KÜNYE
5. Hukuk Dairesi 2024/11842 E., 2025/9751 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Haziran 2025
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2020/27 Esas, 2023/191 Karar
- Karar
- Kabul
Karar Metni
880 kelime·4 dk okuma·13 bölüm
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 684 ada 23 parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tesciline, tapudan yol olarak terkinine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı tarafın cevap dilekçesi sunmadığı görülmüştür.
III.MAHKEME KARARI
Mahkemenin 27.05.2014 tarihli ve 2013/1148 Esas, 2014/1031 Karar sayılı kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Birinci Bozma Kararı
1. Mahkemenin 27.05.2014 tarihli ve 2013/1148 Esas, 2014/1031 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizce yapılan temyiz incelemesi sonucunda; davacı vekiline kamulaştırma bedelini yatırması için ikinci kez verilen sürenin 27.05.2014 tarihinde mesai bitiminde sona erdiği düşünülmeden duruşmanın gün içinde saat 11:40'ta yapılarak kamulaştırma bedeli yatırılmadığından bahisle davanın reddine karar verilmesi doğru olmadığı gibi idare vekilinin dosyaya sunduğu banka dekotuna göre de bedelin yatırıldığı anlaşıldığından davanın kabulü yerine reddine karar verilmesi doğru görülmeyerek kararın bozulmasına karar verilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen İkinci Karar
Mahkemenin 27.02.2019 tarihli ve 2018/107 Esas, 2019/154 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne ve kamulaştırma bedelinin tespiti ile bu bedelin davalı tarafa ödenmesine, dava konusu taşınmazın tapudan yol olarak terkinine karar verilmiştir.
C. İkinci Bozma Kararı
1. Mahkemenin 27.02.2019 tarihli ve 2018/107 Esas, 2019/154 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; hükme esas alınan bilirkişi raporunda emsal olarak esas alınan ... Mahallesi 441 ada 35 parsel sayılı taşınmazın yüzölçümünün 416 m² emlak vergisine esas metrekare rayiç değerinin 19,13 TL/m², şehir merkezine mesafesinin 795 metre olduğu, dava konusu taşınmazın ise yüzölçümünü 4931 m², emlak vergisine esas metrekare rayiç değerinin 3,71 TL/m² ve şehir merkezine mesafesinin 6725 metre olduğu anlaşılmış olup, emsal taşınmaz dava konusu taşınmazdan farklı özellikte olup emsal olarak alınması doğru olmadığı gibi emlak vergisine esas metrekare rayiçleri arasında ters orantı olduğundan, bilirkişi raporu hüküm kurmaya elverişli olmadığı gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.
D. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Üçüncü Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne ve kamulaştırma bedelinin tespiti ile bu bedelin davalı tarafa ödenmesine, dava konusu taşınmazın kamulaştırılan bölümünün tapudan yol olarak terkinine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1. Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle, hükme esas alınan bilirkişi raporunda emsal seçiminin hatalı olduğunu, emsal karşılaştırmasının hatalı yapıldığını, fazla yatırılan tutarın iadesine karar verilmediğini, faizin bitiş tarihinin ilk karar tarihi olması gerektiğini ve davacı idare yararına vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; emsal karşılaştırmasının usulüne uygun yapılmadığını, emsalin uygun emsal olmadığını, binanın yıkılıp yeniden yapılma ve değer kaybının hesaplanmadığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, ... olarak davacı idare ile davalı tapu maliki arasındaki kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme 1. Mahkemece verilen 27.02.2019 tarihli ve 2018/107 Esas, 2019/154 Karar sayılı kararı ile kamulaştırma bedelinin üçer aylık vadeli hesaba alınmasına ve karar kesinleştiğinde ödenmesine karar verildiğinden, Anayasa Mahkemesinin 27.11.2020 tarihli ve 31317 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 16.07.2020 tarihli ve 2018/104 Esas, 2020/39 Karar sayılı iptal kararı sebebiyle tespit edilen bedelin kararın kesinleşmesi beklenmeden derhal davalı tarafa ödenmesine ilişkin son karar tarihine kadar yasal faiz işletilmesi doğrudur.
2. Temyizen incelenen Mahkeme kararında ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı ve bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla davacı idare vekilinin tüm, davalı vekilinin diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
3.Buna karşın, Dairemizin 15.10.2019 tarihli ve 2019/7045 Esas, 2019/16225 Karar sayılı kararında yapı bedeline ilişkin bozma olmadığı, bu hususun taraflar yönünden kesinleştiği düşünülmeksizin yapı bedelini yeniden hesaplayan bilirkişi raporunun hükme esas alınması doğru değildir.
4. Davacı idare tarafından fazla bloke edilen bedelin davalılar tarafından bankadan çekilmişse çekildiği tarihe kadar varsa işlemiş nemaları ile davalılardan alınarak davacıya iadesine, çekilmemişse işlemiş nemalarıyla birlikte davacıya iadesine karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi bozmayı gerektirir.
Ne var ki bu hataların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun Geçici 3 üncü maddesi gereği yürürlükte bulunan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 438 inci maddesi uyarınca Mahkeme kararının düzeltilerek onanması gerekir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; 1. Taraf vekillerinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. Taraf vekillerinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile Mahkeme kararının hüküm fıkrasının (2) numaralı bendinde yer alan "25.647,049 TL "ibaresinin hükümden çıkartılması, yerine "40.589,7 TL" ibaresinin yazılması, aynı bendin sonuna ''Davacı idare tarafından fazla bloke edilen 2821,07 TL bedel davalı tarafından bankadan çekilmişse çekildiği tarihe kadar varsa işlemiş nemaları ile davalıdan alınarak davacıya iadesine, çekilmemişse işlemiş nemalarıyla birlikte davacıya iadesine'' cümlesinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Davalıdan peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine,
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2024/11842, K. 2025/9751, 26 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama