Karar Özeti
5. Ceza Dairesi 2024/9446 E. , 2025/12352 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/112 Esas, 2024/66 Karar SUÇLAR : Zincirleme şekilde nitelikli zimmet, basit zimmet, ikna suretiyle irtikap (3 kez), resmi belgede sahtecilik HÜKÜM : Mahkumiyet (sanığın mağdurlar ... ve ...'a yönelik eylemleri nede
Karar Detayı
5. Ceza Dairesi 2024/9446 E. , 2025/12352 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/112 Esas, 2024/66 Karar SUÇLAR : Zincirleme şekilde nitelikli zimmet, basit zimmet, ikna suretiyle irtikap (3 kez), resmi belgede sahtecilik HÜKÜM : Mahkumiyet (sanığın mağdurlar ... ve ...'a yönelik eylemleri nedeniyle zincirleme şekilde ikna suretiyle irtikap suçundan, diğer eylemleri nedeniyle zincirleme şekilde basit zimmet suçundan) TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, düzeltilerek onama Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü; Sanık hakkında zincirleme şekilde ikna suretiyle irtikap suçundan verilen mahkumiyet hükmüne ilişkin temyiz itirazlarının incelemesinde; Sanığın oluşa uygun olarak sübutu kabul edilen eylemlerine uyan ikna suretiyle irtikap suçunun 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 250/2. maddesinde öngörülen cezasının üst sınırı itibarıyla aynı Kanun'un 66/1-e maddesinde belirtilen 8 yıllık asli dava zamanaşımı süresine tabi olduğu, zamanaşımını kesen son işlem olan, 02.03.2016 tarihli mahkumiyet hükmü ile hüküm tarihi arasında bu sürenin gerçekleştiği nazara alınarak mahkumiyete konu eylemler yönüyle açılan kamu davalarının düşmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yargılama devamla yazılı şekilde hüküm kurulması, Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un (5320 sayılı Kanun) 8/1. maddesi de gözetilerek 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 322/1 ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223/8. maddeleri gereğince sanık hakkında mağdurlar ... ve Mustafa'ya yönelik eylemleri nedeniyle açılan kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, Sanık hakkında zincirleme şeklinde basit zimmet suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelemesinde ise; Bozmaya uyularak yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak; Suç tarihlerinde Alucra Adliyesinde sulh hukuk ve sulh ceza mahkemelerinde zabıt katibi olarak görev yapan sanığın, oluşa uygun olarak sübutu kabul edilen ölü muayene işlemi sırasında ölenin üzerinden ele geçen 200 TL'nin tereke hakimliği personeli sıfatıyla kendisine teslim edilmesine rağmen bu parayı uhdesinde tutması şeklindeki eyleminin basit zimmet, mağdurlar ..., ... ve...'dan gider avansı ya da dosya masrafı adı altında ilgili dosyalarına yatırılmak üzere aldığı paraların ise suç tarihinde yürürlükte bulunan Hukuk Muhakemeleri Kanunu Yönetmeliğinin yazı işleri müdürünün görevlerine ilişkin 6/3-h maddesindeki ''Harcın hesaplanması ve hukuk mahkemeleri veznesi bulunmayan yerlerde tahsiline ilişkin işlemleri yapmak'' hükmü ve mübaşirin görevlerine ilişkin 6/5-e maddesindeki ''Müzekkereler ve tebligatların ilgili kurum ya da kişilere ulaşmasını sağlamak üzere posta ve zimmet işlemlerini yerine getirmek'' ile zabıt katibinin görevlerine ilişkin 6/4-h maddesindeki "Mevzuattan kaynaklanan veya hakim ya da yazı işleri müdürünün vereceği diğer görevleri yerine getirmek", yine suç tarihinden sonra yürürlüğe giren Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin yazı işleri müdürünün görevlerine ilişkin 169/3-ğ maddesindeki benzer hüküm ile aynı maddenin 7. fıkrasındaki ''Yazı işleri müdürü, yerine getirmekle yükümlü olduğu görevleri yazı işleri hizmetlerinde görevli personele devredemez.'', 4. fıkrasındaki zabıt katibinin ve 5. fıkrasındaki mübaşirin görevlerine ilişkin önceki yönetmelikle benzer düzenlemeler ile 263. maddesindeki ''Bu Yönetmelikte açık hüküm bulunmayan hâllerde ... ve ilgili kurumlarca yürürlüğe konulan diğer yönetmeliklerin ilgili hükümleri uygulanır.'' hükmü ışığında 11.07.2015 tarihli Bölge İdare Mahkemeleri, İdare Mahkemeleri ve Vergi Mahkemelerinin İdari İşler İle Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesi Usul ve Esaslarına İlişkin Yönetmeliğin harç ve masrafları almaya yetkili olanlara ilişkin düzenlemesini içeren 89. maddesindeki ''Ön büro teşkilatı bulunan yerlerde bu iş yalnızca veznedara aittir. Zabıt kâtipleri, memurlar veya mübaşirler, bir işlemin ifası için ödenmesi gerekli harç ve masrafları iş sahiplerinden alamazlar. Harç ve masrafların tahsili işi kendisine verilmiş olan yazı işleri müdürü, görev sebebiyle yerinden ayrıldığı zaman iş sahiplerinin beklememesi için başkanın onayı ile önlem alır." ve son olarak da suç tarihinde yürürlükte bulunan ... Teftiş Kurulu Yönetmeliğinin mahkeme veznelerinin denetimine ilişkin 67/1. maddesindeki ''Mahkeme veznelerinin sayım ve hesapların kontrolü ile denetimi bu Yönetmeliğin Dördüncü Kısmının Birinci, İkinci ve Üçüncü Bölümlerinde gösterilen esaslar dairesinde yapılır. Banka ve PTT vasıtasıyla mahkemelere gönderilen ve mutemet defteri ile yazı işleri müdürleri tarafından bu yerlerden alınan paralar vezne kayıtlarıyla karşılaştırılır.'' şeklindeki düzenlemeler hep birlikte değerlendirildiğinde; dosya masrafı ya da gider avansı olarak para tahsil yetkisinin yasal olarak mümkün olmaması karşısında, suça konu paraların kendisine görevi nedeniyle tevdi edilmiş sayılamayacağı ve bu nedenle sabit görülen eylemlerinin 5237 sayılı Kanun'un 155/2. maddesinde düzenlenen hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu oluşturacağı, zimmet suçuna vücut veren eylemi yönünden zimmete konu değerin azlığı ve Alucra Sulh Hukuk Mahkemesinin 21.11.2014 tarihli suç duyurusu yazısına ekli tutanaklardan anlaşıldığı üzere zararın soruşturma başlamadan giderilmiş olması hususları ile hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunun uzlaşma kapsamına alındığı gözetilip 5271 sayılı Kanun'da belirtilen esas ve usullere göre uzlaştırma işlemleri yerine getirildikten sonra uzlaşma sağlanamaz ise sanık hakkında anılan suçlardan ayrı ayrı hükümler kurulması gerekirken, yanılgılı değerlendirme sonucu tüm eylemlerin zincirleme şekilde basit zimmet suçunu oluşturduğu kabul edilerek yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesi, Kabule göre de; Sanığın mağdur ...'den aldığı paraya karşılık sahte makbuz düzenlemesi isnadına ilişkin sanık hakkında ayrıca sahtecilik suçundan da kamu davası açıldığı ve 5237 sayılı Kanun'un 212. maddesindeki gerçek içtima kuralı uyarınca bir hüküm kurulması gerektiği nazara alınmadan, ayrıca kararın gerekçe kısmında bu suçun unsurlarının oluşmadığı belirtilmesine rağmen sahtecilik isnadının hatalı biçimde zimmet fiillerine dahil edilmesi, Sanığın mağdurlar ..., ... ve ...'a yönelik eylemlerinde, zimmet ve miktarının beyanlar ile ortaya çıkarıldığı ve bu şekilde suçun zimmetin açığa çıkmamasını sağlamaya yönelik hileli davranışlarla işlendiği anlaşılmasına rağmen, sanığın zincirleme şekilde nitelikli zimmet suçundan mahkumiyeti yerine suç vasfında yanılgıya düşülerek zincirleme şekilde basit zimmet suçundan cezalandırılması suretiyle eksik ceza tayini, 1412 sayılı Kanun'un 326/son maddesi gereğince sanığın ceza süresi yönünden kazanılmış hakkının, daha önce aynı eylemler için verilmiş bulunan toplam ceza süresi bakımından dikkate alınması ve buna göre sanık hakkında verilen cezanın kazanılmış hak nedeniyle 30 ay hapis ve 160 TL adli para cezası üzerinden infaz olunacağının belirtilmesi ile yetinilmesi gerekirken sanığın neticeden 6 ay hapis ve 2 gün karşılığı adli para cezası ile cezalandırılmasına hükmedilmesi, Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilmek suretiyle 1412 sayılı Kanun'un 3 21... /son maddeleri uyarınca BOZULMASINA 06.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
İlgili Makaleler
- TCK m.282 Aklama Suçu Savunması: Yargıtay 5. Ceza Dairesi Kıstasları TCK m.282 aklama suçunda Yargıtay 5. CD. içtihadı: öncül suç, kasıt, kalıp ve savunma stratejisi.