KÜNYE
5. Hukuk Dairesi 2015/342 E., 2015/5490 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Mart 2015
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
317 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki kamulaştırma bedelinin artırılması davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın reddine dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi, taraf vekillerince verilen dilekçeler ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
- KARAR –
Mahkemece uyulan bozma kararı gereğince inceleme ve işlem yapılarak hüküm; kurulmuş, karar taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Dosyada bulunan kanıt ve belgelere göre; dava konusu taşınmazın 04.05.1979'da kamulaştırılmasına karar verildiği, 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 7. maddesinde sayılı yerlerin her birinden ayrı ayrı adres araştırması yapılmaksızın kamulaştırma belgelerinin ilanen tebliğ edildiği, taşınmaza da 07.05.1979 tarihinde el atıldığı anlaşılmıştır.
13.03.2015 gün ve 29294 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanan Anayasa Mahkemesinin 13.11.2014 gün ve 2013/95- 2014/176 sayılı kararı ile;
6487 sayılı Yasanın 21. maddesi ile 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun başlığı ile değiştirilen geçici 6. maddesinin 13. fıkrası ''09.10.1956 ile 04.11.1983 tarihini kapsayan dönemde oluşan mağduriyetlerin giderilmesi amacıyla getirilen ve malikler aleyhine bir takım hükümler içeren bu istisnai düzenlemenin 04.11.1983 tarihinden sonraki dönem içinde uygulanmasının hukuk güvenliğini zedeleyeceği'' gerekçesiyle Anayasanın 2. ve 35. maddelerine aykırı bulunarak iptal edilmiştir.
Bu durumda; 04.11.1983 tarihinden önce taşınmaza el atıldığı anlaşıldığından maktu harç ve vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olduğundan davalı idare vekilinin temyiz itirazları yerinde değildir.
Davacı vekilinin temyizine gelince;
Kamulaştırma Kanununun 25. maddesi uyarınca; kamulaştırma mal sahibi yönünden aynı Kanunun 13. maddesine uygun olarak yapılan tebligatla başlar. Sözü edilen Kanunun 7. maddesine göre adres araştırması yapılmadan gazete ilan yolu ile tebliğ yönüne gidilmiş olduğundan yapılan ilanen tebligat geçerli değlidir.
Bu nedenle; mal sahibi açısından geçerli bir kamulaştırma işlemi bulunmadığından işin esasına girilerek hüküm kurulması gerektiği düşünülmeden yazılı gerekçelerle davanın reddine karar verilmesi,
Doğru görülmemiştir.
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2015/342, K. 2015/5490, 23 Mart 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama