İçeriğe geç
AC
5. Ceza Dairesi Esas: 2025/4522 Karar: 2026/4979 Tarih: 2026

Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2025/4522 K.2026/4979

5. Ceza Dairesi 2025/4522 E. , 2026/4979 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/1434 Esas, 2024/1991 Karar SUÇ : Zincirleme tefecilik HÜKÜM : İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlerin kaldırılarak sanık hakkında zincirleme tefecilik suçundan mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme ne

Karar Özeti

5. Ceza Dairesi 2025/4522 E. , 2026/4979 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/1434 Esas, 2024/1991 Karar SUÇ : Zincirleme tefecilik HÜKÜM : İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlerin kaldırılarak sanık hakkında zincirleme tefecilik suçundan mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme ne

Karar Detayı

5. Ceza Dairesi 2025/4522 E. , 2026/4979 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/1434 Esas, 2024/1991 Karar SUÇ : Zincirleme tefecilik HÜKÜM : İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlerin kaldırılarak sanık hakkında zincirleme tefecilik suçundan mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. Bozma Konya 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 04.04.2018 tarihli Kararının istinaf edilmesi üzerine Ankara Bölge Adliyesi Mahkemesi 5. Ceza Dairesince verilen Kararın sanık müdafii tarafından temyizi sonrasında Dairemizin 14.03.2024 tarihli ve 2021/8512 Esas, 2024/2844 sayılı Kararı ile Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi üzerinde yapılan incelemede sanığın Konya 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 05.09.2016 tarihli ilamıyla tefecilik suçundan mahkumiyetine karar verildiğinin, kararın istinaf edilmesi üzerine Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin 11.05.2018 tarihli kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilerek kesinleştiğinin tespit edildiği, dava konusu eylemler arasında irtibat bulunup bulunmadığının, suç ve iddianame tarihlerine göre eylemler arasında hukuki kesinti oluşup oluşmadığının, zincirleme suç hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının ve mükerrer dava olup olmadığının saptanması ve sonucuna göre 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 241. maddesi gereğince verilecek cezadan aynı Kanun'un 43/1. maddesi uyarınca artırım yapıldıktan sonra kesinleşen dava dosyasından verilen cezanın mahsubu ile oluşur ise aradaki fark kadar cezaya hükmedilmesi, hukuki kesintinin gerçekleşmesi halinde ise ayrı ceza verilmesi için bozulmasına ve dava dosyasının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 304/2. maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. B. Bozmadan Sonraki Yargılama Süreci Bozma üzerine Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin 18.09.2024 tarihli ve 2024/1434 Esas, 2024/1991 sayılı Kararı ile sanığın zincirleme tefecilik suçundan 5237 sayılı Kanun'un 241/1, 43/1, 62/1 ve 52/2. maddeleri uyarınca 2 yıl 7 ay 7 gün hapis ve 312 tam gün karşılığı 6.240,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, kesinleşen dava dosyasından verilen cezanın mahsubuna ve cezanın 1 ay 7 gün hapis ve 6.240,00 TL adli para cezası olarak infazına, aynı Kanun'un 53/1-2 ve 3. madde ve fıkraları gereğince hak yoksunluklarına hükmedilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Tanık beyanları dışında mahkumiyete yeterli delil olmadığına, alındığı iddia edilen komisyonların banka komisyonu olduğuna, mahkumiyet hükümlerinin varsayıma dayalı olduğuna ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Konya 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 2016/573 Esas sayılı dosyası kapsamında; 05.09.2016 tarihli iddianameyle sanık hakkında tefecilik suçundan kamu davası açıldığı, 21.12.2017 tarihli ve 2017/840 sayılı mahkumiyet hükmünün 11.05.2018 tarihinde kesinleştiği, temyize konu bu davaya dayanak teşkil eden 27.10.2016 tarihli iddianamede aynı eylemlerden dolayı kamu davası açıldığı, her iki dava dosyasında sanığa yüklenen fiillerin aynı olduğu, sonradan açılan bu davanın mükerrer dava niteliğinde bulunduğu nazara alınarak, 5271 sayılı Kanun'un 223/7. maddesi uyarınca davanın reddine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yanılgılı değerlendirmeyle yazılı şekilde uygulama yapılması hukuka aykırı görülmüştür. III. KARAR Değerlendirme ve gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden, hükmün 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi uyarınca Tebliğname’ye farklı gerekçeyle uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2. maddesi uyarınca yeniden incelenmek ve hüküm verilmek üzere hükmü bozulan Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,12.03.2026 tarihinde karar verildi. .

Özgün Analiz

Olay Özeti: Tefecilikten yargılanan sanık hakkında Yargıtay 5. Ceza Dairesinin önceki bozması üzerine Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesi, zincirleme tefecilikten 2 yıl 7 ay 7 gün hapis ve adli para cezasına hükmedip kesinleşen dosyadan verilen cezayı mahsup etmiştir. Yargıtay bozma sonrası incelemesinde, Konya 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 2016/573 Esas sayılı dosyasında 05.09.2016 tarihli iddianameyle aynı eylemlerden zaten dava açıldığını ve mahkûmiyetin kesinleştiğini saptamıştır.

Hukuki İlke: Aynı sanığa aynı fiiller nedeniyle daha önce açılmış ve kesinleşmiş bir dava varken, sonradan 27.10.2016 tarihli iddianameyle açılan dava mükerrer dava niteliğindedir; bu durumda mahkûmiyet ve mahsup yoluna gidilemez, CMK 223/7 uyarınca davanın reddine karar verilmesi zorunludur.

Uygulama Sonucu: Daire, mükerrer davada ret yerine mahkûmiyet ve mahsup uygulanmasını hukuka aykırı bularak hükmü CMK 302/2 uyarınca Tebliğname'ye farklı gerekçeyle uygun biçimde oy birliğiyle bozmuş ve dosyayı yeniden hüküm kurulması için bölge adliye mahkemesine göndermiştir.

Dava Strateji Notu: Zincirleme suç ve mahsup tartışmasına girmeden önce müdafi, aynı eylemleri konu alan önceki iddianame ve kesinleşmiş hükümleri UYAP üzerinden tespit edip mükerrer dava itirazını öne çıkarmalıdır; CMK 223/7 ret kararı, mahsuplu ikinci bir mahkûmiyetten çok daha lehe bir sonuçtur ve Yargıtay bu denetimi resen yapmaktadır.

İlgili Makaleler

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla