KÜNYE
5. Hukuk Dairesi 2024/12135 E., 2025/10637 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Temmuz 2025
- Mahkemesi
- İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2024/1323 Esas, 2024/2598 Karar
- Karar
- Esastan ret
- İlk derece mahkemesi
- Uşak 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2023/123 Esas, 2023/351 Karar
Karar Metni
582 kelime·3 dk okuma·12 bölüm
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin davada yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı idare vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkillerinin murisinin maliki olduğu Uşak ili, Merkez ilçesi, ... Mahallesi 133 ada 39parsel sayılı taşınmaza davalı idare tarafından el atıldığını, kamulaştırma yapılmaksızın el atılan taşınmaz bedelinin davalı idareden tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın idari yargıda görülmesi gerektiğini, davacı bu davayı açmadan önce müvekkil idareye herhangi bir başvurusunun olmadığını, uzlaşma dava şartı yerine getirilmediğinden davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, emsal taşınmazın uygun olmadığını, taşınmazın değerinin yüksek belirlendiğini, dava konusu taşınmaz kadastral, emsal imar parseli olduğu halde düzenleme ortaklık payı kesintisi yapılmadığını, 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun (2942 sayılı Kanun) Ek 4 maddesi uyarınca maktu harca karar verilmesi gerektiğini, davacı lehine vekalet ücreti hükmedilmesinin de yerinde bulunmadığını ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile arsa niteliğindeki taşınmazın zeminine 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsal karşılaştırması yapılarak, üzerinde bulunan yapıya ise niteliğine göre değer biçilmesine ve 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planında kısmen yol kısmen park alanında kalan dava konusu taşınmaza kısmen el atılması sebebiyle fiilen imar uygulamasına başlandığından proje bütünlüğü dikkate alınarak alınan rapor uyarınca taşınmazın imar planında yol ve park alanında kalan bölümlerinin de bedelinin davalıdan tahsiline ilişkin İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul ve kanuna olduğu anlaşıldığından istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçelerinde ileri sürdükleri sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını istemişlerdir.
C. Gerekçe
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesi yerindedir.
3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Davalı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı kalan harcın davalı idareden alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2024/12135, K. 2025/10637, 7 Temmuz 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama