KÜNYE
5. Hukuk Dairesi 2009/20137 E., 2010/6839 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Nisan 2010
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
386 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılarak üzerine pilon dikilip enerji nakil hattı geçirilen taşınmazın, pilon yeri bedeli ile irtifak hakkı karşılığının tahsiline ilişkin asıl ve birleştirilen davalardan dolayı yapılan yargılama sonunda: Asıl dava ile birleşen davaların kabulüne dair verilen karar davalı vekilince temyiz edilmiş ise de temyiz talebi hakkında yapılan inceleme sonunda vaki talebin reddine dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı ek kararın Yargıtay'ca incelenmesi yine davalı idare vekili yönünden verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup iş anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
- KARAR –
Dava ve birleştirilen davalar kamulaştırmasız el atılarak üzerine pilon dikilip enerji nakil hattı geçirilen taşınmazın, pilon yeri bedeli ile irtifak hakkı karşılığının tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece, birleştirilen 253 ve 258 esas sayılı davaların kabulüne asıl dava ile birleştirilen diğer davaların kısmen kabulüne kısmen reddine dair verilen karar, davalı idare vekilince temyiz edilmiş ise de temyiz talebi HUMK’nun 427/2 maddesi gereğince reddedilmiş, bu karar da yine davalı idare vekilince temyiz edilmiştir.
Her ne kadar hüküm altına alınan tazminat miktarları kesinlik sınırı içinde ise de; dava taşınmazın aynına da ilişkin olduğundan temyiz incelemesinde miktar yönünden kesinlik sınırı gözetilemez.Bu nedenle mahkemece verilen 11.09.2009 tarih ve 2009/249-969 sayılı temyiz talebinin reddine dair kararın kaldırılmasına karar verildikten sonra işin esasının incelenmesinde;
Mahkemece bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Davaya konu teşkil eden arazi niteliğindeki taşınmaza gelir metoduna göre değer biçilmesinde yöntem olarak bir isabetsizlik görülmemiştir.Ancak;
1) Davaya konu taşınmazın yüzölçümü tapu kaydına göre 14.400 m2 olduğu halde 36.200 m2 olarak kabulü ile hesaplama yapan bilirkişi raporu esas alınmak suretiyle fazla bedele hükmedilmesi,
2)Elektrik bilirkişisi tarafından hesaplanan davaya konu irtifak alanının yüzölçümünün fen bilirkişi raporunda kararın infazına elverişli şekilde koordinatlı kroki ile belirlenmemesi,
3)Dava konusu taşınmazın tek olması ve davanın mahiyeti göz önünde bulundurularak davacılar lehine tek bir vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken her bir davacı yönünden ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi,
4-Kabule göre de;
Birleştirilen 250 esas sayılı davaya ilişkin hüküm fıkrasında davacının hissesine göre hesaplanan irtifak alanının 8,46 m2, birleştirilen 253 ve 258 esas sayılı davalara ilişkin hüküm fıkrasında davacıların hisselerine göre hesaplanan irtifak alanlarının 0,33’er m2 olması gerektiğinin gözetilmemesi,
Doğru görülmemiştir.
...
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2009/20137, K. 2010/6839, 15 Nisan 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama