KÜNYE
5. Hukuk Dairesi 2024/12968 E., 2025/11149 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Eylül 2025
- Mahkemesi
- Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2024/208 Esas, 2024/1454 Karar
- Karar
- Esastan ret
- İlk derece mahkemesi
- Nevşehir 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2023/134 Esas, 2023/579 Karar
Karar Metni
719 kelime·4 dk okuma·12 bölüm
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Nevşehir..............Mahallesi 578 ada 88 parsel sayılı taşınmazın ifrazıyla oluşan 578 ada 147 ve 149 parsel sayılı taşınmazların davalı idarece alınan onaylı kamu yararı kararına istinaden ifraz işlemi yapılarak tapuya yol olarak tescil edildiğini, fiilen el konulmasa da mülkiyet hakkı kısıtlandığını, bu nedenle davalı idareden maddi ve manevi tazminat bedelinin tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; idarece hukuka uygun ve kanuni yetkileri çerçevesinde tanınan hak ve yükümlülükler doğrultusunda hareket ettiğini, bu nedenle de uydu görüntüsünde görüldüğü üzere fiili el atma bulunmadığını, hukuka aykırı herhangi bir durum söz konusu olmadığını, haksız ve yersiz olarak açılan davanın usul ve esas yönünden reddini, tedbir konulmasını, yargılama gideri ve vekâlet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazlara fiilen el konulmasa da yol olarak tescil edildiğini, hukuken el konulduğunu, davanın hukuken el atma nedeniyle açıldığını, taşınmazlarda müvekkilinin tasarruf etme yetkisinin kısıtlandığını, hukuki el atmaya ilişkin kamulaştırmasız el atma davalarında adli yargının görevli olduğunu ileri sürerek davanın kabulü gerektiğinden kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kamulaştırmasız el atmadan söz edebilmesi için kamulaştırma yetkisine sahip davalı idarece dava konusu taşınmaza kamulaştırma işlemi yapılmadan sahiplenme kastı ile fiilen ve kalıcı olarak el atılması gerekeceği, tapu kaydında kamulaştırma şerhinin bulunması veya tapunun vasfının yol olarak gösterilmesi hukuki veya fiili el atma niteliğinde olmadığı, alınan fen bilirkişisi raporu ve Mahkemece mahallinde yapılan tespitlerden anlaşılacağı üzere, davalı tarafından davacının taşınmazına herhangi bir fiili el atma olmadığının tespit edildiği,
bu nedenle arazi vasfında olan taşınmaz için el atma şartları oluşmadığından davanın reddine karar verilmesinde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; belirsiz alacak davası sonucu verilen kararların niteliği itibarıyla temyiz yolunun açık olduğunu, dava değerinin kesinlik sınırı altında değerlendirilemeyeceğini belirtmiş ve istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Değerlendirme
1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun ( 6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
3. Dosya kapsamında yer alan fen bilirkişi raporunda, dava tarihi itibarıyla dava konusu taşınmazlara fiilen el atılmadığı anlaşılmakla birlikte davalı idarece alınan 27.07.2015 tarihli ve 236 sayılı kamu yararı kararına istinaden ifraz işlemi yapılarak tapuya yol olarak tescil edildiği anlaşılmış olup, kamu yararı kararının devam edip etmediği araştırılıp şayet karar devam ediyor ise taşınmazın herhangi bir bölümünün kamulaştırıp kamulaştırılmadığı davaya konu ifraz edilen bölümlerin kullanım kısıtlığının bulunup bulunmadığı belirlenip sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik inceleme ile karar verilmesi hatalı olup bozmaya gerektirir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; 1.Davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan, temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2024/12968, K. 2025/11149, 8 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama