KÜNYE
5. Hukuk Dairesi 2024/11933 E., 2025/9222 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Haziran 2025
- Mahkemesi
- Van Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/3998 Esas, 2024/1142 Karar
- Karar
- Esastan ret
Karar Metni
888 kelime·4 dk okuma·12 bölüm
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 495 ada 13 parsel sayılı taşınmazın davalı idare tarafından kamulaştırılmadığı hâlde, fiilen el atıldığını, bu nedenle taşınmazın bedelinin davalı idareden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın 27.07.1954 tarihli ve 153 sayılı İdare Heyeti Kararına dayanılarak kamulaştırıldığını, idarece kamulaştırmasız el atmanın gerçekleşmediğini, öncelikle 221 sayılı Kanun gereği hak düşürücü sürenin geçtiğinden bahisle reddine, esasa girilmesi durumunda esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile her ne kadar davacının dava konusu ... mahallesi 495 ada 13 parsel sayılı taşınmaza davalı kurum tarafından fiilen el atmak sureti ile ... Karayolunun oluşturulduğu iddiası ile tazminat talebinde bulunulmuş ise de yerinde fen bilirkişisi tarafından yapılan ölçümler neticesinde ... Karayolunun fiilen dava konusu taşınmaza isabet etmediğinin tespit edildiği, taşınmazın kamulaştırma planında yer alıyor olmasının fiili el atma olarak kabul edilemeyeceği anlaşıldığından davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın kamulaştırma planına alınmış olması müvekkillerinin taşınmazı kullanımını sınırlandıran bir işlem olduğunu, kamulaştırmasız el koyma olgusunun gerçekleştiğinin kabul edilmesi gerektiğini, dava konusu taşınmazın 1955, 1984, 1994 ve 2001 yıllarında çekilmiş hava fotoğrafları üzerine değerlendirme yapılarak el atma hususunun irdelendiğini, ancak dava konusu parselin oluşumuna ilişkin değerlendirme ve tespit yapılmadığını, bununla birlikte bilirkişi kurulunca hazırlanan raporda tespiti yapılan el atma miktarları üzerinden tespitlerin yapıldığını;
ancak imar bilgisinin irdelenmediğinin de tespit edildiğini, tayınmazın dava tarihli toplam değerine yönelik yapılan hesaplamanın eksik ve hatalı olduğunu, emsal taşınmazın satış tarihi 14.09.2018 tarihinde olduğunu, dava tarihinin ise 27.01.2021 olduğunu, dava tarihi ve satış tarihi dikkate alındığında aradan yaklaşık 3 yıl geçtiğini, yaşanan pandemi nedeniyle oluşan ekonomik süreç dikkate alındığında gayrimenkül fiyatları ve enflasyon oranının olağan dışı yükseliş gösterdiği ortada olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın kök parselinin 53 parsel sayılı taşınmaz olduğu, bu taşınmazın ifrazı ile 990-995 parsel sayılı taşınmazların oluştuğu, bu parsellerden 993 parsel sayılı taşınmazın 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 18 inci maddesi uygulaması ile 495 ada 3 parsele dönüştüğü ve bir kısmının belediyenin imar uygulaması ile yol haline geldiği, 29.10.2021 tarihli Jeodezi ve Fotogrametri bilirkişisi raporuna göre dava konusu taşınmazın ...
İl İdare Heyetinden alınan 27.07.1954 tarihli ve 153 sayılı İdare Heyeti Kararı ve Kamulaştırma Planı krokisi ve dosya arasında bulunan hava fotoğraflarının incelenmesi sonucu ... Karayolu kamulaştırma planı sınırı krokisinde kalmadığı, kaldı ki planda kalsaydı dahi davalı idarece fiili ve hukuki el atma olmaması hallinde kamulaştırmasız el atma şartlarının oluşmayacağı dikkate alınarak yerel mahkemece davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır.
(Yargıtay 5.Hukuk Dairesinin 2023/522 Esas, 2023/7616 Karar sayalı kararı) anlaşıldığından davalı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar ederek temyiz yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, davacı tapu malikleri ile davalı idare arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin biçilmesi ve bedelinin sorumlu idareden tahsili istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Dosyanın incelenmesinden, dava konusu taşınmazın kök parseli olan 4375 metrekare yüzölçümlü 53 parselin 27.07.1954 tarihli ve 153 sayılı menafii umumiye kararı ile 630 m²sinin kamulaştırılması yönünden kamu yararı kararı alındığı, ancak terkin işlemi yapılmadığı, 16.04.1963 tarihinde kadastro nedeniyle davacıların murisi ... adına tespit ve tescil edildiği, 1970 tarihinde yapılan ifrazla 990-995 parsel sayılı taşınmazların oluştuğu, bu ifraz işlemi yapılırken herhangi bir kamuya terk yapılmadığı, ve 990 parselin 3750 metrekare yüzölçümü ile Ömer Subaşı adına tescil edildiği,
bilahare 990 parsel sayılı taşınmazın imar uygulaması ile düzenleme ortaklık payı da düşülmek suretiyle 495 ada 9 parsele şuyulandırıldığı, 495 ada 9 parselin de 21.11.2013 tarihinde şuyulandırma ve yola terk neticesinde aynı adanın 10, 11, 12 ve13 parsellere dönüştüğü anlaşılmıştır.
3.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Davacılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davacılardan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2024/11933, K. 2025/9222, 19 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama