İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /5. Ceza Dairesi

YARGITAY · 5. CEZA DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2022/7179 K.2023/7457

Sakarya 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 30.06.2016 tarihli ve 2014/365 Esas, 2016/275 sayılı Kararının sanık ve suçtan zarar gören vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön incelemede:

Esas2022/7179Karar2023/7457Tarih14 Haziran 2023Okuma7 dk · 1.443 kelime

KÜNYE

5. Ceza Dairesi 2022/7179 E., 2023/7457 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
14 Haziran 2023
Mahkemesi
Ağır Ceza Mahkemesi
Sayısı
2014/365 Esas, 2016/275 Karar
Suçlar
Zincirleme nitelikli zimmet, özel belgede zincirleme sahtecilik
Hükümler
Mahkûmiyet
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.443 kelime·7 dk okuma·5 bölüm

Sakarya 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 30.06.2016 tarihli ve 2014/365 Esas, 2016/275 sayılı Kararının sanık ve suçtan zarar gören vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön incelemede:

Mahkemece verilen hükümlerin temyiz edilmesi ve incelemenin sanık tarafından duruşmalı yapılmasının talep edilmesi üzerine 25.04.2023 Salı saat 13.40'a duruşma günü tayin olunarak sanık müdafiine çağrı kağıdı gönderildiği, yapılan tebligat üzerine sanık müdafiinin gelmediği ve ayrıca bir talepte de bulunmadığı anlaşılmakla, Yargıtay C.Savcısının uygun görülen talep ve mütalaası dairesinde incelemenin DURUŞMASIZ olarak yapılmasına karar verilmiştir.

Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 14.02.2017 tarihli, 2015/5-95 Esas, 2017/71 sayılı ve benzer Kararlarında da belirtildiği üzere "suçtan zarar görme" kavramının "suçtan doğrudan doğruya zarar görmüş bulunma hali" olarak anlaşılması gerektiği, dolaylı veya muhtemel zararların davaya katılma hakkı vermeyeceği, bu nedenle özel belgede sahtecilik suçundan açılan kamu davasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 237 nci maddesine göre suçtan doğrudan zarar görmeyen Hazinenin katılma ve bu suçtan verilen hükmü temyiz hakkı olmadığı anlaşılmıştır.

5271 sayılı Kanun'un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrasına göre zimmet suçundan açılan kamu davasında katılan sıfatını alabilecek surette zarar görmüş olan Hazinenin kanun yoluna başvurma hakkının bulunması ve hükmün vekili tarafından 7417 sayılı Devlet Memurları Kanunu ile Bazı Kanunlarda ve 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un yürürlük tarihi olan 05.07.2022 tarihinden önce temyiz edilmesi karşısında, 3628 sayılı Mal Bildiriminde Bulunulması, Rüşvet ve Yolsuzluklarla Mücadele Kanunu'nun (3628 sayılı Kanun) değişiklik öncesindeki 18 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca başvuru tarihinde müdahil sıfatını kazandığı kabul edilmiştir.

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Danıştay Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un (6723 sayılı Kanun) 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un (5320 sayılı Kanun) 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesince temyiz edilebilir olduğu,

karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun'un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrasınca sanığın her iki suçtan, katılan Hazine vekilinin ise zimmet suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi uyarınca temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereğince temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1.Sakarya Cumhuriyet Başsavcılığının, 19.11.2014 tarihli ve 2013/21073 Soruşturma, 2014/6825 Esas, 2014/655 numaralı İddianamesiyle sanık hakkında zincirleme nitelikli zimmet ve özel belgede zincirleme sahtecilik suçlarından 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 247 nci maddesinin birinci ve ikinci fıkrası, 43 üncü maddesi, 207 nci maddesinin birinci fıkrası ve 43 üncü maddesi uyarınca cezalandırılması, aynı Kanun'un 53 üncü maddesi gereği hak yoksunluklarına karar verilmesi talebiyle kamu davası açılmıştır.

2.Sakarya 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 30.06.2016 tarihli ve 2014/365 Esas, 2016/275 sayılı Kararı ile sanığın zincirleme nitelikli zimmet suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 247 nci maddesinin birinci ve ikinci fıkraları, 43 üncü ve 62 nci maddeleri uyarınca 12 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun'un 53 üncü maddesinin birinci ve üçüncü fıkraları gereği hak yoksunluklarına, 63 üncü maddesi uyarınca mahsup hükümlerinin uygulanmasına, özel belgede zincirleme sahtecilik suçundan ise 5237 sayılı Kanun'un 207 nci maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü ve 62 nci maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına,

aynı Kanun'un 53 üncü maddesinin birinci ve üçüncü fıkraları gereği hak yoksunluklarına, 63 üncü maddesi uyarınca mahsup hükümlerinin uygulanmasına hükmolunmuştur.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

1.Sanık 08.07.2016 havale tarihli süre tutum dilekçesi ile gerekçesiz şekilde hükümleri temyiz etmiştir. 2.Katılan Hazine vekili, sanık hakkında yargılama yapılırken kurumun duruşmalardan haberdar edilmediği, usul ve yasaya aykırı olan kararın bozulması gerektiğinden bahisle hükümleri temyiz etmiştir.

III. OLAY VE OLGULAR

Suç tarihinde Sakarya 1. Organize Sanayi Bölge Müdürlüğünde muhasebe-finans sorumlusu olarak görevlendirilen sanığın, kendisine verilen kullanıcı kodu ve şifresini kullanarak internet bankacılığı üzerinden kurumun bilgisi ve rızası haricinde 01.01.2012 ile 30.11.2013 tarihleri arasında kurum hesabından kendi hesabına birçok kez ve farklı miktarlarda para aktarımı yaptığı, denetimde bu hususun ortaya çıkmaması amacıyla bankanın gönderdiği orijinal ekstreler yerine sahte banka ekstreleri düzenlediği,

yıl sonu denetimlerinde bu hususun ortaya çıkmaması amacıyla da, maaş avansı olarak kendi hesabına aktardığı meblağı herhangi bir belge veya evraka dayandırmadan kurumun arsalar ve yeşil alanlar hesaplarına "hesap kapama kaydı" şeklinde hayali olarak aktardığı ve kurum hesabı adına borç kaydı yaptığı, bu şekilde para aktarımı yapılan toplam tutarın 1.021.667,87 TL olduğu, keza farklı firmalara kurum tarafından ödeme yapılmış gibi gösterdiği ve buna ilişkin sahte hesap ekstreleri düzenlediği ancak gerçekte bu firmalara ödeme yapılmamış olduğu, bu tutarın toplamda 73.000 TL olduğu,

hakeza kurumun iş avansları hesabının sanığa ait alt hesabında 15.11.2013 tarihi itibarıyla 154.334 TL bakiye tespit edildiği iddialarıyla açılan kamu davasında, Mahkemece; kurumun para, evrak ve belgeleri üzerinde zilyetliği, koruma ve gözetim yükümlülüğü bulunan sanığın, firmalara ödenen 73.000 TL dışında kalan 1.176.001,00 TL'yi zimmetine geçirdiği kabul edilerek nitelikli zimmet, sahte olarak düzenlediği banka ekstrelerinin özel belge niteliğinde olduğu kabul edilmek suretiyle de özel belgede sahtecilik suçlarından mahkumiyetine hükmolunmuştur.

IV. GEREKÇE

1.Sanık ve müdafiinin yüzüne karşı tefhim edilen hükmün temyiz süresinin son gününün resmi tatil olan Ramazan Bayramına denk gelmesi nedeniyle tatilden sonraki ilk iş günü olan 08.07.2016 tarihinde sanık tarafından süresinde temyiz edildiği anlaşıldığından, tebliğnamedeki temyiz talebinin süresinde yapılmaması nedeniyle reddine ilişkin görüşe iştirak edilmemiştir.

2.Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre zimmet suçundan kurulan hüküm yönünden sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

Ancak;

Sanığın kendi hesabına havale ettiği meblağı herhangi bir belge veya evraka dayandırmadan, gerçeğe aykırı herhangi bir harcama belgesi düzenlemeksizin kurum hesaplarına "hesap kapama kaydı" şeklinde hayali olarak aktarmak suretiyle borç kaydı yapması şeklinde gerçekleşen ve oluşa uygun olarak sübutu kabul edilen eylemlerinin Kuruma ait banka hesaplarının incelenmesi sonucu basit bir araştırmayla ortaya çıkarıldığı göz önüne alınarak basit zimmet suçundan cezalandırılması yerine, suç vasfında yanılgıya düşülerek yazılı biçimde nitelikli zimmet suçundan mahkumiyetine karar verilmek suretiyle fazla ceza tayini,

2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 141 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 5271 sayılı Kanun'un 34 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 289 uncu maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi gereğince, hakim ve mahkemelerin her türlü kararının gerekçeli olarak yazılmasının zorunlu olduğu, 5271 sayılı Kanun'un 230 uncu maddesine göre de gerekçede delillerin tartışılması ve değerlendirilmesi, hükme esas alınan ve reddedilen kanıtların belirtilmesi, ulaşılan kanaatin denetime imkan verecek şekilde gerekçeleriyle gösterilmesi gerektiği, ayrıca aldatma yeteneğinin bulunup bulunmadığının belirlenmesinin hakime ait olduğu nazara alınarak;

sahtecilik isnadına konu ve sanık tarafından düzenlenip imzalanmış olan banka ekstresi bulunup bulunmadığının ilgili kurumdan sorulması, varsa asıllarının denetime olanak verecek şekilde dosya arasına getirtilmesi, duruşmada incelenip özelliklerinin duruşma tutanağına yazılması ile iğfal kabiliyetinin bulunup bulunmadığının belirlenmesi,

gerekirse bu hususta bilirkişi raporu alınarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerektiği halde, belge asılları denetime olanak verecek şekilde dosya arasına getirtilip iğfal kabiliyetinin bulunup bulunmadığı incelenmeden, hangi belgelerin sahte olarak kabul edildiği karar yerinde tartışılıp değerlendirilmeden, eksik inceleme ile gerekçeden yoksun şekilde hüküm kurulması,

Kabule göre de;

5237 sayılı Kanun'un 61 inci maddesi uyarınca temel ceza belirlenirken söz konusu maddenin birinci fıkrasında yedi bent halinde sayılan hususlar, aynı Kanun'un 3 üncü maddesinin birinci fıkrasındaki "Suç işleyen kişi hakkında işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı ceza ve güvenlik tedbirine hükmolunur" şeklindeki yasal düzenlemeler ile dosyaya yansıyan bilgi ve kanıtlar birlikte ve isabetle değerlendirilip, sanığın suç kastındaki yoğunluk ve suça konu miktar, suç konusunun önem ve değeri,

meydana gelen zararın ağırlığı ile eylem sayısı nazara alınarak ilgili kanun maddesindeki hapis cezası ile zincirleme suç nedeniyle yapılacak artırımda alt ve üst sınırlar arasında takdir hakkının kullanılması zorunluluğuna uyulmadan ve zimmet suçuna ilişkin temel ceza ve zincirleme suç nedeniyle yapılacak artırım oranı belirlenirken, hak, nesafet ve cezanın bireyselleştirilmesi ölçütlerine uygun bir şekilde alt sınırdan daha fazla uzaklaşılması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde uygulama yapılarak eksik ceza tayini,

Yüklenen zimmet suçunu 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendindeki hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle işlediği kabul edilen sanık hakkında aynı Kanun'un 53 üncü maddesinin beşinci fıkrası gereğince hak yoksunluğuna karar verilmemesi, Hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR

1.Ön inceleme bölümünde açıklanan nedenlerle Sakarya 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 30.06.2016 tarihli ve 2014/365 Esas, 2016/275 sayılı Kararına yönelik Hazine vekilinin sanık hakkında özel belgede sahtecilik suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz isteğinin, 1412 sayılı Kanun'un 317 nci maddesi gereği, ek Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,

2.Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Sakarya 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 30.06.2016 tarihli ve 2014/365 Esas, 2016/275 sayılı Kararına yönelik katılan Hazine vekilinin ve sanığın temyiz istekleri yerinde görüldüğünden ve dikkate alınan sair hususlar yönünden hükümlerin, sahtecilik suçu yönünden kazanılmış hakkı saklı tutulmak kaydıyla, 1412 sayılı Kanun'un 321 inci maddesinin birinci fıkrası ve 326 ncı maddesinin son fıkrası gereği, Tebliğname'ye ve ek Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

SONUÇ / HÜKÜM

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 14.06.2023 tarihinde karar verildi.

Yargıtay 5. Ceza Dairesi, E. 2022/7179, K. 2023/7457, 14 Haziran 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Hukukî Süreç
  4. II. Temyiz Sebepleri
  5. III. Olay Ve Olgular
  6. IV. Gerekçe
  7. V. Karar
  8. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
5. Ceza Dairesi
Esas No
2022/7179
Karar No
2023/7457
Tarih
14 Haziran 2023

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2022/7180 K.2023/3331
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2022/7180 K.2023/3716
  • Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2022/7181 K.2023/11360
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2022/7183 K.2023/3161
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2022/7189 K.2023/3639
  • Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2022/7189 K.2023/11358

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.