukuka aykırılıklar sebebiyle hükmün temyizen bozulmasını talep ettiğine ilişkindir.
III. GEREKÇE
Dairemizce de benimsenen Ceza Genel Kurulunun 17.06.2021 tarihli ve 2021/5-43 Esas, 2021/287 sayılı Kararında da açıklandığı üzere; sanık ile katılan arasındaki vekalet ilişkisinde kamu otoritesi ve kamu gücünün kullanılmadığı, söz konusu paraların teslim edilmesinin sanığın avukat olmasının doğal sonucu değil katılan tarafından şahsına duyulan güven ilişkisi nedeniyle verilen ahzu kabz yetkisi kapsamında gerçekleştirildiği ve buna bağlı olarak da aralarındaki ilişkinin hizmet ilişkisi kapsamında kaldığı gözetildiğinde,
sanığın mal edinme eyleminin sübutu halinde 5237 sayılı Kanun'un 155 inci maddesinin ikinci fıkrasında tanımı yapılan hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu oluşturacağı ve 24.10.2019 tarihinde 30928 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7188 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 26 ncı maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 253 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendine eklenen alt bentler arasında yer alan hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunun da uzlaşma kapsamına alındığının anlaşılması karşısında.
5237 sayılı Kanun'un 7 nci maddesinin ikinci fıkrasının ''Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur'' hükmü de gözetilerek, 6763 sayılı Kanun'un 35 inci maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 254 üncü maddesi uyarınca aynı Kanun'un 253 üncü maddesinde belirtilen esas ve usule göre uzlaştırma işlemleri yerine getirildikten sonra,
sonucuna göre sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması nedeniyle ilk derece mahkemesi kararının bozulması yerine istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi hukuka aykırı görülmüştür.
IV. KARAR
Yargıtay 5. Ceza Dairesi, E. 2022/2854, K. 2024/1384, 13 Şubat 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama