KÜNYE
5. Hukuk Dairesi 2012/10765 E., 2012/24007 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Kasım 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
432 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsiline dair açılan davada hükmedilmeyen faiz alacağının tahsili davasının reddine dair verilen yukarıda tarih ve numaraları yazılı hükmün duruşmalı olarak Yargıtay’ca incelenmesi davacılar vekilince verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla duruşma için belirlenen 27.11.2012 günü temyiz eden davacılar Vek.Av......'in yüzüne karşı; usulüne göre çağrı kağıdı gönderilmesine rağmen gelmediğinden aleyhine temyiz olunan davalı idare vekilinin yokluğunda duruşmaya başlanarak davacılar vekilinin sözlü açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler okunup ... anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü.
- KARAR -
Dava, kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsiline dair açılan davada hükmedilmeyen faiz alacağının tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacılar vekillince temyiz edilmiştir.
Dosyada bulunan kanıt ve belgelere göre, davacılar tarafından 29.5.2009 tarihinde kamulaştırmasız el atma nedeniyle tazminat davası açıldığı, yapılan yargılama sonucunda bedele hükmedildiği, ancak talepte bulunulmasına rağmen faize hükmedilmediği, kararın davalı idare vekilince temyiz edildiği, Dairemiz denetiminden de geçerek kesinleştiği anlaşılmıştır.
Mahkemece verilen hüküm, davayı esastan çözümleyen, taraflar arasındaki uyuşmazlığı sona erdiren nihai karardır.
Hukuk Muhakemeleri Kanununun 297/2. maddesine göre; Hüküm sonucu kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, istek sonuçlarından her biri hakkında verilen hükümle taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir.
Mahkemece, olumlu veya olumsuz olarak karara bağlanmamış bir iddia, yeni bir dava konusu yapılabileceğinden; kesin hükmün varlığından söz etme imkanı da bulunmamaktadır.
Kesin hüküm ancak konusunu teşkil eden iddia hakkında geçerli olabilir; bu nitelikte bir hüküm nedeniyle yeniden söz konusu edilemeyecek olan, hüküm fıkrasında karara bağlanan husustur. Hüküm olmayan yerde kesinlik de olmayacağından, olumlu veya olumsuz olarak karara bağlanmamış olan her iddia, yeni bir dava konusu yapılabilir.
Bu durumda, açılan bir davada faiz isteği hakkında olumlu ya da olumsuz bir karar verilmemiş ise, hükmü temyiz etmeyen davacının sonradan faiz istemiyle dava açmasına engel bir durum yoktur. Davada, faiz bölümü, asıl alacaktan ayrı bir nitelik taşıdığı için, bu haktan açıkça vazgeçilmedikçe ileride yeni bir dava ile isteğin tekrarlanması mümkündür.
Mahkemece, daha önce açılan davada faiz isteği yönünden olumlu ya da olumsuz karar verilmemesi ve davacı tarafından hükmün temyiz edilmemiş olması, bu isteğin zımnen reddedildiği anlamına da gelmez. Her şeyden önce, aksi düşünce tarzının Hukuk Muhakemeleri Kanununun 297/2. maddesine aykırı düşeceği açıktır.
Bu nedenle işin esasına girilerek hüküm kurulması gerekirken, yazılı gerekçelerle davanın reddine karar verilmesi,
Doğru görülmemiştir.
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2012/10765, K. 2012/24007, 27 Kasım 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama