KÜNYE
5. Hukuk Dairesi 2024/13116 E., 2025/10703 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Temmuz 2025
- Mahkemesi
- Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/3103 Esas, 2024/1516 Karar
- Karar
- Yeniden esas hakkında verilen karar
- İlk derece mahkemesi
- Düzce 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2023/10 Esas, 2023/349 Karar
Karar Metni
766 kelime·4 dk okuma·12 bölüm
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma konusu daimi ve geçici irtifak hakkı bedelinin tespiti ve bu hakkın kullanım hakkının davacı idare adına tescili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacı idare vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak, yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Düzce ili, ... ilçesi, ... köyü 495 ada 47 parsel (eski 501 parsel) sayılı taşınmazda kamulaştırma konusu daimi ve geçici irtifak hakkı bedelinin tespiti ve bu hakkın kullanım hakkının davacı idare adına tescili talep edilmiştir.
II. CEVAP
Davalı cevap dilekçesi sunmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, kamulaştırma konusu daimi ve geçici irtifak hakkı bedelinin tespiti ile bu hakkın kullanım hakkının davacı idare adına tesciline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; dosyada alınan rapor ile acele el koyma dosyasında alınan rapor arasında fahiş farklar bulunduğunu, dava konusu taşınmazın imar durumu ve taşıdığı özelliklerinin yeterince araştırılmadığını, kapitalizasyon faiz oranının %4 alınmasının hatalı olduğunu, bilirkişilerce münavebe ürünlerinde 1/3'ünü geçemeyeceği, fındık ürününde ise 1/3'ünden az olamayacağı hususu dikkate alınarak hesaplama yapılmışsa da bu yöntemin yerleşik Yargıtay uygulamalarına açıkça aykırı olduğunu, üretim giderinin mesnetsiz bir şekilde 1/3 oranı baz alınarak hesaplamaya gidilmesinin hatalı olduğunu,
taşınmazın sulu veya kuru tarım arazisi özelliklerinin yeterince araştırılmadığını, objektif değer artış oranının fahiş belirlendiğini, sökülen ağaçların taşınmaz maliklerine iade edilmiş olup, bunlara ilişkin enkaz bedelinin kendilerine teslim edilmemiş gibi hesaplamadan düşülmediğini ileri sürerek istinaf yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile arazi niteliğindeki taşınmaza olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net gelir esas alınarak değer biçilmesinin 2942 sayılı Kanun'un değerlendirmeye ilişkin hükümlerine aykırılık teşkil etmediği,
hükme esas alınan bilirkişi raporunda uygulanan kapitalizasyon faiz oranı, objektif değer artış oranının taşınmazın nitelik ve konumuna uygun düştüğü, taşınmazın niteliği, tamamının yüzölçümü, geometrik durumu ve boru hattı güzergahı dikkate alınarak değer düşüklüğü oranı belirtilmek suretiyle daimi ve geçici irtifak hakkı karşılığının tespit edilmesinde bir isabetsizlik görülmediği ancak ilk derece mahkemesince dava konusu taşınmazın 19.04.2023 havale tarihli bilirkişi raporunda A harfi ile gösterilen 1051,15 m²lik kısmında daimi irtifak hakkı,
B harfi ile gösterilen 257,21 m²lik kısmında geçici irtifak hakkı tesisi yönünde karar verilmesi gerekirken, geçici ve daimi irtifak hakkı yüzölçümü toplamı olan 1308,36 m²'lik alanda daimi irtifak hakkı tesisi ve tapu siciline tescili yönünde hüküm kurulması doğru görülmediği gerekçesiyle davacı idare vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen itirazları tekrar etmiştir.
C. Gerekçe
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Arazi niteliğindeki taşınmaza 2942 sayılı Kanun’un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca net geliri esas alınarak değer biçilmesine ve aynı kanunun 11 inci maddesinin son fıkrası uyarınca taşınmaz malın niteliği, tamamının yüzölçümü, geometrik durumu ve boru hattı güzergahı dikkate alınarak değer düşüklüğü oranı belirtilmek suretiyle daimi ve geçici irtifak hakkı karşılığının tespit edilmesi yerindedir.
3 Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Davacı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davacı idareden peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2024/13116, K. 2025/10703, 7 Temmuz 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama