İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /5. Ceza Dairesi

YARGITAY · 5. CEZA DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2022/7852 K.2025/6333

Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, sanık müdafiinin mahkûmiyet hükmüne yönelik, katılan vekilinin ise vekâlet ücretine hasren temyize hâk ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu,…

Esas2022/7852Karar2025/6333Tarih14 Mayıs 2025Okuma6 dk · 1.293 kelime

KÜNYE

5. Ceza Dairesi 2022/7852 E., 2025/6333 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
14 Mayıs 2025
İncelenen kararın mahkemesi
Ceza Dairesi
Sayısı
2020/1422 Esas, 2021/880 Karar
Suç
Zimmet
Hüküm
İstinaf başvurularının hükmün düzeltilerek esastan reddi
Tebliğname görüşü
Onama
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.293 kelime·6 dk okuma·8 bölüm

Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, sanık müdafiinin mahkûmiyet hükmüne yönelik, katılan vekilinin ise vekâlet ücretine hasren temyize hâk ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir. Dosya kapsamına göre uygun görülmeyen sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin 5271 sayılı Kanun'un 299. maddesi uyarınca takdiren reddine ve incelemenin duruşmasız olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

A. İlk Derece

İstanbul Anadolu 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 08.07.2020 tarihli ve 2019/356 Esas, 2020/188 sayılı Kararı ile sanığın, zincirleme basit zimmet suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 247/1, 43/1, 248/2 ve 62. maddeleri gereğince 3 yıl 5 ay 7 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun'un 53/1-2-3-5. madde ve fıkraları uyarınca hâk yoksunluklarına hükmolunmuştur.

B. İstinaf

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin, 02.04.2021 tarihli ve 2020/1422 Esas, 2021/880 sayılı Kararı ile; " ... Ancak sanık hakkında hükmün 1-c fıkrasında 248/2 maddesinin son cümlesi uyarınca yapılan indirim sonucunda verilen ceza süresi miktarının belirlenmesinde maddî hata yapılması, Hukuka aykırı ise de, bu aykırılık, 5271 sayılı Kanunun 280/1-a bendinin 2. cümlesi ve 303. maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca düzeltilebilir nitelikte bir yanılgı olduğundan, istinaf yoluna başvurulan kararın 1-c-d ve g fıkralarının hükümden çıkartılmasına ve hüküm fıkrasının bu kısmının,

1-c fıkrası yerine "c)TCK nun 248/2 maddesinin son cümlesi uyarınca sanık hükümden önce zararı gidermiş olduğundan verilen cezanın üçte biri indirilerek 4 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına,"

1-d fıkrası yerine "d)TCK’nun 62 maddesi uyarınca yargılama sırasındaki tutum ve davranışları dikkate alınarak verilen ceza takdiren altıda bir kadar indirilerek sanığın 3 yıl 5 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına,"

1-g fıkrası yerine "g)TCK nun 53/5 maddesi uyarınca sanığa hükmolunan cezanın, sanığın söz konusu suçu TCK.nun 53/1-a bendinde belirtilen hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle işlemiş olduğundan ayrıca cezanın infazından sonra işlemek üzere hükümolunan cezanın takdiren yarısı olan 1 yıl 8 ay 25 gün süreyle bu hâk ve yetkilerin kullanılmasının yasaklanmasına ... " ibaresinin eklenilmesi suretiyle istinaf başvurularının hükmün düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Katılan Hazine Vekilinin Temyiz İstemi Vekâlet ücretine hükmedilmemesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna yöneliktir. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Tanık beyanları dışında mahkûmiyete yeterli delil olmadığına ilişkindir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, ilk derece mahkemesince verilen mahkûmiyet hükmüne karşı istinaf başvurularının hükmün düzeltilerek esastan reddine ilişkin kararın usul ve kanuna uygun olması karşısında katılan Hazine vekili ile sanık müdafiinin temyiz itirazları yönünden hukuka aykırılık görülmemiştir.

III. KARAR

Değerlendirme ve Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle hükümde katılan Hazine vekili ile sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun'un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun'un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname'ye uygun olarak, oy çokluğuyla TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304/1. maddesi uyarınca İstanbul Anadolu 6. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,14.05.2025 tarihinde karar verildi.

KARŞI OY

Ceza Genel Kurulunun ve Özel Dairelerin yerleşmiş uygulama ve kabullerine göre; hükmün esasını kısa karar oluşturmaktadır. Tutanağa geçirilmesi ve açıklanması suretiyle hukuken geçerlilik kazanmış kısa kararın/hükmün önemine binaen mahkemelerin kısa karar oluştururken son derece dikkatli ve ciddi davranmaları gerekmektedir.

Ancak hüküm kurulurken çeşitli hatalar yapılabildiği, örneğin nitelikli haller nedeniyle ceza artırılırken artırım oranlarında, bazen de sonuçlarında hatalar yapılabildiği gibi indirim nedeninin uygulanması sırasında da hesap hatası yapılarak daha az ceza tayin edildiği, hatta nitelikli hal nedeniyle cezanın artırılması yerine indirilmesi yoluna gidildiği, ilgili kanun maddesinde suç için hapis cezası ile birlikte para cezası da öngörüldüğü halde, yalnızca hapis ya da para cezasına hükmedildiği,

öngörülmüş cezanın alt sınırının da altında olacak şekilde bir ceza tayin edildiği veya belirlenen tam gün sayısının, bir gün karşılığı olarak takdir edilen miktar ile çarpılması sırasında işlem hataları yapıldığı görülmektedir.

Uygulamada hükmün kurulması sırasında yapılan hatalar, "uygulama hatası", "hesaplama hatası", "yazım hatası" şeklinde tasniflere tabi tutulmaktadır. Uygulama hatası; yargılama araçlarının belirli biçimde hatalı takdir edilmelerinden kaynaklanan hukuki yanılgılardır. Hesaplama hatası, cezanın artırımı veya eksiltimi sırasında yapılan matematiksel işlem hatalarıdır.

Yazım hataları ise, olağan bir dikkat ve özenin gösterilmesi halinde gerçekleşmeyecek olan isim, yaş vb. bilgilerin yanlış yazılmasıdır. Esasen hesaplama ve yazım hataları da uygulama neticesinde ortaya çıkmış hatalar olduğundan sonuç itibarıyla birer uygulama hatasıdır. Kaldı ki bazen yapılan yanlışlığın ne tür bir hata olduğu da tam belirlenememektedir.

(Örneğin, … sonuç cezanın bir yıl sekiz ay yerine bir yıl altı ay olarak belirlenmesi şeklindeki hatalı bir uygulamada, iki yıldan TCK'nun 62. maddesi gereğince 1/6 oranında indirim yapılırken matematiksel hesap hatasından kaynaklanan bir hesap hatası mı, yoksa mahkemenin 1/6 değil de hatalı olarak daha fazla indirim sağlayan ve oranı da gösterilmeyen başka bir indirim uygulamasından kaynaklanan uygulama hatası mı ya da normalde 1 yıl 8 ay yazılacakken "8 ay" ibaresinin yerine "6" ay ibaresinin yazılmasından kaynaklanan yazım hatası mı olduğu tam olarak belirlenemeyecektir.

Ceza Genel Kurulu, 20.12.2016, 2016/21-19, 2016/2108)

Aksine görüşler olmakla birlikte yerleşmiş uygulama ve kabullere göre, uygulama ve hesap hataları dışında kalan ve sonuç ceza üzerinde değişikliğe yol açmayan maddi yazım hatalarının yöntem ve zaman sınırlamasına tabi bulunmaksızın, bizzat bu hatayı yapan merci tarafından kendiliğinden veya denetim muhakemesi sonunda verilen bir karardaki uyarı üzerine düzeltilmesi mümkündür.Ceza Genel Kurulunun, 03.04.2018, 2015/16-873, 2018/145. 29.11.2016, 2016/10-1013, 2016/460.

15.12.2015, 2014/10-602, 2015/509 sayılı Kararları ve yerleşmiş uygulamasında; yapılan hatanın, sanığın daha az ceza almasına yol açacak şekilde sonuç cezanın belirlenmesine yol açması ve hükmün bu sonuç üzerine kurulmuş olması karşısında; yargısal kararın önemi ve belirliliği, Anayasa ile güvence altına alınan kişi hürriyeti ve hukukî güvenliğinin korunması ilkeleri ile birlikte değerlendirildiğinde, sonuç cezanın mahkemenin gerçek iradesini yansıttığının kabul edilmesi gerekmektedir.

Bu hallerde, hükmün yalnız sanık-müdafii tarafından temyiz edildiği hallerde cezasın eksik şekilde belirlenmesi hususunda, aleyhe düzeltme yasağına uygun olarak eleştiri yapılması ile yetinilmesi gerektiği kabul edilmektedir.

Bölge Adliye Mahkemesince, İlk Derece Mahkemesince sanığın 3 yıl 5 ay 7 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına dair hükmün 1-c fıkrasında 248/2 maddesinin son cümlesi uyarınca yapılan indirim sonucunda verilen ceza süresi miktarının belirlenmesinde maddî hata yapıldığından bahisle, 3 yıl 5 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmek suretiyle istinaf isteminin düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.

Maddi yazım hatalarının yöntem ve zaman sınırlamasına tabi bulunmaksızın, bizzat bu hatayı yapan merci tarafından kendiliğinden veya denetim muhakemesi sonunda verilen bir karardaki uyarı üzerine düzeltilmesi mümkün olmakla birlikte yapılan hatanın maddi olduğunun kabulü için yasa yollarına başvurmadan kesinleşmesi halinde Mahkemece de düzeltilebilecek olması gerekir. Davaya konu olayda olduğu gibi sanığın 3 yıl 5 ay 7 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına dair hükmün kesinleşmesi üzerine infaz makamınca talep üzerine mahkemece cezanın 3 yıl 5 ay 20 gün olarak düzeltilebileceğinin kabulü halinde maddi hata olduğu kabul edilebilir.

Yukarıda emsal Genel Kurul kararlarında da açıklandığı üzere; yapılan hatanın, sanığın daha az ceza almasına yol açacak şekilde sonuç cezanın belirlenmesine yol açması ve hükmün bu sonuç üzerine kurulmuş olması karşısında sonuç cezanın mahkemenin gerçek iradesini yansıttığının kabul edilmesi gerekmekte olup bu uygulamanın maddi hata olarak kabulü mümkün değildir.Açıklanan nedenlerle.

5271 sayılı CMK’nın 282/1-f maddesindeki “Sanık, müdafii, katılan ve vekilinin davetiye tebliğ edilmesine rağmen duruşmaya gelmemesi hâlinde duruşmaya devam edilerek sanığın sorgu tutanakları anlatılmak suretiyle dava yokluklarında bitirilebilir.

Ancak, 195 inci madde hükümleri saklı kalmak üzere, sanık hakkında verilecek ceza, ilk derece mahkemesinin verdiği cezadan daha ağır ise, her hâlde sanığın dinlenmesi gerekir” düzenlemeye aykırı şekilde karar verilerek sanığın savunma hakkının kısıtlanması, isabetsizliğinden bozma kararı verilmesi gerektiği kanaatinde olduğumdan çoğunluğun onamaya dair görüşüne iştirak edilmemiştir.

Yargıtay 5. Ceza Dairesi, E. 2022/7852, K. 2025/6333, 14 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Hukukî Süreç
  4. A. İlk Derece
  5. B. İstinaf
  6. II. Temyiz
  7. A. Temyiz Sebepleri
  8. B. Değerlendirme ve Gerekçe
  9. III. Karar
  10. Karşı Oy

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
5. Ceza Dairesi
Esas No
2022/7852
Karar No
2025/6333
Tarih
14 Mayıs 2025

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2022/7853 K.2025/6395
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2022/7856 K.2025/8879
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2022/7859 K.2025/7335
  • Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2022/7859 K.2025/6370
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2022/7861 K.2025/8880
  • Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2022/7861 K.2025/6478

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.