KÜNYE
5. Hukuk Dairesi 2023/9440 E., 2023/12413 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Aralık 2023
- Mahkemesi
- İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/365 Esas, 2023/965 Karar
- Karar
- Esastan ret
- İlk derece mahkemesi
- Aliağa Sulh Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2018/468 Esas, 2019/645 Karar
Karar Metni
1.256 kelime·6 dk okuma·12 bölüm
Taraflar arasındaki müdahalenin önlenmesi, eski hale getirme ve hakimin müdahalesi davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı tarafın apartmanın ortak yerlerine şirketinin malzemelerini koymak sureti ile ortak yerleri depo olarak kullandığını bahçenin yalnızca kendi kullanımına tahsis edecek şekilde çevirerek ... kapı yaptırdığını ve yine sundurma yaparak ortak alanlara müdahalede bulduğunu, sözlü uyarılara rağmen müdahaleye devam ettiğini,
davalı tarafa Aliağa 1 No.lu Noterliğinin 16.10.2018 tarihli ve 11253 yevmiye numaralı İhtarnamesi ile müdahalenin önlenmesi ve eski hale getirme isteği bildirildiğini ve davalı taraf Aliağa 1 No.lu Noterliği'nin 24.10.2018 tarihli ve 11500 yevmiye numaralı cevabi ile ihtara itiraz ettiğini, ortak yerlere yapılan müdahalenin kat maliklerini rahatsız ettiğini, kanunun gerektirdiği oranda da davalıya izin verilmediğini bu nedenle davalının ortak yerlere müdahalesinin önlenmesine, ortak yerlere izinsiz yapılan eklentilerin kal'ine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı tarafa ait olan bağımsız bölümün dükkan olduğunu, davalı tarafından dükkan işin niteliğine ve gereğine, olağan hayat tecrübelerine, örf ve adete uygun, komşulara rahatsızlık ve kısıtlılığa sebebiyet vermeyecek şekilde yıllardır kullanıldığını, davacı yönetici dahil hiçbir kat malikinin davalının kullanımına itiraz etmediğini, davalıya ait dükkanın konut olan bağımsız bölümlerden ayrı bir girişe sahip olduğunu, dükkanın işletilmesi ve kullanılması sebebiyle konut sahibi kat maliklerinin zararı veya kendi bağımsız bölümleri ile ortak alanların kullanılmasına mani teşkil etmediğini,
dükkanın önündeki alanı tek başına katlandığı ve 100.000,00 TL'yi aşan maliyetle imal ve tadil ettirdiğini, göze hoş gelen temiz ve bakımlı hale getirdiğini, kat maliklerince yıllardır kullanım durumuna itiraz edilmediğini, yapılan giderlere iştirak edilmediğini, bu nedenlerle açılan davanın reddine karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; hayatın olağan akışı içerisinde mesai saatleri dahilinde kendi dükkanının önünde teşhir amaçlı mallarını sergilediğini, dükkanın önünde kendi çalışanlarının araçlarını park ettiğini, mesai saatleri dışında ise bu alanları tüm kat maliklerinin kullanımına açık bıraktığını, dükkanının önünde mal teşhir etmesinin, araç park etmesinin hiçbir kat malikinin apartmanı kullanımını engellemediğini, bilirkişilerce,
kendi dükkanının önüne denk gelen alandaki ticari faaliyetinin kat mülkiyetine aykırı mahiyette olup olmadığı yönünde herhangi bir saptama yapılmadığından bu yönüyle raporlarda eksiklikler bulunduğunu, raporlarda belirtilen dükkanın yan tarafında kalan üçgen şeklindeki bölümün kendisi tarafından zaman zaman yalnızca malzeme indirip bindirme amacıyla kullanıldığını, yani sürekli ve devamlı bir kullanımın söz konusu olmadığını kaldı ki söz konusu alan dükkanının yan tarafında kaldığından apartman girişi ile hiçbir bağlantısının bulunmadığını, bu bakımdan da apartman sakinleri tarafından kullanılmasının mümkün olmadığını,
söz konusu dükkanın şirketçe yıllardır kullanılmakta olduğunu, davacı da dahil bu süreçte hiçbir kat malikinin kullanımına ilişkin olarak herhangi bir itirazda bulunmadığını, aksine yine tanık anlatımları ile sübuta erdiği üzere kendisinin çevre düzenlemesi,
beton dökümü gerçekleştirirken bazı kat maliklerince belli taleplerde bulunulduğunu, bu bakımdan davacı tarafça bu kadar uzun bir zaman sonra işbu davanın açılmasında kötü niyetli davranıldığı ve hakkın kötüye kullanımının gerçekleştiğini, kararın infaza elverişli olmadığını, nitekim ortak alanların eski haline getirilmesinin nasıl gerçekleşeceği noktasında netlik bulunmamakla birlikte, yerel mahkemece muğlak bir ifade kullanıldığı gerekçeleriyle mahkeme kararının kaldırılması gerektiğini belirtmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile incelenen mahkeme kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu, istinaf sebepleri yerinde olmadığından başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki itirazlarını tekrar ederek, yapı kayıt belgesi aldıklarını, eksik inceleme ile hüküm kurulduğunu ileri sürmüştür.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, ana gayrimenkulde mimari projeye aykırı imalatların eski hale getirilmesi ve müdahalenin önlenmesi istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 1. 6100 ... Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 ... Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.634 ... Kat Mülkiyeti Kanunu'nun (634 ... Kanun) 19 uncu ve 33 üncü maddeleri.
3. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 ... Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Dava konusu ana gayrimenkulde davalıların mimari projeye aykırı imalatlar dolayısı ile ortak alana müdahalede bulunduğu, yapılan müdahaleye ilişkin herhangi bir tadilat projesi yahut kat maliklerinin muvafakat verdiğine ilişkin belgenin dosyaya sunulamadığı anlaşılmaktadır.
3. Buna karşın dosya kapsamıyla alınan uzman bilirkişi raporunda bir kısım imalatların parsel mülkiyet sınırları dışında kaldığı belirtilmiştir.
4. Taraf sıfatı bir başka deyişle husumet ehliyeti, dava konusu hak ile kişiler arasındaki ilişkiyi ifade eder. Sıfat, bir maddi hukuk ilişkisinde tarafların o hak ile ilişkisinin olup olmadığının belirlenmesi anlamına gelir. Davacı sıfatı, dava konusu hakkın sahibini, davalı sıfatı ise dava konusu hakkın yükümlüsünü belirler. Uygulamada davacı sıfatı, aktif husumeti, davalı sıfatı ise pasif husumeti karşılayacak şekilde değerlendirilmektedir.
Dava konusu şey üzerinde kim ya da kimler hak sahibi ise davayı bu kişi veya kişilerin açması ve kime karşı hukuki koruma isteniyor ise o kişi veya kişilere davanın yöneltilmesi gerekir. Bir kimsenin davacı veya davalı sıfatına sahip olup olmadığı tıpkı hakkın mevcut olup olmadığının tayininde olduğu gibi maddi hukuka göre belirlenir.
Taraf sıfatının bu anlamda önemli özelliği ise def'i değil itiraz niteliğinde olması nedeniyle taraflarca süreye ve davanın aşamasına bakılmaksızın her zaman ileri sürülebileceği ve taraflar ileri sürmemiş olsalar bile mahkemece resen nazara alınmasıdır.
5. Somut olayda, alınan uzman bilirkişi raporu eki krokide C ve D harfi ile belirlenen toplam 215,73 m²lik alanın parsel dışı göründüğü anlaşılmakla, davacının kat mülkiyeti kapsamında parsel dışına yönelik dava ... olmadığının kabulü ile bu kısımda bulunan imalatların tespiti ile bu alandaki imalatlara ilişkin davanın aktif husumet ehliyetinden reddi gerekirken aksi düşünce ile yazılı olduğu şekilde bu kısmında eski hale getirilmesine karar verilmesi doğru görülmemiştir .
6. Kabule göre de, Mahkemece müdahale yönünden davanın kabulüne karar verilir iken, davalı tarafın mimari projeye aykırılıklarının krokiye bağlanmak sureti ile ne şekilde eski hale getirileceğinin, belirtilmediği anlaşılmaktadır.
Mahkemece dava konusu bağımsız bölümün tüm malikleri davaya dahil edilerek, keşif yapmak sureti ile alınan bilirkişi raporunda da yapılan imalatların projesine aykırı olduğu belirtilmiş ancak eski hale getirme bakımından yapılacak işlemler krokiye bağlanmak sureti ile anlatılmamış, eski hale getirme işleminin binanın statiğine etkisi olup olmadığı belirtilmemiş, sadece müdahale edilen kısımların ortak alan olduğu tespit edilmiştir. 6100 ...
Kanun'un 297 nci maddesine göre mahkemece verilen kararın hüküm sonucu kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, istek sonuçlarından herbiri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların mümkünse sıra numarası altında birer birer açık şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi ve verilen karar ile iki tarafın leh ve aleyhine hükmedilen görev ve hakların gayet açık ve anlaşılır biçimde yazılması gerekmektedir.
Mahkemece projeye aykırılıkların ve müdahalelerin neler olduğunun ve ne şekilde eski hale getirileceğinin infazda tereddüt yaratmayacak şekilde açıkça belirtilmemesi doğru görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; 1. Davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Davalıdan peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2023/9440, K. 2023/12413, 13 Aralık 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama