KÜNYE
5. Hukuk Dairesi 2024/11836 E., 2025/9694 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Haziran 2025
- Mahkemesi
- İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2024/249 Esas, 2024/771 Karar
- Karar
- Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen karar
Karar Metni
906 kelime·5 dk okuma·14 bölüm
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma konusu irtifak hakkı bedelinin tespiti ve bu hakkın davacı idare adına tescili davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararın kesin olduğu gerekçesiyle 25.09.2024 tarihli ek kararla temyiz isteminin reddine karar verilmiştir.
Ek karar davacı idare vekilince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Dosya içeriğine göre Bölge Adliye Mahkemesince dava miktarı dikkate alınarak temyiz dilekçesinin miktardan reddine karar verilmiş ise de 15.04.2022 tarihli ve 31810 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 24.02.2022 tarihli ve 2021/34 Esas, 2022/21 Karar sayılı kararı ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 341 inci maddesinin ikinci fıkrasının birinci cümlesinin “kamulaştırma bedelinin tespitine ilişkin davalar” yönünden Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verildiği gözetildiğinde;
temyiz yoluna başvurulabilen kararları düzenleyen 6100 sayılı Kanun'un 362 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi için de aynı hususun uygulanması gerektiğinden temyiz incelemesine konu edilen kararın miktar itibarıyla kesinlik sınırına bakılmaksızın temyizinin olanaklı bulunduğu kabul edilmelidir.
Bölge Adliye Mahkemesinin 25.09.2024 tarihli ek kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekilince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 363 parsel sayılı taşınmazda kamulaştırma konusu irtifak hakkı bedelinin tespiti ve bu hakkın davacı idare adına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; taşınmazın çok değerli olduğunu, tespit edilen kamulaştırma değerlerinin gerçeğe uygun bulunmamakla birlikte çok düşük gösterilmiş olduğu hususlarına itiraz etmiş olup, taşınmazın gerçek bedelinin tespiti ile yargılama gideri ve vekâlet ücretinin davacı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 30.03.2022 tarihli ve 2021/284 Esas, 2022/286 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 31.01.2023 tarihli ve 2023/13 Esas, 2023/268 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin 31.01.2023 tarihli ve 2023/13 Esas, 2023/268 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; münavebeye esas alınan zeytin ürünü için Dairemiz denetiminden geçen dosya içeriklerinde de mevcut olan 2019 yılı ... İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğünce iki yılın verim ortalaması olacak şekilde düzenlenen zeytin ürününe ait verilerin kullanılması gerekirken ... İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğünce iki yılın verim ortalamasını içeren veri bulunmadığından bahisle 2019 yılı ... İl Tarım ve Orman Müdürlüğünce iki yılın verim ortalamasının alınarak değerlendirme yapılması ve fazla bloke edilip iadesine hükmedilen bedelin hatalı gösterilmiş olması doğru görülmediğinden kararın bozulmasına karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Yargıtay bozma kararı doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; kamulaştırma bedelinin çok yüksek belirlendiğini, ürün miktarı ve gelirinin fazla giderlerin ise düşük alındığını, objektif değer artış oranının yüksek olduğunu, karşı tarafa vekâlet ücretine hükmedilmesi ile kendi taraflarına vekâlet ücretine hükmedilmemesinin doğru olmadığını, uygulanan faiz başlangıç ve bitiş tarihlerini kabul etmediklerini bozma kararı doğrultusunda zeytin ürünü verileri hakkında yeterli inceleme yapılmadığını ileri sürerek kararı temyiz etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, ... olarak davacı idare ile davalı tapu maliki arasındaki kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen kararın bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozma ile kesinleşen ve karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesi hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla, davacı idare vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
3. Hüküm altına alınan bedele dava tarihinden 4 ay sonrası olan 01.10.2019 tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmesi gerektiği hâlde, 01.09.2019 tarihinden itibaren faiz işletilmesi bozmayı gerektirir. Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın düzeltilerek onanması gerekir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle; 1. Bölge Adliye Mahkemesince verilen 25.09.2024 tarihli ek kararın ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. Davacı idare vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine,
3.Davacı idare vekilinin Bölge Adliye Mahkemesi kararına yönelik temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının (4) numaralı bendinde yer alan "01.09.2019" tarihlerinin hükümden çıkartılması, yerlerine "01.10.2019" tarihlerinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Davacı idareden peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2024/11836, K. 2025/9694, 25 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama