Karar Özeti
5. Ceza Dairesi 2024/9177 E. , 2025/14887 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/308 Esas, 2024/1298 Karar SUÇ : İhmali davranışla görevi kötüye kullanma HÜKÜMLER : Sanıklardan ... hakkında kurulan hüküm yönünden istinaf başvurusunun esastan reddi, ... hakkında İlk Derece Mahkemesince verilen beraat h
Karar Detayı
5. Ceza Dairesi 2024/9177 E. , 2025/14887 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/308 Esas, 2024/1298 Karar SUÇ : İhmali davranışla görevi kötüye kullanma HÜKÜMLER : Sanıklardan ... hakkında kurulan hüküm yönünden istinaf başvurusunun esastan reddi, ... hakkında İlk Derece Mahkemesince verilen beraat hükmünün kaldırılarak bir kısım eylemleri yönünden mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 59. maddesinin son fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesine istinaden temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereğince temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir. Sanık ... müdafiinin dosya kapsamına göre uygun görülmeyen duruşmalı inceleme talebinin 5271 sayılı Kanun'un 299. maddesi uyarınca takdiren reddine ve incelemenin duruşmasız olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Ankara 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 09.12.2021 tarihli, 2019/244 Esas ve 2021/469 sayılı Kararı ile sanıkların ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan 5271 sayılı Kanun'un 223/2. maddesinin (a) bendi gereğince ayrı ayrı beraatlerine hükmolunmuştur. B. İstinaf Katılan vekilinin istinaf talebi üzerine duruşma açılarak yapılan inceleme neticesinde, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin 15.05.2024 tarihli ve 2022/308 Esas, 2024/1298 sayılı Kararı ile sanıklardan ... hakkında kurulan hüküm yönünden istinaf başvurusunun esastan reddine, ... yönünden son soruşturmanın açılması kararında 1-b ve 3-a olarak numaralandırılan eylemler yönünden İlk Derece Mahkemesince verilen beraat hükmü kaldırılarak, sanığın ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun'un) 257/2, 43/1, 62/1 ve 51/1. maddeleri uyarınca erteli 3 ay 3 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun'un 53/5. maddesi gereğince hak yoksunluğuna hükmedilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Katılanlar Vekilinin Temyiz İstemi Sanık ...'un üzerine atılı suçu işlediğine, vekaletnamede adı yazmasa da diğer sanıkla birlikte iş yaptığına, cezalandırılması gerektiğine yöneliktir. Sanık ... ...Müdafiinin Temyiz İstemi Katılanların iddia ettiği zararın kendisi ile illiyet bağı olmadığına, verilen görevsizlik kararının tebliğe çıkarılması konusunda bir sorumluluğu olmadığına ve katılanların dosya kapsamındaki zararlarının tespiti hususunda işlem yapılmadığına ve beraat kararı istemine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe 1)Sanık ... hakkında kurulan beraat hükmüne yönelik istinaf başvurusunun esastan reddi kararı yönünden Sanığın leh ve aleyhindeki toplanan tüm kanıtları inceleyip, irdeleyen ve iddiaların reddine ilişkin sebepleri karar yerinde ayrı ayrı gösteren, savunmayı tercih nedenlerini açıklayan, aleyhteki kanıtları hükümlülük için yeterli görmeyen İlk Derece Mahkemesinin beliren takdir ve kanaati ile beraat hükmüne karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin kararın usul ve kanuna uygun olması karşısında katılan vekilinin temyiz itirazları ile hükümde dikkate alınan sair hususlar yönünden hukuka aykırılık görülmemiştir. 2)Sanık ... hakkında İlk Derece Mahkemesince verilen beraat hükmü kaldırılarak sanığın yüklenen suçtan mahkumiyetine dair hüküm yönünden Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; Suç tarihinde Ankara Barosuna kayıtlı avukat olan sanığın, davacı katılanlar vekili sıfatıyla, Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/63 Esasına kayden açtığı sözleşmenin iptali davasında mahkemenin görevsizliği nedeniyle davanın usulden reddine, karar kesinleştiğinde ve talep halinde dosyanın Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine 20.02.2014 tarihinde karar verildiği halde gereğine tevessül etmediği gibi bahsi geçen karar hakkında katılanları bilgilendirmediği yine aynı hukuki uyuşmazlığa ilişkin olarak İzmir 12. İcra Müdürlüğünün 2013/7155 sayılı dosyası üzerinden yürütülen icra takibinde katılanlar aleyhine sonuç doğuracak üç farklı haciz ihbarnamesine karşı geçerli itiraz sunmayarak, 2. haciz ihbarnamesine katılanlarla vekalet ilişkisi bulunmayan ... tarafından sunulan itiraz dilekçesi üzerine yapılan ihtara rağmen istenilen vekalet veya yetki belgesini ibraz etmeyerek katılanların itirazlarının reddedilmesine sebep olduğu şeklinde sübutu kabul edilen eylemleri yönünden suçun konusunun aynı olup hukuksal anlamda tek fiil olarak değerlendirilmesi gerektiği, suç çokluğundan bahsedilmeyeceği, bu itibarla zincirleme suç hükümlerinin uygulanma olanağının bulunmadığı gözetilmeden, sanık hakkında zincirleme suç hükümleri uygulanmak suretiyle fazla ceza tayini, 5271 sayılı Kanun'un 231/5. maddesinde düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının verilebilmesi için aynı maddenin altıncı fıkrasında zararın ödenmesi koşulu öngörülmüş ise de bu koşulun aranabilmesi için suçun niteliğine veya işleniş biçimine ve doğurduğu sonuçlarına göre ortada maddi bir zararın bulunmasının zorunlu olduğu, Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 03.02.2009 tarihli ve 2008/11-250 Esas, 2009/ 13... .04.2012 tarihli ve 2011/3-835 Esas, 2012/177 sayılı Kararlarında da açıklandığı üzere, 5271 sayılı Kanun'un 231/6-c maddesinde düzenlenen "giderilmesi gereken zarar" kavramının, somut, belirlenebilir maddi zarar olduğu nazara alınıp, davaya konu olayda giderilebilir somut zararın ne olduğu belirlenip, kayden sabıkasız olup hakkında takdiri indirim uygulanan ve hükmolunan hapis cezası 5237 sayılı Kanun'un 51. maddesi uyarınca ertelenen sanığa bu zararı gidermek isteyip istemediği sorularak, kişilik özellikleri ve duruşmadaki tutum ve davranışları da irdelenerek yeniden suç işleyip işlemeyeceği hususunda ulaşılacak kanaate göre hakkında kurulan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının gerekip gerekmediğine karar verilmesi gerekirken, 5271 sayılı Kanun'un 231. maddesinin altıncı fıkrasındaki objektif ve subjektif koşullar değerlendirilmeksizin "eylem nedeniyle meydana gelen zararın rızaen giderilmemesi nedeniyle" şeklindeki yasal ve yeterli olmayan gerekçeyle sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi, Gerekçeli karar başlığında suç tarihinin "29.04.2015" yerine "14.04.2016" olarak yazılması suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 232/2-c maddesine muhalefet edilmesi, Hukuka aykırı bulunmuştur. III. KARAR 1) Değerlendirme ve gerekçe bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin kararında, katılanlar vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun'un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, aynı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, 2) Değerlendirme ve gerekçe bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden, sanık ... hakkında kurulan hükmün, 5271 sayılı Kanun’un 302/2 ve 307/5. maddeleri gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 15.05.2024 tarihli hüküm yönünden 5271 sayılı Kanun’un 280/1-g maddesi uyarınca istinaf incelemesi yapılmak üzere 5271 sayılı Kanun'un 304. maddesi uyarınca hükmü bozulan Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.12.2025 tarihinde karar verildi.
Özgün Analiz
Olay Özeti: Ankara Barosuna kayıtlı avukat olan sanık, katılanlar vekili olarak açtığı sözleşmenin iptali davasında verilen görevsizlik kararının gereğini yapmamış, katılanları bilgilendirmemiş ve aynı uyuşmazlığa ilişkin icra takibindeki üç haciz ihbarnamesine geçerli itiraz sunmayarak itirazların reddine sebep olmuştur. İlk derece mahkemesi her iki sanığı beraat ettirmiş; Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesi bir sanık yönünden beraati onarken, avukat sanığın beraatini kaldırıp ihmali davranışla görevi kötüye kullanmadan zincirleme suç hükümleriyle erteli 3 ay 3 gün hapse mahkûm etmiştir.
Hukuki İlke: Aynı hukuki uyuşmazlığa ilişkin ihmali davranışlar suç konusu aynı olduğunda hukuksal anlamda tek fiil sayılır; suç çokluğu bulunmadığından zincirleme suç hükümleri uygulanamaz. Ayrıca CMK 231/6-c'deki 'giderilmesi gereken zarar' kavramı somut, belirlenebilir maddi zararı ifade eder; mahkeme bu zararı belirleyip sanığa gidermek isteyip istemediğini sormadan ve objektif-subjektif koşulları değerlendirmeden hükmün açıklanmasının geri bırakılmasını reddedemez.
Uygulama Sonucu: Daire, diğer sanık hakkındaki beraat-istinaf ret kararına yönelik katılan temyizini esastan reddedip hükmü onarken; avukat sanık hakkındaki mahkûmiyeti, zincirleme suç uygulamasıyla fazla ceza tayini, HAGB koşullarının değerlendirilmemesi ve suç tarihinin yanlış yazılması nedenleriyle CMK 302/2 ve 307/5 uyarınca Tebliğname'ye aykırı olarak oy birliğiyle bozmuştur.
Dava Strateji Notu: Avukatın mesleki ihmaline dayalı görevi kötüye kullanma dosyalarında savunmanın iki güçlü temyiz kozu bu kararda somutlaşıyor: aynı uyuşmazlıktan doğan ihmallerin tek fiil sayılması gerektiği itirazı ve HAGB reddinin ancak belirlenmiş somut maddi zarar üzerinden gerekçelendirilebileceği kuralı. Mahkeme zararı rakamsal olarak tespit etmeden HAGB'yi reddetmişse bunu ayrı bir bozma sebebi olarak işleyin.
İlgili Makaleler
- TCK m.282 Aklama Suçu Savunması: Yargıtay 5. Ceza Dairesi Kıstasları TCK m.282 aklama suçunda Yargıtay 5. CD. içtihadı: öncül suç, kasıt, kalıp ve savunma stratejisi.