İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /5. Ceza Dairesi

YARGITAY · 5. CEZA DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2023/12 K.2023/2367

Kocaeli 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 03.12.2015 tarihli ve 2013/163 Esas, 2015/627 sayılı Kararı ile sanık hakkında tefecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 241 inci maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesi, 62 ve 52 nci…

Esas2023/12Karar2023/2367Tarih9 Mart 2023Okuma5 dk · 1.075 kelime

KÜNYE

5. Ceza Dairesi 2023/12 E., 2023/2367 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
9 Mart 2023
İncelenen kararın mahkemesi
Asliye Ceza Mahkemesi
Suç
Tefecilik
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.075 kelime·5 dk okuma·3 bölüm

Kocaeli 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 03.12.2015 tarihli ve 2013/163 Esas, 2015/627 sayılı Kararı ile sanık hakkında tefecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 241 inci maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesi, 62 ve 52 nci maddeleri ile 53 üncü maddesinin birinci ve üçüncü fıkraları uyarınca 3 yıl 9 ay hapis ve 15.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verildiği, söz konusu kararın temyiz edilmeksizin 24.02.2016 tarihinde kesinleştiğine ilişkin kesinleştirme şerhi düzenlendiği belirlenmiştir.

Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 02.11.2022 tarihli evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 22.12.2022 tarihli ve KYB-2022/139791 sayılı yazısı ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İSTEM

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 22.12.2022 tarihli ve KYB-2022/139791 sayılı kanun yararına bozma isteminin;

"Dosya kapsamına göre, Kocaeli Cumhuriyet Başsavcılığının 24/01/2013 tarihli ve 2012/12349 soruşturma, 2013/676 esas, 2013/229 sayılı iddianamesi ile inceleme dışı sanık ...'in, incelemeye konu dosyanın sanığı ...'dan temin ettiği pos cihazı ile kredi kartı borcunu ödeyemeyen veya nakite ihtiyacı olan müşterilerden temin ettiği kredi kartlarını aralarında alım satım ilişkisi olmadan, altın ve kontör satışı yapılmış gibi gösterip,

pos cihazlarından kredi kartlarını geçirmek suretiyle çeşitli bankalardan para alıp bu paralardan komisyon keserek kalan parayı kart sahiplerine vererek kredi kartını gerçek bir hizmet ve mal satımına dayandırmadan kullanmak suretiyle atılı suçu işlediği ve böylece sanık ...'un da atılı suçun işlenmesine iştirak ettiğinin iddia edildiği somut olayda yapılan yargılama sonunda Kocaeli 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 03/12/2015 tarihli ve 2013/163 esas, 2015/627 sayılı kararı ile sanığın tefecilik yapmak suçundan mâhkumiyetine karar verilmiş ise de;

Sanığın aşamalardaki savunmalarında, ...

Elektronik isimli şirketin müdürü olduğunu, inceleme dışı sanık ...'nın kendisinden mal aldığını, kendi adına ve eşi adına kayıtlı kredi kartları ile aldığı malın bedelini ödediğini, diğer müştekilerin kredi kartlarını kendi pos cihazında kullanmadığını, suçlamayı kabul etmediğini belirtmesi ve 16/01/2015 tarihli Bilirkişi Kurulu raporunda sanığın atılı suça iştirak ettiğine dair dava dosyasında yeterli bilgi, belge ve tespitin mevcut olmadığı yönünde tespitler yapılması karşısında, maddi gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde ortaya çıkarılması açısından öncelikle sanığın vergi mükellefi olup olmadığının araştırılması,

vergi dairesince hakkında vergi incelemesi yapılıp yapılmadığının araştırılması, yapılmışsa onaylı bir örneğinin dosya arasına getirtilmesi, aksi durumda vergi inceleme raporu düzenlettirilmesi, sanığın faiz karşılığında borç para verip vermediği hususunda detaylı ve gizli kolluk araştırması yaptırılması sonrasında hasıl olacak sonuca göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerektiği gözetilmeden, eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulmasında,

Kabule göre de; sanığın, POS cihazlarını kullanım amaçları ve sözleşme koşulları dışında, kredi kartı sahiplerinin nakit ihtiyaçlarının karşılanması veya kredi kartı borcunun ertelenmesi amacıyla kullanmaktan ibaret fiillerinin, hem 5237 sayılı Kanun'un 241. maddesinde düzenlenen "tefecilik" suçunu hem de 5464 sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunu'nun 36. maddesinde düzenlenen "gerçeğe aykırı olarak harcama belgesi düzenleme" suçunu oluşturduğu anlaşılmakla, 5237 sayılı Kanun'un 241. maddesinin genel ve 5464 sayılı Kanun'un 36. maddesinin özel norm niteliğinde olması karşısında;

özel normun önceliği ilkesi gereğince sanık hakkında 5464 sayılı Kanun'un 36 ve 5237 sayılı Kanun'un 43. maddelerinde düzenlenen zincirleme şekilde gerçeğe aykırı olarak harcama belgesi düzenleme suçundan hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, tefecilik suçundan mahkumiyet hükmü kurulmasında isabet görülmemiştir."

Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

II. GEREKÇE

1. 5271 sayılı Kanun'un 309 uncu maddesi uyarınca kanun yararına bozma yoluna, istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeden kesinleşen hüküm ve kararlar aleyhine gidilebilir.

2. Dosya kapsamına ve UYAP sisteminden yapılan sorgulamaya göre; yokluğunda verilen kararın, sanığın duruşmada belirttiği ve aynı zamanda bilinen en son adresine tebliğe çıkarıldığı, çıkarılan tebligatın sanığın belirtilen adreste tanınmadığı gerekçesiyle iade edildiği, iade üzerine 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun (7201 sayılı Kanun) 35 inci maddesi gereği tebliğ edilerek 24.02.2016 tarihinde kesinleştirildiği anlaşılmıştır.

3. Sanık, 25.03.2016 tarihli dilekçesi ile gerekçeli karardan haberdar olmadığını belirterek bildirdiği yeni adresine tebligat çıkartılmasını talep etmiştir. Kocaeli 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 28.03.2016 tarihli ve 2013/163 Esas, 2015/627 sayılı ek Kararı ile sanığın dilekçesi eski hale getirme talebi olarak nitelendirilmiş ve tebligatın usulüne uygun olduğu gerekçesi ile talebin reddine karar verilmiştir. Sanık, 31.03.2016 tarihli dilekçe ile suçu işlediğine dair somut bir delil olmadığını ileri sürerek yargılamanın yenilenmesini istemiş, Kocaeli 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 01.04.2016 tarihli ve 2013/163 Esas, 2015/627 sayılı ek Kararı ile 5271 sayılı Kanun'un 311 inci maddesindeki şartlar oluşmadığından talebin reddine karar verilmiştir.

4. Tebliğ tarihinde yürürlükte bulunan 6099 sayılı Tebligat Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile değişik 7201 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesinde yer alan, "(1) Tebligat, tebliğ yapılacak şahsa bilinen en son adresinde yapılır. Şu kadar ki; kendisine tebliğ yapılacak şahsın müracaatı veya kabulü şartiyle her yerde tebligat yapılması caizdir.

(2) Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır" şeklindeki düzenlemeye nazaran, sanığın adres kayıt sisteminde kayıtlı olan adresine anılan Kanun'un 21 inci maddesine göre tebliğ yapılması gerektiği halde 7201 sayılı Kanun'un 35 inci maddesi uyarınca yapılan tebliğ işlemi isabetsiz olup, Kocaeli 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 03.12.2015 tarihli ve 2013/163 Esas, 2015/627 sayılı Kararı usulüne uygun olarak kesinleşmemiştir.

5. 5271 sayılı Kanun'un 264 üncü maddesi "(1) Kabul edilebilir bir başvuruda kanun yolunun veya merciin belirlenmesinde yanılma, başvuranın haklarını ortadan kaldırmaz. (2) Bu hâlde başvurunun yapıldığı merci, başvuruyu derhâl görevli ve yetkili olan mercie gönderir

" şeklinde olup, somut olayda sanığın 25.03.2016 tarihli dilekçe ile hakkında verilen mahkumiyet kararının usulüne uygun kesinleşmediğini belirterek kararın yeni adresine tebliğ edilmesini talep ettiği, dilekçe içeriğinde Kocaeli 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 03.12.2015 tarihli ve 2013/163 Esas,

2015/627 sayılı Kararına yönelik başkaca bir istem bulunmadığından talebin eski hale getirme istemi olarak nitelendirilemeyeceği ve fakat dilekçenin verilmesi ile 7201 sayılı Kanun'un 32 nci maddesi uyarınca öğrenme üzerine 7 günlük yasal temyiz süresinin başladığı ve bu itibarla sanığın 31.03.2016 tarihli yargılamanın yenilenmesi başlığıyla yazdığı dilekçenin süresinde verilmiş temyiz dilekçesi olarak kabul edilmesi gerektiğinden kanun yararına bozma talebine konu Kocaeli 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 03.12.2015 tarihli ve 2013/163 Esas, 2015/627 sayılı Kararının sanık yönünden henüz kesinleşmediği anlaşılmaktadır.

6. 5271 sayılı Kanun'un 272 vd. maddeleri uyarınca henüz kesinleşmediği belirlenen inceleme konusu hükmün, temyiz yasa yoluna tabi olduğu ve bu aşamada olağanüstü kanun yolu olan kanun yararına bozma talebine konu edilemeyeceği gözetilerek, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.

III. KARAR

SONUÇ / HÜKÜM

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname münderecatı yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun'un 309 uncu maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.03.2023 tarihinde karar verildi.

Yargıtay 5. Ceza Dairesi, E. 2023/12, K. 2023/2367, 9 Mart 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. İstem
  4. II. Gerekçe
  5. III. Karar
  6. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
5. Ceza Dairesi
Esas No
2023/12
Karar No
2023/2367
Tarih
9 Mart 2023

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2023/13 K.2023/1333
  • Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2023/13 K.2023/1000
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2023/14 K.2023/1820
  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2023/14 K.2023/1018
  • Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2023/14 K.2023/9284
  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2023/15 K.2023/1358

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.