İçeriğe geç
AC
5. Ceza Dairesi Esas: 2024/4818 Karar: 2025/14014 Tarih: 2025

Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2024/4818 K.2025/14014

5. Ceza Dairesi 2024/4818 E. , 2025/14014 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2017/3339 Esas, 2017/2364 Karar SUÇ : İcrai davranışla görevi kötüye kullanma HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama EK TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün 1136 sayılı

Karar Özeti

5. Ceza Dairesi 2024/4818 E. , 2025/14014 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2017/3339 Esas, 2017/2364 Karar SUÇ : İcrai davranışla görevi kötüye kullanma HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama EK TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün 1136 sayılı

Karar Detayı

5. Ceza Dairesi 2024/4818 E. , 2025/14014 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2017/3339 Esas, 2017/2364 Karar SUÇ : İcrai davranışla görevi kötüye kullanma HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama EK TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun (1136 sayılı Kanun) 59. maddesinin 7249 sayılı Kanun'un 10. maddesiyle eklenen son fıkrası ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Osmaniye 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 01.06.2017 tarihli ve 2016/300 Esas, 2017/152 sayılı Kararı ile sanığın icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan, 5271 sayılı Kanun'un 223/2-e madde-fıkra ve bendi gereği beraatine hükmedilmiştir. B. İstinaf Katılan vekilinin istinaf başvurusu üzerine duruşma açılarak yapılan inceleme sonucunda Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin 13.12.2017 tarihli ve 2017/1305 Esas, 2017/1958 sayılı Kararı (Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin 13.12.2017 tarihli ve 2017/3339 Esas, 2017/2364 sayılı Kararı) ile İlk Derece Mahkemesince kurulan beraat hükmünün kaldırılarak, sanığın icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 257/1, 62, 50/1-a ve 52/2. maddeleri uyarınca 3.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun'un 53/5. maddesi gereği hak yoksunluğu uygulanmasına karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1.Katılan Vekilinin Temyiz İstemi Sanık hakkında verilen mahkumiyet hükmünün doğru olduğuna ancak cezanın üst sınırdan belirlenmesi gerektiğine ilişkindir. 2.Sanığın Temyiz İstemi Katılan tarafın söz konusu paraları yatırmadan önce süre istediğine, bu görüşmeden önce icra takip taleplerini zaten hazırladığına ancak 09.03.2015 tarihine kadar beklediğine, haberi yokken paraların yatırılması ve banka dekontlarında ihtirazi kayıt eklenmiş olması nedeniyle müvekkillerinden aldığı talimat doğrultusunda paraları iade ettiğine, katılan şirketin zararı bulunmadığına, bu eylemi nedeniyle kimsenin mağduriyetinin söz konusu olmadığına, kişilere haksız menfaat sağlamadığına, bölge adliye mahkemesi gerekçesinin aksine tanıklara icra takibine geçilmesini isteyip istemediklerinin sorulmadığına, hakkında verilen mahkumiyet hükmünün bozularak beraatine karar verilmesi gerektiğine yöneliktir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Suç tarihinde .. Barosu'na kayıtlı avukat olarak görev yapan sanığın, davacı vekili sıfatıyla katılan şirket aleyhine takip ettiği Kozan 1. Asliye Hukuk Mahkemesinde görülen 41 adet işçi alacağı dosyasında müvekkilleri lehine 23.02.2015 tarihinde verilen karar gereğince katılan şirketin 06.03.2015 tarihinde sanığın hesabına gönderdiği işçi alacaklarını 09.03.2015 tarihinde iade ettikten bir kaç saat sonra katılan aleyhine icra takipleri başlatması şeklinde gerçekleşen olayda; sanığın aralarında vekalet ilişkisi bulunan ve muhakemece tanık olarak dinlenen müvekkilerinin, kararların katılan şirket tarafından temyizi sonrasında yatırılan paraların faizi ile geri ödenmesi hususunda güçlük çekecekleri gerekçesiyle kendi talimatları ile iade edilmesini istediklerini beyan etmeleri nazara alındığında bu eylemin öncelikle müvekkillerinin menfaatini gözetmek şeklinde değerlendirilmesi gerektiği, diğer taraftan; sanığın müvekkillerinin talimatı olmaksızın ilamları takibe koyması şeklindeki eyleminin ise 1136 sayılı Kanun'un 34. maddesindeki "Avukatlar, yüklendikleri görevleri bu görevin kutsallığına yakışır bir şekilde özen, doğruluk ve onur içinde yerine getirmek ve avukatlık unvanının gerektirdiği saygı ve güvene uygun biçimde davranmak ve Türkiye Barolar Birliğince belirlenen meslek kurallarına uymakla yükümlüdürler." hükmü çerçevesinde disiplin hukuku kapsamında değerlendirilebileceği gözetilerek, atılı suçun yasal unsurlarının oluşmaması nedeniyle sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerekirken dosya kapsamına uygun düşmeyen gerekçe ve yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. III. KARAR Değerlendirme ve gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle katılan vekili ve sanığın temyiz istemleri yerinde görüldüğünden, hükmün 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereği Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2. maddesi uyarınca yeniden incelenmek ve hüküm verilmek üzere hükmü bozulan Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 02.12.2025 tarihinde karar verildi.

İlgili Makaleler

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla