KÜNYE
5. Hukuk Dairesi 2009/16934 E., 2010/3071 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 1 Mart 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
316 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı idare vekili yönünden verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup iş anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
- KARAR –
Dava, 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davacı idare vekilince temyiz edilmiştir.
Bilirkişi incelemeleri yaptırılmıştır. Taşınmazın arsa niteliğinde kabulü doğru olduğu gibi üzerindeki binaya da Bayındırlık Birim Fiyatları esas alınarak, yıpranma payı da indirilmek suretiyle değer biçilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Ancak;
1-Hükme esas alınan bilirkişi raporlarında değerlendirmeye esas alınan kıyasi emsallerden 8777 parsel sayılı taşınmaz yol kenarında ve küçük yüzölçümlüdür ve yüksek değerle satın alınan bu taşınmazın alıcısı da emsalin kuzeyindeki yola cepheli ve büyük yüzölçümlü 8776 parsel sayılı taşınmazın paydaşıdır. Büyük yüzölçümlü 8776 parselin de aynı gün çok daha az bedelle satış işlemi gördüğü dikkate alındığında, bitişik parsellerin aynı gün bu kadar farklı fiyatla satılması karşısında emsal satışın diğer parselin yola çıkışını sağlamak için yapılan özel amaçlı satış olduğu anlaşılmaktadır. 4321 parsel sayılı değer kıyasi emsal taşınmazın alıcısının Anonim şirket olması nedeniyle özel amaçlı olduğu tartışmasızdır.
Bu nedenle taraflara yeniden emsal bildirmeleri için imkan tanınıp, gerektiğinde resen emsal de celbedilerek, yeniden oluşturulacak bilirkişi kurulu eşliğinde keşif yapılarak alınacak rapor sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, geçersiz olan rapora göre hüküm kurulması,
2-Bedeline hükmedilen taşınmazın yol olarak terkini yerine, idare adına tesciline karar verilmesi,
Doğru görülmemiştir.
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2009/16934, K. 2010/3071, 1 Mart 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama